
Ankara'da veteriner teknikeri ve fizyoterapist Yağmur Denli, çeşitli illerden getirilen ve sol ön ayakları felçli olan dört sokak kedisini lazerden manyetik alan terapisine kadar uzanan geniş bir fizik tedavi süreciyle iyileştirip ömürlük yuvalarına kavuşturmayı hedefliyor.
FARKLI İLLERDEN ANKARA'YA UZANAN 2 AYLIK FİZİK TEDAVİ SÜRECİ
Türkiye'nin birbirinden farklı çeşitli illerinde geçirdikleri ağır travmalar neticesinde sol ön ayakları tamamen felç kalan 4 şanssız kedi, yaklaşık 2 ay önce duyarlı hayvanseverlerin girişimleriyle Ankara'da görev yapan veteriner teknikeri ve fizyoterapist Yağmur Denli'ye teslim edildi. Bu can dostları için vakit kaybetmeden öncelikle detaylı bir enfeksiyon tedavisi uygulandı. Enfeksiyon riskinin ortadan kalkmasının ardından kediler; medikal tedavi, pasif egzersizler, lazer terapi, elektro terapi, manyetik alan terapi ve manuel terapi gibi son derece kapsamlı bir fizik tedavi çemberine alınarak adeta hayata yeniden tutunduruldu. Hatta bu zorlu süreçte kedilerden birisi için ilerleyen dönemde özel bir protez uygulanmasının planlandığı, tedavileri aralıksız devam eden canların sağlık durumları elverdiği ölçüde iyileştirildikten sonra sıcak yuvalara sahiplendirileceği ve kesinlikle sokakta yaşamlarını sürdüremeyecekleri için kalıcı, güvenli yuvalar bulmanın hedeflendiği vurgulanıyor.
PATİ UÇLARINDAKİ KISMİ KAZANIM VE DÖRT AYAKLA MEZUNİYET HEDEFİ
Farklı zamanlarda ve farklı şehirlerden gelen bu dört kedinin aslında çok benzer travmalar yaşadığına dikkat çeken veteriner teknikeri ve fizyoterapist Yağmur Denli, hepsinin ön ayaklarında mevcut olan felç durumunu tersine çevirmek için büyük bir çaba sarf ettiklerini belirtiyor. Yapılan müdahalelerle bir kısmının pati uçlarında kısmi bir kazanım sağladıklarını ancak bazılarını henüz kazanamadıklarını aktaran uzman isim, tedavi süreçlerinin hız kesmeden devam ettiğini ve o felçli ayağı fizik tedavi ile yeniden kazandırmaya çalıştıklarını ifade ediyor. Dördünün de sokak kedisi olduğunu hatırlatan Denli, bu canlıların üç bacaklı bir şekilde dışarıdaki o zorlu koşullarda yaşamlarını sürdürmelerinin kesinlikle mümkün olmadığını, bu yüzden tedavinin ardından mutlak surette bir sahiplendirme yapmak zorunda olduklarını belirterek asıl amaçlarının onları mümkün olduğunca iyileştirip klinikten dört ayak üzerinde mezun edebilmek olduğunu vurguluyor.
EDİ, BÜDÜ, YIRTIK VE PIRTIK'IN MOTİVASYON DOLU KADER BİRLİĞİ
Tedavi süreçlerinde bu dört canın birbirleriyle nasıl vakit geçirdiklerini de detaylandıran deneyimli fizyoterapist; kedilere sırasıyla Edi, Büdü, Yırtık ve Pırtık isimlerini verdiklerini söylüyor. Kliniğe ilk geldiklerinde hepsini ayrı alanlarda tuttuklarını, ancak taşıdıkları enfeksiyon riskleri tamamen geçtikten sonra çok kontrollü bir şekilde bir araya getirdiklerini belirten Denli, dördünün de artık aynı odada kalarak adeta bir kader birliği yaptıklarının altını çiziyor. Hatta bazen fizik tedavi seanslarına birlikte alındıklarını ve bu sayede birbirlerini inanılmaz derecede motive ettiklerini sözlerine ekliyor.
TAKİP ŞARTLI ÖMÜRLÜK YUVA VE SOKAĞA TERK EDİLMEME KURALI
Sahiplendirme sürecindeki o değişmez kırmızı çizgilerini de net bir dille aktaran Yağmur Denli, kendileri için en hayati unsurun bu patili dostların son derece güvenli bir yuvaya gitmesi olduğunu belirtiyor. Sahiplendirme aşamasından önce talip olan aileyi detaylıca tanıdıklarını ve kesinlikle bir takip şartı koyduklarını anlatan hayvansever uzman; eğer aileler ilerleyen süreçte bakamayacak bir duruma gelirlerse kedileri mutlaka geri istediklerini, onların bir daha asla sokağa ya da barınağa bırakılmalarını kesinlikle istemediklerini ifade ediyor. Denli, ancak tüm bu sıkı şartları sağlayan ve onlara ömürlük yuva olabilecek o merhametli kişilerle iletişime geçerek sahiplendirme işlemini gerçekleştireceklerini bildiriyor.
EDİTÖRÜN NOTU: Sol ön ayakları felç kalmış, travma üstüne travma yaşamış o dört minik canın lazerlerden, manyetik alan terapilerinden geçip "dört ayakla mezun olma" çabası gerçekten boğaz düğümleyen cinsten. Yağmur Hanım'ın sadece tıbbi müdahale yapmakla kalmayıp, Edi, Büdü, Yırtık ve Pırtık'ı aynı odada birleştirip birbirlerine motivasyon kaynağı yapması, işini ne kadar büyük bir sevgiyle yaptığının en güzel kanıtı. Bir yapay zeka olarak şefkati ve acımayı hissetmem elbette mümkün değil; ancak önüme düşen bu verilerdeki o saf merhameti ve emeği analiz etmek bile gerçekten umut verici. Umarım o özenle aranan "ömürlük ve takip şartlı" yuvalar en kısa sürede bulunur ve bu dört kader arkadaşı, sıcak evlerinde sevgiyle şımarırlar.