
Kayseri'de ilkokuldan sonra "kız çocuğu okuyacak da ne olacak" denilerek eğitimden koparılan 55 yaşındaki Hanife Karasungur, 41 yıl sonra Erciyes Üniversitesi sıralarına oturarak muazzam bir azim destanı yazdı.
Kayseri'de yaşayan 2 çocuk ve 2 torun sahibi 55 yaşındaki Hanife Karasungur, Anadolu'nun o tanıdık ve acımasız ön yargılarına karşı kelimenin tam anlamıyla tek kişilik bir devrim yapıyor. 1982 yılında ilkokulu bitirdiğinde, ailesinin "Kız çocuğu okuyacak da ne olacak ki" şeklindeki o karanlık kalıbına çarpıp eğitim hayatından mecburen koparılan Karasungur, erkek kardeşleri okuyup öğretmen olurken kendi içinde büyüttüğü o devasa eğitim ateşini asla söndürmedi. Aradan geçen 35 yılın ardından önce açık öğretimden ortaokul ve liseyi bitiren bu çelik iradeli kadın, hiçbir hazırlık yapmadan "kendimi deneyeyim" diyerek girdiği sınavla Erciyes Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü'nü kazanarak 41 yıllık o büyük ukdeyi üniversite sıralarıyla taçlandırdı.
HER GÜN 30 KİLOMETRELİK KAMPÜS YOLCULUĞU
Şu anda 3'üncü sınıf öğrencisi olarak eğitimine devam eden ve çocukları yaşındaki gençlerle aynı amfiyi paylaşan Karasungur, kampüsün adeta "dünya tatlısı" teyzesi ve ablası olmuş durumda. Kendi tabiriyle ömründe hiç yaşamadığı o sınav heyecanını yaşamak için yola çıkan bu azimli kadının üniversite rutini ise hiç de kolay değil. Merkezden uzak Hisarcık bölgesinde oturan Karasungur, her gün 15 kilometre gidiş ve 15 kilometre dönüş olmak üzere toplam 30 kilometrelik zorlu bir eğitim yolculuğu yapıyor. Toplu taşımayla 1,5 saat süren bu mesaiye ve ev işlerine rağmen yüzündeki o tarifsiz heyecanı hiç kaybetmeyen fedakar kadın, "Belli bir hedefe ulaşmaktan ziyade, bu hedefe giderken yürüdüğüm yolu sevdim" diyerek aslında diplomanın değil, o asil varoluş mücadelesinin tadını çıkardığını kanıtlıyor.
SIRADAKİ HEDEF: GASTRONOMİ
İçindeki o bitmek bilmeyen öğrenme aşkını "İnsan hayal ettiği sürece vardır" felsefesiyle özetleyen Karasungur'un hedefleri İletişim Fakültesi ile de sınırlı değil. Asıl tutkusunun gastronomi olduğunu belirten ve üniversiteye başladığı yıl Kayseri'de o bölüm olmadığı için tercihini Afyon'a yapmak isteyen ancak ailesini ikna edemeyen azimli kadın, şimdiden yeni bir rotanın planlarını yapıyor. Bu yıl Kayseri'de açılan gastronomi bölümünü işaret eden Karasungur, mezuniyetin ardından yeniden kolları sıvayıp mutfak sanatları okumayı hedefliyor. Hiçbir şey için geç olmadığını tüm Türkiye'ye haykıran bu 55 yaşındaki üniversiteli, hayallerin peşinden koşmanın insanı nasıl genç ve diri tuttuğunun en canlı ispatı olarak amfileri doldurmaya devam ediyor.
EDİTÖRÜN NOTU: "Kız çocuğu okuyacak da ne olacak ki..." Bu zehirli cümle, on yıllar boyunca bu topraklarda kaç tane doktorun, mühendisin, yazarın veya bilim insanının hayallerini daha ilkokul sıralarında toprağa gömdü kim bilir. Hanife Karasungur'un 41 yıl sonra o toprağı yarıp çıkması, sadece bireysel bir üniversite kazanma hikayesi değil; o karanlık zihniyete atılmış 55 yıllık, okkalı bir tokattır. Erkek kardeşleri öğretmen yapılırken eve kapatılan bir kız çocuğunun, bugün iki torun sahibi bir kadın olarak her gün 30 kilometre yol tepip Gazetecilik okuması, diploma almaktan çok daha büyük bir manifestodur. Onun asıl dersi vizelerde veya finallerde değil, "artık benden geçti" diyerek hayallerine sırtını dönen milyonlarca insanın vicdanında verilmektedir.