
Dünya genelinde artan jeopolitik gerilimler ve küresel hava sahası kısıtlamaları, uluslararası taşımacılıkta kapasite daralmalarına ve ciddi tedarik zinciri kesintilerine yol açıyor. Bu küresel darboğaz, lojistik sektöründe yeni ve yenilikçi çözümlerin üretilmesini zorunlu kılarken, Türk lojistik şirketleri geliştirdikleri alternatif operasyon modelleriyle kriz sürecini başarılı bir şekilde yönetmeye devam ediyor.
"BEKLEYENLER DEĞİL, OPERASYON YAPANLAR KAZANIR"
Kriz dönemlerinde geliştirdiği hızlı operasyon kabiliyetiyle sektörde öne çıkan şirketlerden biri de Asset Global Logistic Integration (Asset GLI) oldu. Bölgesel hava sahası kısıtlamalarının yarattığı devasa kapasite daralmasına karşı şirketlerinin aldığı proaktif önlemleri değerlendiren Asset GLI CEO'su Uğur Tekin, böylesi zorlu dönemlerin lojistik sektöründe "gerçek operasyon gücünün" ortaya çıktığı anlar olduğunu vurguladı.
Tekin, kriz yönetimi stratejilerini şu sözlerle özetledi:
"Lojistikte kriz zamanlarında iki tip şirket vardır; bekleyenler ve operasyon yapanlar. Biz alternatif rota planlamaları ve güçlü havayolu iş birliklerimizle, müşterilerimizin tedarik zincirinin kesintiye uğramaması için hızlı bir şekilde operasyonlarımızı devreye aldık."
100 TONLUK DEV SEVKİYAT CHARTER UÇUŞUYLA ÇÖZÜLDÜ
Geliştirilen bu proaktif stratejinin sahaya yansıması ise oldukça başarılı sonuçlar verdi. Standart kargo uçuşlarındaki yer bulma sıkıntısını aşmak için özel çözümler üreten şirket, gerçekleştirilen son operasyon kapsamında toplam 100 tonluk devasa bir yükü, iki ayrı özel charter uçuşu planlayarak hedef noktasına başarıyla ulaştırdı. Bu süreçte yükleme ve sevkiyat operasyonlarının tamamen kesintisiz ve güvenli bir şekilde yönetildiği bildirildi.
Kapasite daralmalarının yaşandığı dönemlerde çözüm üretmenin lojistik şirketlerinin en temel sorumluluğu olduğunun altını çizen Tekin, uyguladıkları alternatif rota planlamaları ve esnek çözümler sayesinde müşterilerinin operasyonlarını her koşulda sürdürülebilir hale getirdiklerini ifade etti.