
Türkiye’nin ve dünyanın en önemli bitkisel üretim merkezlerinden biri olan Antalya, çarpıcı bir toprak kaybıyla karşı karşıya. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileri, son 20 yılda yaşanan tarım alanı kaybının ürkütücü boyutlarını ortaya koydu. Türkiye genelinde tarım topraklarının yüzde 9,7’si yok olurken, bu kayıp yaklaşık 25 milyon 910 bin dekara, yani 3 milyon 628 bin futbol sahası büyüklüğünde bir alana ulaştı. Kaybedilen toplam alanın Antalya ilinin yüzölçümünden bile büyük olması, tehlikenin boyutunu gözler önüne serdi.
ANTALYA’DAKİ KAYIP TÜRKİYE ORTALAMASININ ÜSTÜNDE
"Tarımın başkenti" olarak bilinen Antalya’da durum çok daha vahim bir tablo çiziyor. Kentte son 20 yılda tarım topraklarının yüzde 16,7’si betonlaşma ve sanayileşme gibi nedenlerle üretim dışı kaldı. Bu oran, Türkiye ortalamasının neredeyse iki katına yaklaştı. Antalya'nın yüzölçümünün yaklaşık yüzde 3,1’ine denk gelen 643 bin dekarlık alanın kaybedilmesi, yaklaşık 90 bin futbol sahasının artık ekilemediği anlamına geliyor.
İLÇELERDEKİ KAYIPLAR KORKUTUCU BOYUTTA
Antalya’nın tarımsal yapısındaki değişim, ilçeler bazında incelendiğinde bazı bölgelerin tarımdan tamamen koptuğu görülüyor:
En Çok Kayıp Verenler: Akseki ve Gündoğmuş ilçeleri tarım alanlarının yüzde 86’sını kaybederken, İbradı yüzde 72 ile onları takip etti.
Üretim Merkezleri: Kumluca’da yüzde 44, Kaş’ta yüzde 43 ve Demre’de yüzde 42 oranında kayıp yaşandı.
Ayakta Kalanlar: Bu karamsar tabloya rağmen Korkuteli tarım alanlarını yüzde 8 artırırken, Finike yüzde 4 ve Serik yüzde 0,6 artışla dikkat çekti.
ÜRETİM DAĞILIMINDA TARLA BİTKİLERİ LİDER
Antalya'da mevcut tarım alanlarının nasıl kullanıldığına dair veriler, kentin üretim çeşitliliğini de yansıtıyor. Toplam tarım arazilerinin kullanım dağılımı şu şekildedir:
Tarla Bitkileri: %47,4
Meyvecilik: %25
Nadas Alanları: %14
Sebze Üretimi: %13,3
Süs Bitkileri: %0,2 Antalya’nın tarım alanlarının yüzde 14’üne tek başına sahip olan Korkuteli, kentin gıda deposu olma özelliğini koruyor.
ALİ ÇANDIR: "GELECEĞİN GIDASINI KAYBEDİYORUZ"
Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, toprak kaybının doğrudan gıda enflasyonu ve dışa bağımlılıkla ilişkili olduğunu vurguladı. Çandır, "Toprak, üzerinde fabrikalar kurup üretemediğimiz bir varlık. Onu kaybettiğimizde aslında gelecekte üreteceğimiz gıdayı kaybediyoruz. Aşırı kentleşme ve sanayileşme bu verimli coğrafyayı baskı altına alıyor. Çiftçiyi üretimden uzaklaştırırsak, gıdaya erişim sorunu ve yüksek fiyatlarla karşılaşmamız kaçınılmazdır. Bu coğrafyanın hakkını vermemiz, toprağımıza özen göstermemiz gerekiyor" dedi.
Editör Notu
Türkiye'nin son 20 yılda Antalya'nın yüzölçümü kadar tarım toprağını kaybetmiş olması, sadece bir istatistik değil; soframızdaki ekmeğin, pazardaki meyvenin azalması demektir. Antalya gibi verimli bir ovada kaybın Türkiye ortalamasının üzerinde olması, turizm ve konut baskısının tarımı nasıl köşeye sıkıştırdığını kanıtlıyor. Ali Çandır’ın da belirttiği gibi, toprak "üretilemeyen" tek varlığımızdır. Gelecek nesillere bir "beton yığını" değil, "üreten bir coğrafya" bırakmak istiyorsak, tarım arazilerinin korunması artık bir tercih değil, bir beka meselesidir.
Sizin bölgenizde tarım arazilerinin yerini binalar mı alıyor? Gıda fiyatlarındaki artışın toprak kaybıyla ilişkisi hakkında ne düşünüyorsunuz? Yorumlarınızı ve çözüm önerilerinizi bekliyoruz.