
Ankara Bilkent Şehir Hastanesi, nadir görülen ve tıp literatürüne girecek nitelikte bir operasyona ev sahipliği yaptı. 51 yaşındaki Almanca öğretmeni Gönül Şahin Mezkit, karın şişliği ve mide bulantısı şikayetlerini başlangıçta menopoz belirtisi sanarak önemsemedi. Ancak pelvik bölgedeki baskının artması üzerine hastaneye başvuran Mezkit’in karnında, yaklaşık 30 santimetre çapına ulaşmış "pararektal" bir tümör tespit edildi. Dev kitle, 5 saat süren hassas bir ameliyatla vücuttan ayrıldı.
"MENOPOZ SANDIM, SPOR YAPIYORUM DİYE İHMAL ETTİM"
Sağlıklı yaşam tarzına ve düzenli pilates yapmasına rağmen karnındaki büyümeyi fark edemediğini belirten Mezkit, yaşadığı süreci şu sözlerle anlattı: "Kendimi sağlıklı kabul ettiğim için belirtileri ciddiye almadım. Doktorlarım, 'bu kitle vücut içinde patlasaydı seni kurtaramazdık' dediler. Ameliyattan sonra kendimi hayata yeniden doğmuş gibi hissediyorum. Erken tanının ne kadar hayati olduğunu bizzat yaşayarak öğrendim."
NADİR GÖRÜLEN VE SİNSİ İLERLEYEN BİR TÜR
Operasyonu gerçekleştiren Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Alp Yıldız, pararektal kitlelerin en büyük tehlikesinin semptom vermemesi olduğunu vurguladı. Yıldız, "Bu tümörler karın içinde sinsice büyüyor. Hastamızda kitle 30-35 santimetreye ulaşmıştı. Bu büyüklükteki bir kitlenin metastaz yapma veya sinirlere baskı yaparak kalıcı hasar bırakma riski oldukça yüksekti. Dünyada da tanısı en zor konulan tümör türlerinden biriyle karşı karşıyaydık" dedi.
TEK PARÇA ÇIKARILMASI KRİTİK BAŞARI
Ameliyatın en önemli başarısı, dev tümörün parçalanmadan, bütünsel olarak (yekpare) çıkarılması oldu. Doç. Dr. Alp Yıldız, operasyonun teknik zorluğuna dikkat çekerek şunları söyledi: "Kitlenin içindeki sıvının karın içine yayılma ihtimaline karşı biyopsi yapmadan, kitleyi tek parça halinde çıkardık. Bu durum, kanser hücrelerinin dağılmasını önlemek adına hayati önem taşıyordu. Multidisipliner bir yaklaşımla hastamızı bu illetten kurtardığımız için çok mutluyuz."
Editör Notu
Gönül öğretmenin hikayesi, "sağlıklı yaşıyorum, bana bir şey olmaz" yanılgısına karşı çok güçlü bir uyarı niteliği taşıyor. 30 santimetrelik bir kitlenin vücutta bu kadar süre fark edilmemesi, iç organlarımızın ne kadar geniş bir alana sahip olduğunu ve sinsi hastalıkların nasıl maskelenebileceğini gösteriyor. Bilkent Şehir Hastanesi ekibinin, bu büyüklükteki bir kitleyi "tek parça" halinde çıkarması ise Türk cerrahisinin geldiği noktayı bir kez daha kanıtlıyor. Lütfen vücudunuzdaki en ufak bir değişimi "yaşlılık" veya "doğal süreç" diyerek geçiştirmeyin.
Vücudunuzda fark ettiğiniz ama önemsemediğiniz değişimler var mı? Erken tanının önemi hakkındaki bu başarı hikayesi sizi muayene olmaya teşvik etti mi? Yorumlarınızı bekliyoruz.