
Reis Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Reis, Türkiye’nin bakliyat üretiminde 2,5–3 milyon tonluk potansiyele sahip olduğunu belirterek, bu kapasitenin etkin biçimde değerlendirilmesinin hem iç tüketim hem de ihracat açısından stratejik öneme sahip olduğunu söyledi.
Reis markasının yaklaşık yarım asırlık yolculuğu, 10 Şubat Dünya Bakliyat Günü kapsamında İstanbul’da Gastronometro’da düzenlenen basın buluşmasında paylaşıldı. Toplantıda, Türkiye’nin bakliyat üretim kapasitesi, yerli tarımın geleceği ve ihracat hedefleri ele alındı.
Toplantıda konuşan Mehmet Reis, Türk çiftçisinin ürettiği ürünlerin hem iç pazarda hem de uluslararası pazarlarda değer kazanmasını hedeflediklerini belirtti. Reis, gelinen noktanın yalnızca ticari bir başarı olmadığını vurgulayarak, bunun aynı zamanda Türkiye’nin dünyada güçlü bir tarım markası olarak temsil edilme süreci olduğunu ifade etti.
Türkiye’de yetiştirilen bakliyat ürünlerinin, dünya tarım ihracatında ilk 10’da yer alan Amerika, Hollanda, Almanya, Fransa, Avustralya, İsviçre ve İngiltere gibi ülkelere dünya fiyatlarının üzerinde ihraç edilebildiğini belirten Reis, bu durumun Türkiye ve Türk çiftçisi açısından önemli bir kazanım olduğuna dikkat çekti. Reis, söz konusu başarının Türkiye topraklarının bereketini ve yerli üretimin kalitesini küresel pazarlara göstermesi bakımından değer taşıdığını kaydetti.
Reis Gıda’nın kuruluş felsefesine de değinen Mehmet Reis, markalaşma sürecinde halk sağlığını merkeze aldıklarını ifade etti. Reis, en kaliteli ürünü en iyi koşullarda ve erişilebilir fiyatlarla tüketiciyle buluşturmayı temel ilke olarak benimsediklerini söyledi.
Bakliyatın dünyada giderek daha stratejik bir ürün haline geldiğini belirten Reis, son 20–30 yıllık dönemde hem ekim alanlarının hem de kişi başı bakliyat tüketiminin arttığını dile getirdi. Türkiye’nin pek çok bakliyat türü açısından gen merkezi olarak kabul edilebilecek bir konumda olduğunu belirten Reis, iklim koşulları, toprak yapısı ve tohum çeşitliliği sayesinde artan küresel talebi karşılayabilecek kapasiteye sahip olunduğunu ifade etti.
Türkiye’nin tarım ürünleri dış ticaretinde son yıllarda 6–7 milyar dolarlık fazla verdiğini hatırlatan Reis, bu rakamın daha da artırılmasının mümkün olduğunu söyledi.
Türkiye’de bakliyat üretiminin geçmiş yıllardaki seyrine de değinen Reis, 1990 yılında üretimin yaklaşık 2 milyon 12 bin ton seviyesinde olduğunu hatırlattı. 2024–2025 sezonunda iklim koşulları nedeniyle üretimde düşüş yaşansa da, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından uygulanan planlı üretim modeli ve atıl tarım arazilerinin yeniden üretime kazandırılmasıyla bu açığın kapatılabileceğini söyledi.
Reis, “Türkiye’nin 2,5–3 milyon tonluk bakliyat üretim potansiyeli var. Bu kapasite hem iç tüketimin güvence altına alınması hem de ihracatın artırılması açısından kritik önemde” dedi.
Şirketin sosyal sorumluluk projelerine de değinen Reis, iklim değişikliği, israf ve sürdürülebilirlik konularına odaklandıklarını, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın “Sofrana Sahip Çık” projesinde yer alan ilk firmalardan biri olduklarını belirtti. 2020 yılında hayata geçirilen Reis Bakliyat Köyleri projesi kapsamında Samsun’un Bafra ilçesinde yerli tohumlarla pirinç ekimi yapıldığını, Bolu’nun Çamyayla Köyü’nde ise kadın kooperatifleriyle bakliyat üretimine başlandığını ifade etti.
Reis, İstanbul Esenyurt’ta mevcut fabrikaya yakın bir noktada yaklaşık 22 bin metrekarelik yeni bir alanda kapasite artışına yönelik yatırımın sürdüğünü de sözlerine ekledi.
Editör Notu
Bu haber, bakliyat üretiminin yalnızca tarımsal bir faaliyet değil; gıda güvenliği, ihracat ve kırsal kalkınma açısından stratejik bir alan olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Mehmet Reis’in açıklamaları, Türkiye’nin doğru planlama ve sürdürülebilir üretim modelleriyle bakliyatta yeniden güçlü bir üretici ülke konumuna yükselebileceğini gösteriyor. Özellikle atıl arazilerin üretime kazandırılması ve yerli tohumların korunması, tarım politikalarının geleceği açısından dikkatle izlenmesi gereken başlıklar arasında yer alıyor.
Haber Önerisi: Çoruh’un mavi gerdanlıkları Artvin’e güç katıyor