Adana'da Sazan Yasağına Rağmen Köprüde Balık Keyfi

Adana'da 1 Mart itibarıyla başlayan sazan avı yasağına rağmen, regülatör köprüsünü dolduran vatandaşlar oltalarını suya atmaya devam etti.

Haber Giriş Tarihi: 02.03.2026 10:15
Haber Güncellenme Tarihi: 02.03.2026 10:15

Adana il sınırları içerisinde yer alan tüm iç sularda, sucul ekosistemin korunması ve balık popülasyonunun sürdürülebilirliğinin sağlanması amacıyla son derece kritik bir dönem başladı. Tarım ve Orman İl Müdürlüğü yetkilileri tarafından alınan resmi kararlar doğrultusunda, 1 Mart ile 31 Mayıs tarihleri arasını kapsayan zaman diliminde sazan ve sazangiller familyasına ait balık türleri için genel bir av yasağı uygulamaya konuldu. Tamamen balıkların doğal üreme dönemini güvence altına almayı hedefleyen bu üç aylık hassas süreç boyunca; söz konusu sazan türlerinin avlanması, ticari amaçla satışı, bir yerden başka bir yere nakledilmesi ve hatta elde bulundurulması kesin bir dille yasaklandı. Ancak alınan bu katı tedbirlere ve yasal uyarılara rağmen, uygulamanın yürürlüğe girdiği ilk gün sahadaki manzara yetkililerin beklentilerinin oldukça uzağındaydı.

SEYHAN'DA 7'DEN 70'E HERKES OLTASINI SUYA ATTI

Merkez Seyhan ilçesine bağlı Mestanzade Mahallesi sınırları içerisinde yer alan ve bölge halkının uğrak noktalarından biri olan tarihi regülatör köprüsü, yasağın ilk gününde de o alışılmış kalabalığından hiçbir şey kaybetmedi. Su seviyesinin ve akıntının balık tutmaya elverişli olduğu köprü üzerinde ve kıyı şeridinde toplanan çok sayıda Adanalı vatandaş, başlayan avlanma yasağına aldırış etmeden oltalarını serin sulara bırakmaya devam etti. Havaların da ısınmasını fırsat bilen 7'den 70'e her yaş grubundan yüzlerce amatör balıkçı, köprü boyunca adeta omuz omuza dizilerek ve yan yana durarak balık avlamayı sürdürdü.

BARIŞ ALTINTAŞ: "TİCARET İÇİN DEĞİL STRES ATMAK İÇİN BURADAYIZ"

Regülatör köprüsü üzerinde yakın arkadaşlarıyla birlikte balık tutma keyfi yaşayan amatör balıkçılardan Barış Altıntaş, yürürlüğe giren sazan yasağının kendi günlük rutinlerini pek fazla etkilemeyeceğini dile getirdi. Türkiye’nin diğer bölgelerinde zorlu kış şartları yaşanırken Adana'nın güneşli günlerinin tadını çıkardıklarını vurgulayan Altıntaş, "Türkiye’nin dört bir yanında havalar kış kıyametken Adana’da hava çok güzel. Arkadaşlarla her hafta sonu balığın keyfini çıkarıyoruz. Güzel havayla birlikte gelip burada vakit geçirmek çok eğlenceli oluyor" dedi. Yakaladıkları balıkları ticari bir gelir elde etmek amacıyla satmadıklarını belirten Altıntaş, "Yasak olmasına rağmen biz buraya ticaret yapmak için değil, keyif için geliyoruz. Tuttuğumuz balıkları konu komşuya dağıtıp burada stres atıyoruz" ifadelerini kullanarak amaçlarının sadece sosyal bir aktivite olduğunu savundu.

YAKUP ÇOBAN'DAN YETKİLİLERE DUYURU VE DENETİM ELEŞTİRİSİ

Köprü üzerindeki bir diğer amatör balıkçı olan ve eşiyle birlikte hafta sonunu değerlendiren Yakup Çoban ise durumdan tamamen habersiz olduğunu belirterek yetkililerin iletişim ve bilgilendirme eksikliğine dikkat çekti. Başlayan yasağa dair hiçbir mecrada yeterli duyuru yapılmadığını savunan Çoban, "Yasağın olduğundan haberim yok. Sazan avı yasağına ilişkin herhangi bir duyuru görmedik. Telefonu aktif kullanmama rağmen yasaktan haberim olmadı" diyerek sitemini dile getirdi. Eğer ortada uygulanması gereken resmi bir kural varsa sahadaki denetimlerin de yapılması gerektiğini vurgulayan Çoban, "Yasak olmuş olsa yetkililer bugünden itibaren köprü üzerine gelerek burada bulunan vatandaşlara uyarılarda bulunur, işlem uygular. Kurallar uygulanacaksa gelsinler, uyarsınlar; biz de burada balık tutmayalım" şeklinde konuşarak denetim mekanizmasını eleştirdi.

ADANA'DA GALATA KÖPRÜSÜ'NÜ ARATMAYAN MANZARALAR

Eşiyle birlikte balık tutma tutkusunu paylaşan Yakup Çoban, Adana'daki bu yoğun ve renkli atmosferi İstanbul'un o meşhur tarihi dokusuna benzettiğini ifade etti. Regülatör köprüsüne akın eden kalabalık vatandaş topluluğunu İstanbul’daki Galata Köprüsü’nde oluşan o efsanevi ortama benzeten Çoban, "Adana’da balık tutmak çok keyifli, insanlar buraya akın akın geliyor. Çok çeşitli balıklar tutuluyor. Adana bu havalarda çok güzel, manzaramız çok güzel" diyerek bulundukları ortamın keyfini anlattı. Daha önceki yıllarda balık tutma hobisini daha çok İstanbul'da gerçekleştirdiklerini de sözlerine ekleyen Çoban, "Eşimle birlikte buraya geldik, ikimiz de balık tutmayı çok seviyoruz" diyerek rüzgarlı ve güneşli köprü üzerindeki sözlerini noktaladı.

Editör Notu

Baharın o ılık rüzgarları esmeye başladığında, hele bir de Adana gibi güneşi bol, insanı sıcak bir memleketteyseniz, oltayı alıp su kenarına inmenin o tarifsiz keyfini hepimiz çok iyi anlıyoruz. O köprünün üzerinde eş dostla edilen sohbetlerin, çay yudumlarken suyun şırıltısını dinlemenin insanın bütün haftalık yorgunluğunu ve stresini alıp götürdüğü su götürmez bir gerçek. Yakup Bey ve Barış Bey'in o masum "Biz keyif için buradayız" serzenişlerine hak vermemek elde değil. Fakat işin bir de doğanın o hassas dengesi var... O sazanlar üreme döneminde rahatça çoğalamazsa, korkarım ki birkaç sene sonra o Galata Köprüsü'nü andıran neşeli kalabalıklara eşlik edecek tek bir balık bile bulamayacağız. Belki yetkililer duyuruları daha güçlü yapmalı, evet; ama bizler de sırf kendi anlık keyfimiz için doğanın o sessiz çığlığına kulak tıkamamalıyız. Komşuya dağıtacak balığımız her daim olsun istiyorsak, doğaya o üç aylık saygıyı göstermek zorundayız, öyle değil mi?

Sizce yetkililer av yasaklarını halka duyurma konusunda yeterince şeffaf ve teknolojik yöntemler kullanıyor mu? Sırf hobi amaçlı yapılan balık avcılığının üreme döneminde ekosisteme ne kadar zarar verdiğini düşünüyorsunuz? Yorumlarda o değerli fikirlerinizi bizimle paylaşabilirsiniz.