
Marble İzmir-31 Fuarı kapsamında başlatılan vizyoner Heykel Çalıştayı'nda, altı usta heykeltıraşın milyonlarca yıllık mermer bloklara vurduğu çekiç darbeleri, fuarın ardından İzmir'in meydanlarında kalıcı birer sanat eserine dönüşmeye hazırlanıyor.
Dünya doğaltaş sektörünün en görkemli buluşmalarından biri olan Marble İzmir-31 Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı, bu yıl sadece ticari bir platform olmanın çok ötesine geçerek kentin kültürel dokusuna devasa bir sanat neşteri vuruyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın, mermerin o soğuk fuar alanlarından çıkıp doğrudan halkla buluşması gerektiği yönündeki vizyoner önerisiyle hayata geçirilen Heykel Çalıştayı, Fuar İzmir'de tam anlamıyla bir sanat şölenine dönüştü. Milyonlarca yılda toprak altında oluşan o dev mermer bloklar, şimdi usta ellerin dokunuşuyla İzmir'in sokaklarında yüzyıllar boyunca yaşayacak ölümsüz eserlere dönüşmek için gün sayıyor.
CANLI ÜRETİM ŞOVU VE MİLYON YILLIK DİRENİŞ
Küratörlüğünü heykeltıraş Ekin Erman’ın üstlendiği bu muazzam çalıştayda; Bahadır Hızol, Çağdaş Erçelik, Dilşad Akçayöz, Orhan Gazi Keskin, Özkan Arslan ve Tonguç Sercan gibi Türkiye'nin dört bir yanından gelen birbirinden değerli altı heykeltıraş, canlı üretim modeliyle ziyaretçilerin gözleri önünde mermere hayat veriyor. 8 Nisan 2026 tarihine kadar sürecek olan bu nefes kesen yontma ve şekillendirme süreci, sanatseverlere doğal taşın o meşakkatli sanatsal evrimini saniye saniye izleme fırsatı sunuyor. Küratör Erman, mermerin o destansı yolculuğuna dikkat çekerek, her şeyin hızla tüketilip çöpe atıldığı bu sığ modern çağda, bir mermer heykelin yüzyıllara meydan okuyan kalıcılığının sanat için ne denli eşsiz bir materyal olduğunu büyük bir tutkuyla ifade ediyor.
FUAR HOLÜNDEN İZMİR'İN MEYDANLARINA UZANAN MİRAS
Heykel sanatının izleyiciyle kurduğu o dokunulabilir ve interaktif bağın altını çizen Erman, bu eserlerin kent yaşamının tam merkezinde yer almasının taşıdığı hayati öneme vurgu yapıyor. Usta ellerin yaklaşık 25 günlük o yoğun ve tavizsiz mesaisiyle ortaya çıkacak olan heykeller, 14-17 Nisan 2026 tarihleri arasında Fuar İzmir'in D Holü'nde sergilendikten sonra asıl ait oldukları yere, yani sokağa inecek. İzmir'in farklı noktalarına kalıcı olarak yerleştirilecek bu eserler, sadece fuarın başarısını değil, bir kentin sanata ve estetiğe verdiği o asil değeri de sokak sokak belgeleyecek.
EDİTÖRÜN NOTU: Kullan-at tüketim çılgınlığının zihinlerimizi esir aldığı, her şeyin saniyeler içinde eskiyip yok olduğu bir çağda; milyonlarca yıllık bir mermer bloğunu yontarak onu şehrin göbeğine yüzyıllık bir miras olarak bırakmak, modernizmin o sığlığına atılmış en estetik tokattır. Fuar alanlarına hapsedilen ticari mermer bloklarının sokaklara inip halkın dokunabileceği, gölgesinde oturabileceği birer sanat eserine dönüşmesi, "İzmir vizyonu" denilen o kültürel derinliğin en net ispatıdır. O çekiç sesleri sadece mermeri değil, betonlaşan şehirlerin ruhunu da şekillendirmektedir.