Bakan Uraloğlu: (Kalkınma Yolu Projesi) "Ülkemiz açısından projenin 10 yıllık periyotta ekonomimize yaklaşık 55 milyar dolarlık katkı sağlamasını öngörüyoruz"

Haber Giriş Tarihi: 19.10.2026 12:57
Haber Güncellenme Tarihi: 19.10.2026 12:57
https://www.haberxr.com/
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Kalkınma Yolu Projesi’ne ilişkin, "Ülkemiz açısından projenin 10 yıllık periyotta ekonomimize yaklaşık 55 milyar dolarlık katkı sağlamasını ve üretim ile lojistik merkezlerinin konumlandırılmasıyla her yıl ortalama 70 bin vatandaşımıza istihdam imkanı oluşturmasını öngörüyoruz" dedi.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı’nda (SETA) düzenlenen "Değişen Küresel Ulaştırma Jeopolitiği ve Kalkınma Yolu Projesi Konferansı"na katıldı. Konferansta konuşan Bakan Uraloğlu, Kalkınma Yolu Projesi’nin Türkiye’nin küresel ticaret ve lojistik ağlarındaki konumunu güçlendirme potansiyeline sahip olduğunu kaydetti.
"Kalkınma Yolu’nu mevcut ticaret ağlarına can suyu veren tamamlayıcı bir güç olarak konumlandırıyoruz"
Türkiye’nin coğrafi ve jeostratejik konumundan dolayı önemli bir yere sahip olduğunu belirten Uraloğlu, "Orta Koridor’un kalbinde yer alan, Türk Boğazları’nı yöneten ve Kalkınma Yolu’nu inşa eden bir Türkiye olarak; masada da sahada da şunu net biçimde kanıtlıyoruz; Türkiye’siz koridor olmaz. Dünya artık; Trans-Hazar üzerinden işleyen Orta Koridor’u, Basra’dan Avrupa’ya uzanacak Kalkınma Yolu’nu, orta koridorun yeni bağlantısı Tripp Koridoru’nu ve Modern Hicaz Demiryolu Hattını konuşuyor. Bu koridorlar birbirinin rakibi değildir; Doğu-Batı ve Kuzey-Güney hatlarını ülkemizde buluşturup Avrupa’ya taşıyan tamamlayıcı omurgalardır. Dolayısıyla Kalkınma Yolu’nu; mevcut ticaret ağlarına can suyu veren tamamlayıcı bir güç olarak konumlandırıyoruz" diye konuştu.
"Türkiye, jeostratejik bir güven adası haline gelmiştir"
Uraloğlu, Türkiye’nin sadece bir geçiş ülkesi olmadığını, aynı zamanda rotaları planlayan, birbirine bağlayan ve güvenli hale getiren bir merkez ülke konumunda olduğunu söyleyerek, "Türkiye’yi yalnızca jeopolitik konumuyla tanımlamak yetersiz kalır. Çünkü Türkiye, cumhurbaşkanımızın liderliğinde, altyapı yatırımları, kriz çözme kabiliyeti, diplomasideki yapıcı duruşu ve güven inşa eden yaklaşımıyla jeostratejik bir güven adası haline gelmiştir. Tüm dünya liderleri tarafından kabul edilen güçlü, sağlam ve güvenli liderliği, uluslararası dinamikleri şekillendiren bir güç olmuştur. Çatışmaların ortasında bir istikrar adası olan, barış yanlısı ve güven inşa eden tutumuyla Türkiye, yalnızca bir geçiş ülkesi değil; rotaları planlayan, bağlayan ve güvenli hale getiren merkez ülke konumundadır" ifadelerini kullandı.
"2002 yılında başlattığımız bölünmüş yol seferberliğiyle 6 bin 101 kilometre olan ağımızı bugün 30 bin 264 kilometreye çıkardık"
24 yılda ulaşım ve haberleşme altyapısına yaklaşık 355 milyar dolarlık yatırım gerçekleştirildiğini aktaran Uraloğlu, şu ifadelere yer verdi:
"Karayollarında, 2002 yılında başlattığımız bölünmüş yol seferberliğiyle 6 bin 101 kilometre olan ağımızı bugün 30 bin 264 kilometreye çıkardık. Sadece 6 ilimiz bölünmüş yollarla bağlıyken, şimdi 77 şehrimizi birbirine bağladık. Üretim merkezleri ile limanlar arasında kesintisiz, hızlı ve konforlu bağlantı sağlayan; Kuzey Marmara, İstanbul-İzmir, Ankara-Niğde ve Aydın-Denizli Otoyolları ve bugün itibarıyla hizmete başlayan bağlantı yollarıyla birlikte 52 km olan Çeşmeli-Kızkalesi Otoyolumuz gibi projelerimizle otoyol uzunluğumuzu 1.714 kilometreden 3 bin 848 kilometreye yükselttik."
