Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Geylan: "Öğretmen açığı sorunu her geçen gün büyümeye devam etmektedir"

Haber Giriş Tarihi: 04.08.2026 10:17
Haber Güncellenme Tarihi: 04.08.2026 10:17
https://www.haberxr.com/
Türkiye Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmetleri Kolu Kamu Çalışanları Sendikası (Türk Eğitim-Sen) Genel Başkanı Talip Geylan, "Öğretmen açığı sorunu her geçen gün büyümeye devam etmektedir. Bir tarafta yüz binlerce öğretmen atama beklerken, diğer tarafta eğitim fakülteleri her yıl on binlerce mezun vermektedir" dedi.

Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, öğretmen açığının Türkiye’nin en önemli sorunlarından biri olduğunu belirterek, Milli Eğitim Bakanlığı’nı bu konuda acil ve kalıcı tedbirler almaya çağırdı. 2025 Akademi Giriş Sınavı (AGS) kapsamında 10 bin öğretmen kontenjanı ayrıldığını hatırlatan Geylan, bu sayının hem okullardaki öğretmen ihtiyacı hem de atama bekleyen yüz binlerce öğretmen dikkate alındığında yetersiz olduğunu ifade etti. 2025 AGS kapsamında atanacak 10 bin öğretmenin, bir yıl sürecek hazırlık eğitiminin ardından en erken 2027 yılında göreve başlayacağını vurgulayan Geylan, öğretmen açığının bu şekilde giderilmesinin mümkün olmadığını kaydetti. Mevcut uygulamanın eğitim sisteminin ihtiyaçlarına cevap vermekten uzak olduğunu kaydeden Geylan, bunun sürdürülebilir bir yöntem olmadığını söyledi. 2026 yılında yapılacak AGS’de, en az ücretli öğretmen sayısı kadar kontenjan ayrılması gerektiğini sözlerine ekledi.

"Öğretmen açığı sorunu her geçen gün büyümeye devam etmektedir"
Okulların öğretmen ihtiyacını karşılayamadığını dile getiren Geylan, "Öğretmen açığı sorunu her geçen gün büyümeye devam etmektedir. Bir tarafta yüz binlerce öğretmen atama beklerken, diğer tarafta eğitim fakülteleri her yıl on binlerce mezun vermektedir. Buna rağmen okulların öğretmen ihtiyacı kadrolu atamalarla karşılanmamakta, ücretli öğretmenlik uygulaması ise eğitim sistemimizin kanayan yarası olmayı sürdürmektedir. Sendikamızın geçtiğimiz eğitim-öğretim yılında gerçekleştirdiği ücretli öğretmenlik araştırmasına göre, 62 ilde toplam 71 bin 757 ücretli öğretmen görev yapmaktadır. Ayrıca, 55 ilden elde ettiğimiz verilere göre öğretmen ihtiyacı 80 bin 449’dur. Bu tablo, öğretmen açığının ulaştığı boyutu açıkça ortaya koymaktadır. İller bazında incelendiğinde, en fazla ücretli öğretmenin görev yaptığı il 21 bin 947 kişiyle İstanbul’dur. İstanbul’u 5 bin 894 ücretli öğretmenle Şanlıurfa takip etmektedir. 62 ilde görev yapan ücretli öğretmenlerin mezuniyet durumuna bakıldığında ise 30 bin 536’sının eğitim fakültesi, 35 bin 359’unun diğer lisans programları, 5 bin 862’sinin ise ön lisans mezunu olduğu görülmektedir. Pedagojik formasyona sahip olmayan ön lisans mezunlarının ücretli öğretmen olarak derslere girmesi, eğitim-öğretim sürecinin niteliğini ve verimliliğini olumsuz etkilemektedir" diye konuştu.

"Öğretmen ihtiyacının eğitimin niteliğinin artırılması açısından kaçınılmaz bir zorunluluktur"
Öğretmen açığının her geçen gün giderek arttığını vurgulayan Geylan, "Daha da dikkat çekici olan husus, özel uzmanlık gerektiren zihinsel engelliler, görme engelliler ve işitme engelliler öğretmenliği gibi alanlarda dahi ön lisans mezunu ücretli öğretmenlerin görevlendiriliyor olmasıdır. Özel eğitim alanında görev yapan toplam 20 bin 979 ücretli öğretmenin 8 bin 669’u eğitim fakültesi, 10 bin 105’i diğer lisans programları, 2 bin 205’i ise ön lisans mezunudur. Bu durum, özel eğitim gibi uzmanlık gerektiren bir alanda dahi öğretmen ihtiyacının kadrolu atamalarla karşılanamadığını göstermektedir. Ücretli öğretmenlik uygulaması istisnai durumlarda pansuman bir yöntem olarak ihdas edilmiş olsa da bugün neredeyse asli istihdam modeli haline gelmiştir. Oysa öğretmen ihtiyacının güvenceli, kadrolu karşılanması hem eğitimde fırsat eşitliği hem de eğitimin niteliğinin artırılması açısından kaçınılmaz bir zorunluluktur" şeklinde konuştu.

