
Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bulunan Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, sadece meslek edindiren bir kurum olmanın ötesine geçerek, "özel" öğrencileri hayata kazandıran bir rehabilitasyon merkezine dönüştü. Okulun özel eğitim sınıfında öğrenim gören engelli öğrenciler, kurulan ahşap tasarım atölyesinde hayal güçlerini somut eserlere dönüştürüyor.
Geri dönüşüm ve "Sıfır Atık" bilincinin sanatla harmanlandığı atölyede, öğrenciler atık durumdaki ağaç ve tahta parçalarını işleyerek birbirinden renkli oyuncaklar ve yontma resimler üretiyor.
Zımparalarken Ruhlarını da İyileştiriyorlar
Öğretmenlerinin gözetiminde kesim, zımbalama, boyama ve birleştirme işlemlerini titizlikle yapan öğrenciler, bir şeyi "başarmanın" ve "üretmenin" tarifsiz mutluluğunu yaşıyor. Atölye çalışmaları, çocukların el-göz koordinasyonunu ve ince motor becerilerini geliştirirken, aynı zamanda onlara özgüven aşılıyor.
Okul Müdürü Mehmet Sadık Kıran, projenin amacını şu sözlerle özetledi: "Özel eğitim A sınıfımız için kurduğumuz bu atölyede, çocuklarımızın el becerilerini geliştirerek üretmenin hazzını tatmalarını istiyoruz. Aynı zamanda atık ahşapları geri dönüştürerek çevre bilinci oluşturuyoruz. Bu özel çocuklarımız, uygun ortam sağlandığında ve desteklendiğinde her türlü beceriyi kazanabilecek potansiyele sahip."
Köy Okullarına Oyuncak Kardeşliği
Atölyede üretilen eserlerin sadece birer "süs eşyası" olarak kalmaması, projenin en anlamlı tarafını oluşturuyor. Engelli öğrencilerin büyük bir emekle hazırladığı ahşap oyuncaklar, ilçedeki köy okullarında eğitim gören diğer çocuklara hediye edilecek. Böylece "alan el" değil, "veren el" olmanın gururunu yaşayacaklar.
"Hayata Hazırlıyoruz"
Mobilya ve İç Mekân Tasarımı Öğretmeni Erhan Aslan, hedeflerinin bağımsız ve kendine yetebilen bireyler yetiştirmek olduğunu belirtirken; Özel Eğitim Öğretmeni Sevda Ortakaya ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayesinde yürütülen "Sıfır Atık Projesi"ne dikkat çekti.
Ortakaya, "Atölyemizde çocuklarımız disiplini, sorumluluk almayı ve bir işi tamamlamayı öğreniyor. İkinci el ve atık malzemelerden oyuncak üreterek hem problem çözme yeteneklerini geliştiriyorlar hem de birlikte çalışmaktan keyif alıyorlar. Amacımız onları sadece okula değil, topluma ve hayata kazandırmak" ifadelerini kullandı.
Atölyede talaş tozuna bulanmış elleriyle üretim yapan öğrencilerin yüzündeki gülümseme ise yapılan işin ne kadar doğru olduğunun en büyük kanıtıydı.
Editörün Notu: "Eğitimde fırsat eşitliği denildiğinde akla genellikle maddi imkanlar gelir; oysa asıl eşitlik, her bireyin kendi yeteneğine göre var olma hakkıdır. Siverek'teki bu proje, 'engelli' kelimesinin sadece zihinlerdeki bir bariyer olduğunu, fırsat verildiğinde o özel çocukların nasıl birer zanaatkâra dönüşebileceğini gösteriyor. Bir engelli öğrencinin, atık bir tahtayı oyuncağa dönüştürüp başka bir çocuğa hediye etmesi, toplumsal dayanışmanın zirvesidir. Bu atölyeler sadece ahşabı değil, toplumun engelli bireylere bakış açısını da yontuyor, güzelleştiriyor. Emeği geçen öğretmenleri ayakta alkışlamak lazım."