Yaşar Üniversitesi’nde Öz Savunma Eğitimi: "Bu Bir İsviçre Çakısıdır"

Yaşar Üniversitesi'nde öğrencilere yönelik "Güvenli Yaşam Atölyesi" düzenlendi. Atölyede, öğrencilere riskli durumlardan korunma ve öz savunma teknikleri öğretildi.

Haber Giriş Tarihi: 27.02.2026 10:00
Haber Güncellenme Tarihi: 27.02.2026 10:00

İzmir Yaşar Üniversitesi Selçuk Yaşar Kampüsü, öğrencilerin kamusal alanlarda kendilerini daha güvende hissetmelerini sağlayacak anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Topluluğu tarafından organize edilen "Güvenli Yaşam ve Kendini Koruma Atölyesi", öğrencilerin yoğun ilgisiyle gerçekleşti. Eğitim kapsamında katılımcılar, günlük yaşamda karşılaşabilecekleri olası tehditleri erkenden fark etme ve bu durumlara karşı hem fiziksel hem de psikolojik bariyerler oluşturma konusunda kapsamlı bir eğitimden geçti.

HAK TEMELLİ VE ÖZ-FARKINDALIK ODAKLI EĞİTİM

Savunma sanatları eğitmeni Barış Kural tarafından verilen atölyede, şiddeti teşvik eden yöntemlerden kaçınılarak tamamen hak temelli bir strateji izlendi. Katılımcılara, zorlayıcı durumları önceden analiz edebilme ve kişisel sınırları doğru tanımlama becerileri kazandırıldı. Uygulamalı tekniklerle desteklenen eğitimde; riskli ortamlardan güvenli şekilde uzaklaşma, beden dilini doğru kullanma ve merkezde kalma modelleri üzerinde çalışıldı.

"ÖZ SAVUNMA BİREY İÇİN İSVİÇRE ÇAKISIDIR"

Eğitmen Barış Kural, öz savunmanın sadece fiziksel bir güç gösterisi olmadığını, aynı zamanda zihinsel bir disiplin olduğunu vurguladı. Kural, eğitim süreciyle ilgili şunları söyledi: "Öz savunma becerisi, her birey için bir İsviçre çakısı işlevi görür. Burada saldırı anından kaçınma ve temasın sağlandığı noktaları simüle eden hareketleri çalıştık. Bu süreç, bireyin kendi bedenini daha iyi tanımasını ve herhangi bir tehdit karşısında sarsılmadan merkezde kalabilmesini sağlıyor."

"ASIL ÇÖZÜM YASAL YAPTIRIMLARDA YATIYOR"

Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Topluluğu Başkanı Selin Başbayram, atölyenin önemine değinirken meselenin toplumsal boyutuna da dikkat çekti. Kişisel alan farkındalığının bireysel bir beceri olduğunu belirten Başbayram, "Bu etkinlik, kadınların kendi kendilerini korumaları gerektiği gibi yanlış bir algı yaratmamalı. Kadına yönelik şiddetin sorumluluğu bireylere yüklenerek sorun küçültülmemeli. Biz burada farkındalık kazanıyoruz ancak asıl ve kalıcı çözüm, yasal yaptırımların tam ve etkin şekilde uygulanmasında yatıyor" dedi. Eğitim sonunda atölyeyi başarıyla tamamlayan öğrencilere katılım sertifikaları takdim edildi.

Editör Notu

Yaşar Üniversitesi’ndeki bu atölye, üniversite gençliğinin toplumsal sorunlara karşı nasıl bilinçli bir duruş sergilediğini gösteriyor. Savunma tekniklerini bir "İsviçre çakısı" olarak tanımlayan eğitmen Barış Kural’ın yaklaşımı, güvenliğin sadece kas gücü değil, bir "hazırlıklı olma hali" olduğunu kanıtlıyor. Selin Başbayram’ın da vurguladığı gibi; bireysel savunma bir ihtiyaç olsa da, güvenli bir toplumun asıl garantisi adalettir. Gençlerin bu denli nitelikli ve hak temelli eğitimlerle donatılması, geleceğin kamusal alanlarının çok daha güvenli olacağına dair umut veriyor.

Üniversitelerde bu tür öz savunma ve güvenli yaşam atölyelerinin yaygınlaşması hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce bireysel farkındalık mı yoksa yasal düzenlemeler mi daha etkili? Yorumlarınızı ve görüşlerinizi bekliyoruz.