
Ankara'da enfeksiyon sonrası kalp yetmezliği gelişen ve nakil bekleyen 3 yaşındaki Göktuğ Alp, uygulanan ilaç tedavisiyle sağlığına kavuştu.
ENFEKSİYON SONRASI KALP YETMEZLİĞİ
Neslihan ve Samet Şiş çiftinin tek çocuğu Göktuğ Alp Şiş, 1,5 yıl önce geçirdiği üst solunum yolu enfeksiyonu sonrası ayaklarda şişlik, karında ödem ve nefes darlığı şikayetiyle farklı hastanelere götürüldü. Yapılan tetkiklerde enfeksiyonun kalp kasını ciddi şekilde etkilediği, kalp fonksiyonlarının kritik seviyelere gerilediği ve kalp nakline ihtiyaç duyulduğu belirlenerek Ankara Bilkent Şehir Hastanesi'ne sevk edildi.
İLAÇ TEDAVİSİ İLE KALP FONKSİYONLARI DÜZELDİ
Bilkent Şehir Hastanesi Çocuk Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Ece'nin değerlendirmelerine göre, kalbin sol tarafı ciddi düzeyde etkilenmiş ve normalde %60’ın üzerinde çalışması gereken kasılma gücü %30 civarına düşmüştü. Nakil merkezi olan hastanede Göktuğ Alp'e hem kalp yetmezliğine hem de ağır enfeksiyona yönelik çoklu ilaç tedavisi başlandı. Prof. Dr. Ece, sürecin mucizevi bir şekilde ilerlediğini belirterek, "Eğer kötüye gitseydi nakil planlaması yapacaktık ancak ilaç tedavisine iyi cevap verdi. Solunum cihazına veya yapay kalbe gerek kalmadan yüz güldürücü sonuçlar aldık. Aileler umutsuzluğa kapılmasın, uygun tedavi ve takiple bu hastaların önemli bir kısmı sağlığına kavuşabiliyor" dedi.
"YAŞITLARI GİBİ KOŞUYOR, OYNUYOR"
Tedavi sürecinin ardından oğlunun sağlığına kavuşmasının mutluluğunu yaşayan anne Neslihan Şiş ise oğlunun şu anki durumuna ilişkin şu ifadeleri kullandı:
"Yaşıtları gibi koşuyor, oynuyor. Kendi ihtiyaçlarını karşılayabiliyor."
"Şu an kalp değerleri %50’nin üzerinde seyrediyor."
"Kullandığımız ilaçlar azaltıldı, inşallah ileride ilaç kullanmaya bile gerek kalmayacak."
EDİTÖRÜN NOTU: Masum bir üst solunum yolu enfeksiyonunun bir çocuğu kalp nakli eşiğine getirebilmesi, hastalıkların seyrindeki öngörülemezliği gözler önüne seriyor. Göktuğ Alp'in nakilsiz sağlığına kavuşması, sadece bu aile için bir mucize değil, aynı zamanda benzer durumdaki aileler için de tıp bilimine ve hekimlerimize duyulan güvenin ne kadar hayati olduğunun kanıtıdır.