
Samsun’un Çarşamba ilçesine özgü, kadın emeğiyle hazırlanan "Çarşamba biber tuzu", Türkiye’den sonra gözünü yurt dışı pazarına dikti. Kumda yetişen kıl biberin eşsiz aroması dünya sofralarına taşınacak.
Karadeniz mutfağının gizli hazinelerinden biri olan ve özellikle kahvaltı sofralarının başrolünde yer alan "Çarşamba biber tuzu", yerel sınırları aşarak küresel bir marka olma yolunda ilerliyor. 2017 yılında Türk Patent ve Marka Kurumu’ndan coğrafi işaret tescili alarak değerini kanıtlayan bu özel lezzet, sadece Çarşamba’nın kumlu topraklarında yetişen ürünlerle hazırlanıyor. Çarşamba Ev Hanımları Derneği’nin öncülüğünde yürütülen çalışmalarla, biber tuzu artık sadece bir yöresel ürün değil, kadınların ekonomik özgürlüğünü kazandığı bir girişimcilik modeline dönüştü.
LEZZETİN SIRRI: KUMLU TOPRAK VE KIL BİBER
Çarşamba biber tuzunu diğer benzerlerinden ayıran en temel özellik, kullanılan ham maddenin doğallığı ve yetişme koşulları. Çarşamba Ev Hanımları Derneği Başkanı Saniye Şen, bu eşsiz tadın sırrını şu sözlerle anlatıyor: "Bu ürün kapya biberden değil, sadece Çarşamba’nın sahil köylerinde, kumlu toprakta yetişen özel kıl biberlerden üretilir. Denizden gelen nem ve toprağın yapısı biberlere bambaşka bir aroma katıyor. Üretim sürecinde biberleri kek gibi fırınlıyor, özel işlemlerden geçiriyoruz. İçinde bölge dışından hiçbir katkı maddesi bulunmuyor."
KADIN ELİ DEĞDİ, EKONOMİ CANLANDI
2013 yılında kurulan derneğin en büyük hedeflerinden birinin bu ürünü markalaştırmak olduğunu belirten Şen, gelinen noktada kadınların başarısına dikkat çekti. Eskiden sadece evlerde sınırlı miktarda yapılan biber tuzunun, bugün profesyonel bir taleple karşılaştığını ifade eden Şen, "Kadınlarımız artık evlerinde ürettikleri bu ürünle ciddi siparişler alıyor. Bu hem aile bütçesine doğrudan katkı sağlıyor hem de Çarşamba’nın gastronomi turizmini canlandırıyor. Kadın emeği, bu kavanozların içindeki en değerli madde" dedi.
YENİ ROTA: ULUSLARARASI PAZARLAR
Yurt içinden gelen yoğun talebin ardından rota yurt dışına çevrildi. Çarşamba biber tuzunu uluslararası raflara taşımak için çeşitli projeler yürüttüklerini müjdeleyen Saniye Şen, hedeflerinin bir kadın üreticinin daha kazanması olduğunu vurguladı. Marka tesciliyle koruma altına alınan ürünün, doğru pazarlama stratejileriyle dünya mutfaklarında yer bulması bekleniyor. Çarşambalıların bu değere sahip çıkması gerektiğini hatırlatan Şen, yakın zamanda yeni sürpriz projelerle biber tuzunun adını daha sık duyuracaklarını belirtti.
Editör Notu
Çarşamba denince akla pidesi gelir ama biber tuzunu bir kez tadan o eşsiz aromayı bir daha unutamaz. Kumlu toprağın ve deniz neminin bir biberi nasıl bir şahesere dönüştürdüğünü görmek mucize gibi. Saniye Şen ve ekibinin bu yerel değeri tescilleyip kadın istihdamına dönüştürmesi takdire şayan. Umuyoruz ki; Çarşamba’nın bu "kırmızı altını", en kısa sürede Avrupa ve dünya sofralarında hak ettiği yeri alır. Yerel kalkınma, işte tam olarak bu küçük kavanozlardan başlıyor.
Siz kahvaltıda Çarşamba biber tuzunu denediniz mi? Yöresel ürünlerin markalaşması hakkında neler düşünüyorsunuz? Yorumlarda bu eşsiz lezzetle ilgili görüşlerinizi paylaşabilirsiniz.