
İnsan bedeninin sınırları nerede başlar, nerede biter? Bu sorunun cevabını arayanlar için Tarihi Gelibolu Yarımadası, tarihi bir iradeye sahne oldu. Profesyonel dalış eğitmeni Mazlum Kibar, yaklaşan 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi'nin o destansı ruhunu bedeninde hissederek, 12 derece sıcaklığındaki dondurucu sulara kendini bıraktı. Anzak Koyu Mimoza Plajı'nda gerçekleşen bu zorlu sınav, sadece bireysel bir sportif başarı değil; vatan uğruna can veren şehitlerimize adanmış, insanüstü bir saygı duruşuydu.
DONDURUCU SULARDA 36 SAATLİK YAŞAM MÜCADELESİ
Suyun 7 metre altında geçen onca saat boyunca, yaşamsal fonksiyonları korumak ciddi bir tıbbi ve teknik altyapı gerektiriyor. Daha önce Norveçli ve Türk dalgıçların elinde bulunan rekoru çok daha ileri bir noktaya taşıyan Kibar'ın su altındaki yaşam destek süreci ince bir mühendislik harikasıydı:
Önceki rekorlar olan 15 saat 10 dakika ve 30 saat 20 dakikalık süreler, 36 saat 9 dakika 36 saniye ile tarihe gömüldü.
Dalgıç, maskesini çıkararak sıvı ihtiyacını ve beslenmesini özel serumlar aracılığıyla su altında karşıladı.
Dondurucu soğukta hayati tehlike oluşturan kan dolaşımı yavaşlamasına karşı dalgıca düzenli su altı masajları uygulandı.
Kıyıdaki teknik ekiple tüm iletişim, su zeminine indirilen özel bir yazı tahtası üzerinden sağlandı.
KIYIDA BEKLEYEN ANNENİN NEFESİ VE 10 YILLIK EMEK
Yüzeye çıktığında ellerinde Türk bayrakları ve meşalelerle bekleyen kalabalık, aslında on yıllık devasa bir emeğin meyvesini kutluyordu. Sudan çıkar çıkmaz Portekizli Guinness hakemi Richard Williams'tan tescil belgesini alan Kibar, bu başarıyı mümkün kılan devlet kurumlarına, ailesine ve 20 kişilik AKUT Kuşadası ekibine duyduğu derin minneti dile getirdi. O dondurucu suda rekor kırılırken, asıl fırtına kıyıda bekleyen ailenin kalbinde kopuyordu. Oğlunun her dalışında adeta kendi nefesinin kesildiğini hisseden anne Hanife Kibar'ın yaşadığı o tarifsiz endişe, yerini sağ salim kavuşmanın huzuruna bıraktı. Baba Halit Kibar ise aylar süren stresli bekleyişin ardından gelen bu tarihi başarının, tam da Çanakkale Zaferi'nin yıl dönümüne denk gelmesinden duyduğu gururu ifade ederek, kırılan rekoru şehitlerin aziz hatırasına armağan etti. AKUT Kuşadası ekip lideri Tağmaç Saraçoğlu'nun aktardığı on yıllık hazırlık süreci ve kusursuz su altı güvenliği, bu zaferin asla bir tesadüf olmadığını tüm dünyaya kanıtladı.