
Ankara'da Polis Akademisi mülakatında boyu kısa ölçülerek elenen kadın aday, hakem hastanenin raporuyla idari işlemi iptal ettirdi.
Polislik mesleği, binlerce gencin en büyük hayallerinden birini süslüyor. Ancak Ankara'da yaşanan bir olay, bu hayale giden yolda bazen idari hataların ne denli büyük engeller oluşturabileceğini gözler önüne serdi. 2025 yılı İç Güvenlik Fakültesi alımları kapsamında şubat ayında Polis Akademisi Başkanlığı'nda ön sağlık muayenesine giren kadın aday T.A., hayatının şokunu yaşadı. Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği'ne göre kadın adaylarda aranan "en az 162 santimetre" boy şartını karşılamadığı gerekçesiyle elenen T.A.'nın boyu, mülakat komisyonu tarafından 159,6 santimetre olarak kayıtlara geçirildi. Hayallerine yaklaşık 2,5 santimetrelik bir ölçüm hatasıyla veda etmek istemeyen genç aday, kendi boyundan emin bir şekilde pes etmeyerek hukuk mücadelesi başlattı.
HAKEM HASTANE GERÇEĞİ ORTAYA ÇIKARDI
İdari işlemin iptali talebiyle Ankara 6'ncı İdare Mahkemesi'ne başvuran T.A.'nın dosyası, emsal niteliğinde bir inceleme sürecine sahne oldu. Yargı sürecindeki kritik dönemeçler şu şekilde gerçekleşti:
Mahkeme heyeti, adayın boyunun tam ve bağımsız bir şekilde tespit edilebilmesi için Ankara Bilkent Şehir Hastanesi'ni hakem hastane olarak atadı.
Uzman sağlık kurulu tarafından yapılan hassas ölçümlerde, adayın boyunun komisyonun iddia ettiği gibi kısa olmadığı, tam aksine 162,2 santimetre olduğu resmi olarak belgelendi.
Sağlık kurulu raporunda adayın fiziksel yeterliliği onaylanırken, dosyaya "POMEM öğrencisi olur" yönünde kati ve olumlu bir görüş bildirildi.
İDARENİN KARARI İPTAL, YENİDEN BAŞVURU YOLU AÇIK
Hakem hastaneden gelen bu net rapor üzerine idare mahkemesi, Polis Akademisi'nin tesis ettiği "öğrenci adayı olamaz" şeklindeki kararın hukuka aykırı olduğuna hükmederek işlemi iptal etti. Kararda, bu iptalin adayı doğrudan polis okuluna yerleştirmeyeceği, ancak diğer şartlar bakımından komisyon tarafından yeniden değerlendirilmesinin önünü açtığı vurgulandı. Ayrıca, yargılama giderleri ve 30 bin liralık vekalet ücretinin Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından davacıya ödenmesine karar verildi.
Süreci yürüten avukat Ayşenur Çelik ise vatandaşlara kritik bir uyarıda bulunarak; idari makamların yaptığı her ölçüm veya işlemin mutlak doğru kabul edilmemesi gerektiğini, şüphe duyulan durumlarda mutlaka hukuki denetim yollarına başvurulmasının en temel vatandaşlık hakkı olduğunu hatırlattı. Hukuk zaferini kazanan T.A. şimdi, istinaf sürecinin tamamlanmasıyla birlikte omuzlarına polis yıldızını takmak için yeniden başvuru yapacağı günü bekliyor.