"2002 yılında 10 bin 948 kilometre olan demiryolu hattımızı 14 bin 272 kilometreye çıkardık"
Uraloğlu, 2002 yılından itibaren demiryollarını bir devlet politikası ve öncelikli bir sektör olarak benimsediğini ifade ederek, "10 gün önce Cumhurbaşkanımızın da teşrifleriyle hizmete açtığımız Çerkezköy Kapıkule Hızlı Tren Hattımızla birlikte 2002 yılında 10 bin 948 kilometre olan demiryolu hattımızı 14 bin 272 kilometreye çıkardık. Sıfırdan inşa ettiğimiz hızlı tren ağı uzunluğumuzu Çerkezköy-Kapıkule Hattımızı da ekleyerek 2 bin 604 kilometreye ulaştırdık. Hızlı trenin doğrudan ulaştığı il sayımız, bu hat ile 11’den 14’e yükseldi" değerlendirmesinde bulundu.
"2053’te ise ülkemizin dört bir yanını hızlı trenle birleştirerek 48 saatte tüm Türkiye’yi dolaşmayı hedefliyoruz"
Yeni Yüksek Hızlı Tren projeleriyle Türkiye’nin dört bir yanının demir yolu ağıyla birbirine bağlanacağının altını çizen Uraloğlu, "Şu anda; Halkalı-Kapıkule’nin kalan kesimleri ile birlikte, Ankara-İzmir, Bandırma-Bursa-Yenişehir-Osmaneli, Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep, Yerköy-Kayseri, Kırıkkale-Çorum, Karaman-Ulukışla gibi yeni hızlı tren hatlarının yapımlarına devam ediyoruz. İnşallah, 2028’e kadar Hızlı trenin ulaştığı il sayısını 27’ye yükseltmeyi, 2053’te ise ülkemizin dört bir yanını hızlı trenle birleştirerek 48 saatte tüm Türkiye’yi dolaşmayı hedefliyoruz" dedi.
"Kalkınma Yolu, Irak’ın ekonomik yeniden inşasını desteklerken Türkiye’nin merkezi konumunu güçlendirme potansiyeli taşımaktadır"
Kalkınma Yolu Projesi ile bölgesel ekonomik ilişkilerin yeniden şekilleneceğini vurgulayan Uraloğlu, "Kalkınma Yolu, Asya-Körfez-Irak-Türkiye-Avrupa hattında yeni bir ticaret ve lojistik koridoru oluşturmayı hedeflemekte; Irak’ın ekonomik yeniden inşasını desteklerken Türkiye’nin doğu-batı ve kuzey ve güney bağlantısallık ağlarındaki merkezi konumunu güçlendirme potansiyeli taşımaktadır. Bu yönüyle proje, yalnızca bir ulaştırma ve altyapı yatırımı değil, bölgesel güç dengelerini ve ekonomik ilişkileri yeniden şekillendirebilecek stratejik bir kaldıraç niteliğindedir" ifadelerine yer verdi.
"Ülkemiz açısından projenin 10 yıllık periyotta ekonomimize yaklaşık 55 milyar dolarlık katkı sağlamasını öngörüyoruz"
Uraloğlu, Kalkınma Yolu Projesi ile yeni istihdam imkanlarının ortaya çıkacağını hatırlatarak, konuşmasına şu şekilde devam etti:
"Proje tamamlandığında Güney Asya ve Uzak Doğu ülkeleri için Avrupa’nın kapısı olacak, Doğu Afrika’nın Irak üzerinden Avrupa’ya bağlanmasına katkı sağlayacak ve Hürmüz Boğazı’na güvenilir bir alternatif sunarak küresel ticaretin dayanıklılığını artıracaktır. Sadece ülkemiz açısından projenin 10 yıllık periyotta ekonomimize yaklaşık 55 milyar dolarlık katkı sağlamasını ve üretim ile lojistik merkezlerinin konumlandırılmasıyla her yıl ortalama 70 bin vatandaşımıza istihdam imkanı oluşturmasını öngörüyoruz."
"Kalkınma Yolu Projesi, Orta Doğu’nun parçalanmış jeoekonomik yapısını yeniden bütünleştirme potansiyeline sahiptir"
Kalkınma Yolu Projesi’nin bölgesel ticareti güçlendireceğini aktaran Uraloğlu, "Kalkınma Yolu Projesi, Orta Doğu’nun parçalanmış jeoekonomik yapısını yeniden bütünleştirme, Irak’ı bölgesel ticaretin kavşak noktalarından birine dönüştürme ve Türkiye’nin küresel bağlantısallık ağlarındaki konumunu güçlendirme potansiyeline sahiptir" diye konuştu.