
Antalya Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Tıp Fakültesi, epilepsi (sara) hastalığıyla mücadelede umut veren bir başarıya imza attı. İlaç tedavisine yanıt vermeyen ve yaşam kaliteleri dibe vuran Mümin Top (22), İlayda Bilir (24) ve Servet Ahşun (42), gerçekleştirilen hassas operasyonlar sayesinde "nöbetsiz" bir hayata merhaba dedi. Uzman bir konsey tarafından kişiye özel belirlenen cerrahi yöntemler, hastaları hayata bağladı.
ÜÇ HASTA ÜÇ FARKLI YÖNTEM
AÜ Beyin ve Sinir Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hakan Çakın, her hastanın durumuna göre farklı bir yol izlediklerini belirtti:
Bağlantı Kesme (Mümin Top): Sürekli nöbet geçirdiği için nefes alamaz hale gelen Mümin’e, beynin iki lobu arasındaki elektriksel akımı azaltan cerrahi uygulandı.
Pil Tedavisi (İlayda Bilir): 30 kiloya düşen ve tekerlekli sandalyeye mahkum kalan İlayda’nın göğsüne takılan pil (vagal sinir stimülasyonu) ile nöbetleri tamamen durduruldu.
Lezyon Rezeksiyonu (Servet Ahşun): İlaçların engelleyemediği nöbetler, beyindeki odak noktasının (lezyonun) cerrahiyle çıkarılmasıyla son buldu.
"TERZİ GİBİ KİŞİYE ÖZEL TEDAVİ UYGULUYORUZ"
Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ebru Apaydın Doğan, epilepside hastaların %70'inin ilaçla iyileştiğini, ancak %30'luk dirençli kesim için cerrahinin hayati olduğunu vurguladı. Doğan, "Bizler terzi gibiyiz. Her hastanın ihtiyacı farklıdır. Cerrahi sonrası hastalarımızın birçoğunda 2 yıl içinde ilaçları tamamen kesebiliyoruz" dedi. Uzmanlar, özellikle çocuklarda ders başarısında düşme ve yaşlılarda "boş bakma" gibi belirtilerin epilepsi habercisi olabileceğine dikkat çekti.
24 YILLIK SAVAŞ ZAFERLE SONUÇLANDI
Operasyon sonrası en büyük mucizelerden birini yaşayan İlayda Bilir'in annesi Canan Bilir, kızının 24 yıldır bu hastalıkla savaştığını anlattı. Anne Bilir, "Kızım yemek yiyemiyor, yürüyemiyordu. Ameliyattan sonra nöbetler durdu, artık yürüyebiliyor. Bu bizim için bir mucize" diyerek duygularını dile getirdi. Mümin Top ve Servet Ahşun da kendilerini çok iyi hissettiklerini belirterek doktorlarına teşekkür etti.
Editör Notu
Antalya’daki bu başarı hikayesi, tıp dünyasında "doğru hasta seçimi ve doğru cerrahi" birleştiğinde nelerin mümkün olduğunu kanıtlıyor. Epilepsinin sadece ilaçla değil, teknoloji ve uzmanlığın birleştiği cerrahi yöntemlerle de yenilebileceğini görmek çok kıymetli. Özellikle "pil" tedavisi gibi yenilikçi yöntemlerin yaygınlaşması, dirençli epilepsi hastaları için karanlık tünelin sonundaki ışık niteliğinde. Akdeniz Üniversitesi ekibini bu titiz ve başarılı çalışmalarından dolayı tebrik ediyoruz.
Epilepsi cerrahisi ve pil tedavisi hakkındaki bu gelişme hakkında ne düşünüyorsunuz? Çevrenizde benzer süreçlerden geçen hastalar var mı? Yorumlarınızı bekliyoruz.