Amasya’nın Sakala Çarpan Çorbası: İftar ve Sahurda Tok Tutuyor!

Amasya’nın coğrafi işaret yolundaki lezzeti sakala çarpan çorbası, besleyici içeriğiyle Ramazan sofralarının vazgeçilmezi oldu.

Haber Giriş Tarihi: 28.02.2026 15:00
Haber Güncellenme Tarihi: 28.02.2026 15:00

Amasya mutfağının en özgün ve hikayesiyle gülümseten lezzetlerinden biri olan "sakala çarpan çorbası", Ramazan ayının gelmesiyle birlikte sofralarda başköşeye yerleşti. İçeriğindeki erişte ve yeşil mercimek sayesinde yüksek besin değerine sahip olan bu geleneksel çorba, usta şefler tarafından özellikle iftar ve sahur menüleri için öneriliyor. Hem ekonomik malzemeleri hem de pratik yapımıyla dikkat çeken lezzet, Amasya Yalıboyu Turizm İşletmeleri Derneği tarafından da kentin gastronomi turizmindeki en güçlü kozlarından biri olarak değerlendiriliyor.

"ERİŞTELER UZUN OLUNCA SAKALA ÇARPIYOR"

Yıllardır bu eşsiz lezzeti hazırlayan usta şef İsmail Keskin, çorbanın isminin nereden geldiğine dair eğlenceli detaylar paylaştı. Keskin, "Çorbamızın yapımında mercimek, erişte, un, tereyağı ve özel baharatlar kullanıyoruz. En büyük özelliği, içindeki eriştelerin uzun kesilmesidir. Kaşıkla içerken bu erişteler uzun olduğu için çene altına, yani sakala çarpar; ismi buradan gelir. Amasya’mıza özgü bu çorbayı yaklaşık 30 dakikada hazırlayıp sunuma hazır hale getiriyoruz" dedi.

SAHUR İÇİN ALTIN TAVSİYE: ACİKTIRMIYOR

Amasya Yalıboyu Turizm İşletmeleri Derneği Başkanı Selçuk Başün, çorbanın sadece bir lezzet değil, aynı zamanda bir "tokluk formülü" olduğunu vurguladı. Başün, özellikle sahurda tüketilmesini tavsiye ederek şunları söyledi: "Sakala çarpan çorbası, yüksek lifli yapısıyla uzun süre tokluk hissi oluşturuyor. Gün içinde acıktırmaması ve en önemlisi su ihtiyacı hissettirmemesi gibi harika özellikleri var. Bu yüzden hem iftarda mideyi yormayan bir başlangıç hem de sahurda güçlü bir destekçidir."

NİNEDEN TORUNA COĞRAFİ İŞARET YOLCULUĞU

Geleneksel lezzeti sofralarından eksik etmeyen şef Aliye Öksüz ise bu kültürel mirası ninesinden öğrendiğini belirtti. Çorbanın aslına uygun yapılması için geleneksel yöntemlerin önemine değinen Öksüz, Amasya’nın bu değerini yaşatmaya çalıştıklarını ifade etti. Halen coğrafi işaret süreci devam eden sakala çarpan çorbası, Amasya’nın sadece elması ve bamyasıyla değil, zengin çorba kültürüyle de Türkiye’nin lezzet haritasındaki yerini perçinlemeye hazırlanıyor.

Editör Notu

Amasya'nın sakala çarpan çorbası, ismindeki nüktedan yaklaşımla Anadolu insanının zekasını; içeriğindeki mercimek ve erişteyle ise pratik çözüm üretme yeteneğini temsil ediyor. 2026 Ramazan'ında da görüyoruz ki, modern diyetlerin "protein ve lif" önerilerini Amasya halkı yüzyıllar öncesinden bu çorbada birleştirmiş. Hem ekonomik olması hem de sahurda susatmaması, bu çorbayı her evde pişmesi gereken bir şifa kaynağı haline getiriyor.

Amasya’nın bu meşhur çorbasını daha önce denediniz mi? Sizin yörenizde benzer malzemelerle yapılan farklı isimli bir çorba var mı? Sakala çarpan çorbasının sahurdaki tokluk etkisi hakkındaki yorumlarınızı bekliyoruz.