
Sinop'ta KUZKA desteğiyle kurulan lakerda ve su ürünleri tesisi, dezavantajlı kadınlara istihdam sağlayarak aile ekonomilerine katkı sunuyor.
KADIN İSTİHDAMINA 4 MİLYON TL'LİK YATIRIM
Sinop Ticaret ve Sanayi Odası'nın projesi kapsamında, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı (KUZKA) desteğiyle hayata geçirilen Lakerda ve Su Ürünleri Üretim Tesisi faaliyete geçti. 2025 yılı rakamlarıyla 4 milyon TL yatırım yapılarak kurulan tesis, bölgedeki dezavantajlı kadınlara iş kapısı olurken yerel ekonomiyi de canlandırıyor.
ÜRETİM KAPASİTESİ VE HEDEFLER
Yıllık 15-20 ton üretimle Türkiye'nin lakerda ihtiyacının yaklaşık yüzde 25'ini karşılayarak bu alanda birinci sırada yer alan Sinop'taki tesiste öne çıkan detaylar şunlar:
İlk etapta 10 kadının istihdam edildiği tesiste bu sayı, artan talebe göre 50 kişiye kadar çıkabiliyor.
Tesis bünyesinde lakerdanın yanı sıra palamut, hamsi ve Türk somonu gibi deniz ürünleri modern teknolojiyle işlenerek iç ve dış pazara hazırlanıyor.
Nitelikli üretim için çalışanlara 60 saatlik özel eğitim programı uygulanan tesis, aynı zamanda mikro işletmelerin de faydalandığı bir ortak kullanım alanı olarak hizmet veriyor.
"81 İL 81 ÜRÜN" PROGRAMIYLA MARKALAŞMA VİZYONU
KUZKA Genel Sekreteri Mehmet Akif Eraslan, tesiste sadece depolama değil, katma değer oluşturan gıda Ar-Ge çalışmalarının yapıldığını belirtti. Lakerdayı "81 İl 81 Ürün Programı"na dahil ettiklerini açıklayan Eraslan, önümüzdeki 3 yıllık perspektifte bu ürüne ulusal ve uluslararası boyutta marka değeri kazandırmayı hedeflediklerini ifade etti.
Tesiste çalışan Ceren Kalyoncu, Ayşe Özsoy ve Sevgi Ekmekci gibi kadın personeller ise, memleketlerinde sağlanan bu istihdam imkanı sayesinde hem sosyalleştiklerini hem de çocuklarının eğitimine ve aile bütçelerine katkıda bulunmaktan büyük mutluluk duyduklarını dile getirdiler.
EDİTÖRÜN NOTU: Yerel zenginliklerimizin modern tesislerde işlenerek katma değerli ürünlere dönüştürülmesi, bölgesel kalkınmanın en temel adımıdır. Sinop'taki bu değerli proje, bir yandan coğrafi işaretli ürünlerimize sahip çıkarken diğer yandan dezavantajlı grupları üretime dahil ederek ekonomik ve sosyal faydanın nasıl bir arada sağlanabileceğini bizlere en güzel şekilde gösteriyor.