
Prof. Dr. Gönültaş, okul saldırılarını değerlendirerek şiddet oyunlarının ve sanal alemin çocuklarda paralel bir toplum oluşturduğunu belirtti.
SANAL ORTAMLAR VE PARALEL TOPLUM
Cumhuriyet Üniversitesi Sosyal Hizmet Bölüm Başkanı Prof. Dr. Miraç Burak Gönültaş, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta yaşanan üzücü okul saldırılarını kriminolojik ve sosyolojik açıdan değerlendirdi. Çocukların gerçek sosyal çevrelerinden koptuklarında sanal aleme yöneldiklerini belirten uzman isim, bu durumun tehlikelerine dikkat çekti:
Paralel Hayatlar: Uzun süre sanal ortamda vakit geçiren çocuklar; orada kendilerine paralel anne, baba ve arkadaşlıklar ediniyor.
Gerçeklikten Kopuş: Sanaldaki kurallar zamanla çocuğun gerçek dünyadaki değerlerinin yerini alarak; aileyi, okulu ve sosyal çevreyi devre dışı bırakıyor.
ŞİDDETİN NORMALLEŞMESİ VE KİMLİK ARAYIŞI
Prof. Dr. Gönültaş, şiddet içerikli oyunların çocuklardaki vicdani rahatsızlıkları yok ettiğini ve silaha ulaşım kolaylığıyla birleşince büyük bir tehlike yarattığını vurguladı. Kahramanmaraş'taki saldırganın, WhatsApp profiline daha önce ABD'de katliam yapmış birinin fotoğrafını koymasını ise şu sözlerle açıkladı:
Ergenlik dönemindeki ciddi kimlik arayışı ve sorunları, çocukları "karanlık rol modellere" itebiliyor.
Medyanın ve toplumun suçluları çok fazla konuşması, bu kişilerin çocuklar gözünde "şöhretli" biri gibi algılanıp benimsenmesine yol açabiliyor.
AİLELERE VE OKULLARA DÜŞEN GÖREVLER
Çözüm noktasında ailenin kontrol ve takip mekanizmasının kritik olduğunu belirten Prof. Dr. Gönültaş, acilen alınması gereken önlemleri şöyle sıraladı:
Aile İçi İletişim: Çatışan değil anlayan taraf olunmalı; çocuğun sanal ve gerçek dünyadaki arkadaşlıkları yakından takip edilerek kontrol mekanizması hissettirilmeli.
Okullarda Özel Birimler: Yüksek riskli ve sorunlu çocuklar okullarda tespit edilerek; psikososyal odaklı özel ekipler tarafından aileyle iş birliği içinde birebir izlenmeli, gerekirse tıbbi tedavi sağlanmalı.
EDİTÖRÜN NOTU: Dijitalleşmenin çocuklarımızı "paralel" bir dünyanın sessiz sakinleri haline getirmesi, günümüzün en büyük ebeveynlik ve eğitim sınavıdır. Şiddetin oyunlarda "başarı", gerçek hayatta ise "karanlık bir rol model" olarak pazarlandığı bu çağda, çocuklarımızın zihinlerini sanal dünyanın insafına bırakmamak en acil sorumluluğumuzdur.