
Türkiye’de antibiyotiklerin yanlış, gereksiz ve kontrolsüz kullanımına bağlı olarak artan antimikrobiyal direnç tehdidine karşı önemli bir adım atıldı. Sağlık Bakanlığı koordinasyonunda, Tarım ve Orman Bakanlığı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın katkılarıyla hazırlanan “Antimikrobiyal Direnç ile Mücadele Ulusal Eylem Planı”, geçen hafta itibarıyla yürürlüğe girdi. 2026-2030 yıllarını kapsayan plan, halk sağlığını tehdit eden dirençli mikroorganizmalarla mücadelede kapsamlı ve sürdürülebilir bir yol haritası sunmayı amaçlıyor.
Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) “sessiz pandemi” olarak tanımladığı antimikrobiyal direnç, her yıl milyonlarca insanın yaşamını tehdit ediyor. Türkiye’de hayata geçirilen yeni eylem planı; antibiyotiklerin akılcı kullanımının yaygınlaştırılması, gereksiz tüketimin azaltılması ve dirençli mikropların neden olduğu enfeksiyonların önlenmesini hedefliyor. Plan, Sağlıklı Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda, insan, hayvan ve çevre sağlığını birlikte ele alan “tek sağlık” yaklaşımı ile hazırlandı.
Eylem planı kapsamında; antimikrobiyal direnç ve antibiyotik tüketimine yönelik sürveyans sistemlerinin güçlendirilmesi, enfeksiyonların önlenmesi, akılcı kullanımın teşvik edilmesi ve çevresel yayılımın azaltılması temel öncelikler arasında yer alıyor. 9 hedef ve 24 stratejiden oluşan plan, aynı zamanda Ar-Ge çalışmalarının desteklenmesini, toplumda ve sağlık çalışanlarında farkındalığın artırılmasını ve bu alanda bütüncül bir ulusal politika oluşturulmasını öngörüyor.
Konuya ilişkin DHA’ya açıklamalarda bulunan Sağlık Bakanlığı Sağlığın Geliştirilmesi Genel Müdürü Doç. Dr. Muhammed Atak, antibiyotiklerin tıp tarihindeki önemine dikkat çekti. Atak, “Antibiyotikler, aşıdan sonra insan hayatına dokunan en önemli tıbbi gelişmelerden biridir. Cerrahiden organ nakline, yoğun bakımdan çocukluk çağı hastalıklarına kadar pek çok alanda milyonlarca insanın hayatını kurtarmıştır” dedi.
Antimikrobiyal direncin sinsi ve yavaş ilerleyen bir tehdit olduğuna vurgu yapan Doç. Dr. Atak, antibiyotiklerin aşırı ve gereksiz kullanımının mikropların zamanla direnç kazanmasına yol açtığını belirtti. “En basit enfeksiyonlar bile direnç geliştiğinde yeniden ölümcül hale gelebilir” diyen Atak, DSÖ verilerine göre 2019 yılında antimikrobiyal dirençle ilişkili yaklaşık 5 milyon kişinin hayatını kaybettiğini, gerekli önlemler alınmazsa bu sayının 2050’ye kadar yılda 10 milyonun üzerine çıkabileceğini hatırlattı.
Eylem planının yalnızca insan sağlığını değil, hayvancılık ve bitkisel üretimdeki antibiyotik kullanımını da kapsadığını vurgulayan Atak, “Hastalarımızı, direnç kazanmış mikroplar nedeniyle kaybetmek istemiyoruz. Bu nedenle antibiyotikleri akıllıca ve sorumlu şekilde kullanmak zorundayız” dedi. Plan kapsamında bilimsel araştırmaların TÜSEB koordinasyonunda destekleneceğini belirten Atak, vatandaşlara da önemli uyarılarda bulundu.
Yetkililer, antibiyotiklerin yalnızca hekim önerisiyle ve reçete edilen süre boyunca kullanılmasının, evde kalan antibiyotiklerin paylaşılmamasının ve gereksiz talepte bulunulmamasının hayati önem taşıdığına dikkat çekiyor. Türkiye’de antibiyotik kullanımında son yıllarda düşüş sağlansa da, mücadelede alınacak daha çok yol olduğu vurgulanıyor.
Editör Notu
Antibiyotikler modern tıbbın en güçlü silahlarından biri. Ancak bilinçsiz kullanım, bu silahı etkisiz hale getiriyor. Türkiye’nin hayata geçirdiği bu eylem planı, yalnızca bir sağlık politikası değil; gelecek nesillerin yaşam hakkını korumaya yönelik stratejik bir adım. Bu mücadelede en büyük sorumluluk ise hepimize düşüyor.
Haber Önerisi: Boğaz Ağrısı Deyip Geçmeyin: Farenjit Değil O Sinsi Hastalık!