Tavuk Eti İhracat Kararı: Sektör Ne Diyor?

Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB) Başkanı Ali Eroğlu, Ticaret Bakanlığı’nın kanatlı eti ihracatına yönelik aldığı kısıtlama kararının çok boyutlu değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Haber Giriş Tarihi: 24.02.2026 19:46
Haber Güncellenme Tarihi: 24.02.2026 19:46

Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB) Başkanı Ali Eroğlu, Ticaret Bakanlığı’nın kanatlı eti ihracatına yönelik aldığı kısıtlama kararının çok boyutlu değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Eroğlu, üretim kapasitesi, maliyet baskısı ve dış pazar dengesi açısından sektörün hassas bir süreçten geçtiğini vurguladı.

Kararın ardından yazılı değerlendirmede bulunan Eroğlu, Türkiye’de kanatlı eti üretiminin son 25 yılda ciddi bir ivme yakaladığını belirtti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine atıfta bulunan Eroğlu, 2001 yılında 614 bin ton olan tavuk eti üretiminin 2025 itibarıyla 2,6–2,8 milyon ton bandına yükseldiğini, kişi başına düşen üretimin ise 15 kilogram seviyelerinden 32 kilogramın üzerine çıktığını ifade etti.

“Girdi maliyetleri fiyatları doğrudan etkiliyor”

Kanatlı sektörünün dikey entegrasyon yapısıyla güçlü bir üretim alanı olduğunu belirten Eroğlu, sözleşmeli üretim modeli sayesinde yaygın istihdam sağlandığını dile getirdi. Ancak sektörün yem hammaddeleri ve canlı materyal temininde büyük ölçüde dışa bağımlı olduğuna dikkat çekti.

Döviz kurlarındaki dalgalanma ve artan girdi maliyetlerinin doğrudan üretim maliyetlerine yansıdığını belirten Eroğlu, bunun nihai ürün fiyatlarında baskı oluşturduğunu kaydetti.

İhracat 15 yılda üç katına yaklaştı

Eroğlu, 2010 yılında 138 bin ton olan tavuk eti ihracatının 2024 itibarıyla 370 bin tonun üzerine çıktığını, 2025’te ise yaklaşık 378 bin ton seviyesine ulaştığını ifade etti. İhracat değerinin de aynı dönemde yaklaşık üç kat arttığını belirtti.

Başta Irak olmak üzere Orta Doğu, Afrika ve Asya pazarlarına yapılan ihracatın sektörün dış ticaretteki konumunu güçlendirdiğini dile getiren Eroğlu, tavuk eti ihracatının tarım, ormancılık ve balıkçılık ihracatı içinde kayda değer bir paya sahip olduğunu söyledi.

“Kısa vadeli düşüş, uzun vadeli risk doğurabilir”

Ali Eroğlu, ihracatın sınırlandırılmasının kısa vadede iç piyasada arz artışı sağlayarak fiyatlarda geçici bir gerilemeye yol açabileceğini belirtti. Ancak üretimin biyolojik döngüye dayalı olduğunu ve kapasite planlamasının süreklilik gerektirdiğini vurguladı.

Kârlılığın sürdürülemediği bir fiyat düzeyinin kapasite daralmasına, işletmelerin üretimden çekilmesine, istihdam kaybına ve sözleşmeli üretim zincirinin zayıflamasına yol açabileceğini ifade eden Eroğlu, orta ve uzun vadede arz yetersizliğinin bu kez daha sert fiyat dalgalanmalarına neden olabileceği uyarısında bulundu.

İhracatın yalnızca üretici geliri değil, aynı zamanda ülkeye döviz kazandıran stratejik bir faaliyet olduğuna işaret eden Eroğlu, dış pazarlarda kaybedilen payın kısa sürede geri kazanılamayacağını söyledi.

“Stratejik bir alan”

TVHB olarak gıda arz güvenliği, tüketicinin makul fiyatla hayvansal proteine erişimi ve üreticinin sürdürülebilirliği arasında hassas bir denge bulunduğunu vurgulayan Eroğlu, hayvansal üretim politikalarının kısa vadeli fiyat dalgalanmalarına odaklanmak yerine maliyetleri azaltıcı ve öngörülebilir araçlarla desteklenmesi gerektiğini belirtti.

Eroğlu, kanatlı sektörünün halk sağlığı, gıda güvenliği, istihdam ve ihracat boyutlarıyla stratejik öneme sahip olduğunu ifade ederek, alınacak kararların bilimsel veriler ışığında ve bütüncül bir yaklaşımla değerlendirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.