"10 bin kişilik kontenjan son derece yetersizdir"
AGS kapsamında verilen 10 binlik kontenjanın öğretmen ihtiyacını karşılamadığını söyleyen Geylan, "AGS ile adaylar, kontenjanlar doğrultusunda puan üstünlüğüne göre Milli Eğitim Akademisine kabul edilmekte ve bir yıllık hazırlık eğitiminin ardından göreve başlamaktadır. Ancak 2025 AGS kapsamında ayrılan 10 bin kişilik kontenjan, ülkemizin öğretmen ihtiyacı dikkate alındığında son derece yetersizdir. Türk Eğitim-Sen olarak başından beri bu sayının ne öğretmen açığını kapatmaya ne de ücretli öğretmenlik uygulamasını sona erdirmeye yeteceğini ifade ettik. Öte yandan Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral’ın, ‘2026-2027 eğitim-öğretim sezonunda ciddi bir öğretmen alımı olacak’ yönündeki açıklamaları yeniden gündem oldu. Biz de 2026 yılının başında Saral’ın yaptığı bu açıklamanın müşahhas adımlarla hayata geçirilmesini, bu sözün yerine getirilmesini ve öğretmen atamalarının eğitimin gerçek ihtiyacı doğrultusunda planlanmasını bekliyoruz. Mülakatın kaldırılması ise olumlu bir gelişme olmakla birlikte, öğretmenlerin 12 ay süren akademi eğitimi nedeniyle göreve ancak bir yıl sonra başlayacak olması da önemli bir sorun oluşturmaktadır. 2025 AGS kapsamında seçilen öğretmenlerin en erken 2027 yılında görevlerine başlayabilecek olması, mevcut öğretmen açığının daha da büyümesine neden olacaktır. Eğitim sisteminin acil öğretmen ihtiyacı göz önünde bulundurularak atama süreçleri hızlandırılmalı ve öğretmenlerin sınıflarla buluşması geciktirilmemelidir" dedi.

"2026 AGS kapsamında en az ücretli öğretmen sayısı kadar kontenjan ayrılmasıdır"
Bu soruna çözüm olarak 2026 AGS kontenjanının en az ücretli öğretmen sayısı kadar olması gerektiğini ifade eden Geylan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Çözüm, 2026 AGS kapsamında en az ücretli öğretmen sayısı kadar kontenjan ayrılmasıdır. Talebimiz açıktır. Bilindiği üzere 2026 AGS, 26 Temmuz’da gerçekleştirilmiştir. Milli Eğitim Bakanlığı, bu sınav kapsamında en az mevcut ücretli öğretmen sayısı kadar kontenjan ayırmalıdır. Ücretli öğretmen sayısının 81 il genelinde yaklaşık 100 bine ulaştığı dikkate alındığında, 2026 AGS ile en az 100 bin atama yapılması hem eğitim sistemimizin acil öğretmen ihtiyacını karşılayacak hem de yıllardır atama bekleyen öğretmenlerimizin haklı beklentilerine cevap verecektir. Bununla birlikte, öğretmenlerin göreve başlamasını geciktiren Milli Eğitim Akademisi süreci de yeniden gözden geçirilmelidir. Akademi eğitimi 2 ayla sınırlandırılmalı, öğretmenler göreve zaman kaybetmeden başlayabilmelidir. Bunun yanında, 2023 ve 2024 KPSS mağduru öğretmenlerimizin yaşadığı mağduriyet artık görmezden gelinemez. 2023 KPSS’de yüksek puan almalarına rağmen mülakat sürecinde hak kaybına uğrayan bin 611 öğretmenin mağduriyeti giderilmeli ve atamaları yapılmalıdır. 2024 KPSS’de ise yüksek başarı gösteren, hatta dereceye giren çok sayıda öğretmenimiz yalnızca kontenjan yetersizliği nedeniyle atamaları gerçekleştirilmemiştir. Kabul etmemiz mümkün değildir. 2024 KPSS mağduru öğretmenlerimiz için ek atama yapılması hakkaniyetin gereğidir. Bu gençler, başka ülkelerin değil, Türkiye Cumhuriyeti’nin yetiştirdiği evlatlarıdır. Yıllarını eğitimlerine veren, alın teri döken, sınavlarda başarı gösteren öğretmenlerimizin haklı sesine kulak verilmelidir. Devlet, kendi yetiştirdiği evlatlarını, potansiyelini görmezden gelmemeli, genç öğretmenlerimizin emeklerinin karşılığını alabilmelerini sağlamalıdır."