Yüksek Kiradan Kaçtı: 400 Tavukla Köyünde Üretime Başladı

Manisa'da artan ev kiralarına dayanamayan 32 yaşındaki Levent Sertkaya, köyüne dönerek kurduğu gezen tavuk çiftliğinde günde 325 yumurta üretiyor.

Haber Giriş Tarihi: 16.03.2026 19:28
Haber Güncellenme Tarihi: 16.03.2026 19:28

Büyükşehirlerin o bitmek bilmeyen koşturmacası, trafik çilesi ve her geçen gün ağırlaşan yaşam maliyetleri, son yıllarda sosyolojik bir kırılmayı da beraberinde getiriyor. Özellikle asgari ücret seviyelerine dayanan fahiş ev kiraları, şehre tutunmaya çalışan pek çok genci doğup büyüdükleri topraklara, yani kırsala dönmeye zorluyor. Manisa'da yaşayan 32 yaşındaki Levent Sertkaya'nın hikayesi de tam olarak bu tersine göçün en verimli ve ilham verici örneklerinden biri olarak karşımıza çıkıyor. Merkezde geçirdiği dokuz yıllık şehir hayatının ardından ekonomik baskılara ve beton bloklar arasındaki strese daha fazla boyun eğmek istemeyen genç girişimci, 2023 yılında radikal bir kararla Köprübaşı ilçesine bağlı Killik Mahallesi'ndeki köyüne kesin dönüş yaptı.

ŞEHİR STRESİNDEN DOĞAN YENİ BİR ÜRETİM MODELİ

Şehirdeki kapalı çalışma ortamlarının ve gürültünün insan ruhunda yarattığı tahribatı köyündeki huzurla değiştiren Sertkaya, ata topraklarında kendi işinin patronu olmanın yollarını aradı. Köyünde bin tavuk kapasiteli bir kümes inşa ederek gezen tavuk yumurtacılığına adım atan genç üreticinin sahadaki büyüme ivmesi oldukça dikkat çekici:

Mütevazı bir bütçeyle ilk etapta sadece 50 tavukla başlanan üretim serüveni, bugün 400 tavukluk sağlıklı bir sürüye ulaşmış durumda.

Çiftlikte günlük olarak ortalama 325 adet taze gezen tavuk yumurtası elde ediliyor.

Günlük olarak özenle paketlenen bu doğal ürünler, ağırlıklı olarak Köprübaşı ve Salihli ilçelerindeki yerel pazarlarda doğrudan tüketiciyle buluşturuluyor.

MÜŞTERİLER GERÇEK YUMURTANIN TADINI HATIRLADI

Levent Sertkaya'nın bu başarı hikayesindeki en büyük sırrı ise endüstriyel üretimden tamamen uzak durması. Hayvanların beslenmesinde fabrikasyon yemler yerine doğal tarım uygulamalarını tercih eden girişimci; tarlasının bir bölümünü sadece bu iş için ayırarak yonca, mısır ve çeşitli doğal yem bitkileri yetiştiriyor. Ailesinin de büyük destek verdiği bu şeffaf üretim sürecinde, yumurtalar her gün tek tek elle toplanıyor.

Sertkaya'nın müşteri geri dönüşlerine dair aktardığı detaylar, aslında büyükşehirlerdeki insanların doğal gıdaya ne kadar hasret kaldığını kanıtlar nitelikte. Tamamen doğal ortamda yonca ve mısırla beslenen tavuklardan elde edilen yumurtaların kabuk renginden kıvamına kadar fabrikasyon ürünlerden çok daha kaliteli bir profil çizdiğini belirten üretici, pazardaki vatandaşların bu lezzet karşısında büyük bir şaşkınlık yaşadığını ifade ediyor. Tüketicilerden "gerçek yumurtanın tadını unutmuşuz" şeklinde övgü dolu tepkiler alan genç girişimci, yüksek kira korkusuyla şehirde ayakta kalmaya çalışmak yerine, toprağın bereketine güvenmenin ne kadar doğru bir karar olduğunu herkese kanıtlıyor.