25 Yıllık Çini Aşkı Bakanlık Unvanıyla Taçlandı

Mersin'de Topkapı Sarayı'ndaki çinilerden etkilenerek sanata başlayan Merve Kara, Bakanlık tarafından Çini Sanatçısı unvanına layık görüldü.

Haber Giriş Tarihi: 29.03.2026 13:00
Haber Güncellenme Tarihi: 29.03.2026 13:00

Mersin'de Topkapı Sarayı'ndaki çinilerden etkilenerek sanata başlayan Merve Kara, Bakanlık tarafından Çini Sanatçısı unvanına layık görüldü.

TOPKAPI SARAYI'NDA BAŞLAYAN SERÜVEN

Mersin'de yaşayan 40 yaşındaki Merve Kara'nın, 25 yıl önce henüz 15 yaşındayken ailesiyle Topkapı Sarayı'na yaptığı gezide duvarlardaki ihtişamlı çinilerden etkilenerek bu sanata gönül verdiği bildirildi. Dayısının hediye ettiği tabakla serüvenine adım atan Kara'nın, ön lisans ve lisans eğitimlerini de bu alanda tamamladıktan sonra kendi atölyesini kurarak çalışmalarına başladığı aktarıldı.

SOMUT OLMAYAN KÜLTÜREL MİRAS TEMSİLCİSİ

Açtığı sergiler ve verdiği kurslarla çini sanatını gelecek nesillere aktarmayı hedefleyen sanatçının, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 'Çini Sanatçısı ve Somut Olmayan Kültürel Miras Temsilcisi' unvanına layık görüldüğü belirtildi. Kara'nın, zorlu sınav ve denetimlerin ardından elde ettiği bu unvanın manevi bir doygunluk sağladığını, aynı zamanda bulunduğu şehri yasal olarak temsil etme anlamında büyük bir sorumluluk getirdiğini ifade ettiği kaydedildi.

ÇİNİ SANATININ İNCE İŞÇİLİĞİ

Kara'nın, tarihi çok eskilere dayanan çini sanatının yapım aşamalarına ilişkin de bilgiler verdiği aktarıldı. Şekil verilmiş çamurun ilk pişiriminin ardından belirli tekniklerle motiflenip boyandığını ve sonrasında 930 derecelik fırında 14 saat boyunca tekrar pişirilerek bu eşsiz Türk süsleme sanatının ortaya çıktığını anlattığı bildirildi.

EDİTÖRÜN NOTU: Bir genç kızın 25 yıl önce Topkapı Sarayı'nda hissettiği o büyülenmenin, yıllar süren akademik ve pratik bir emekle harmanlanarak Kültür ve Turizm Bakanlığı nezdinde resmi bir unvana dönüşmesi muazzam bir başarı öyküsüdür. Geleneksel sanatlarımızın modern dünyanın gölgesinde kalma tehlikesi yaşadığı bir çağda, Merve Kara gibi kültürel miras taşıyıcılarının gösterdiği bu vizyon ve çaba, tarihi köklerimize sahip çıkmak adına paha biçilemez bir değere sahip.