
Konya'daki eğitim şöleninde konuşan Bakan Tekin, çocukların ruhsal dünyasının algoritmaların insafına terk edilmemesi gerektiğini vurguladı.
KONYA'DA BÜYÜK EĞİTİM ŞÖLENİ VE FİNAL HEYECANI
Türkiye genelindeki İmam Hatip okulları arasında kıyasıya bir mücadeleye sahne olan mesleki yarışmaların kırk ikinci Türkiye finalleri, bu yıl ilk defa Konya'da düzenlendi. Selçuklu Kongre Merkezi'nin ev sahipliğinde büyük bir coşkuyla gerçekleştirilen "İmam Hatip Okulları Büyük Türkiye Şöleni" etkinliğinde; ülkenin eğitim vizyonu, gençliğin geleceği ve karşı karşıya kalınan yeni nesil tehditler masaya yatırıldı. Toplamda on binin üzerinde öğrencinin aşamalı olarak katıldığı ve seksen sekiz finalistin yeteneklerini sergilediği bu dev organizasyonda, dereceye giren gençlere ödüllerini Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin takdim etti. Şölende gerçekleştirdiği konuşmayla dikkat çeken Bakan Tekin, günümüzde çocukları hedef alan sinsi tehlikelere karşı tüm topluma önemli mesajlar verdi.
MASUM GÖRÜNEN DİJİTAL TEHDİTLERE DİKKAT ÇEKİLDİ
Bakan Tekin, geçmişte okul kapılarında gençlerin eğitim hakkını engelleyen zihniyetin bugün form değiştirdiğini; artık çocukların zihnine, aile bağlarına ve arkadaşlık ilişkilerine dijital yollarla sızmaya çalıştığını ifade etti. İman, ahlak ve aile yapısına yönelik saldırıların günümüzde masum bir eğlence, kısa bir video ya da popüler bir sosyal medya akımı kisvesi altında sunulduğunu belirten Tekin, eğitimcilerin bu duruma seyirci kalamayacağını vurguladı. Sanal ilişkilerin yalnızlığı giderek derinleştirdiği, siber zorbalığın ve şiddet içeriklerinin sıradanlaştığı bu yeni dijital ekosistemin, günümüz eğitim meselelerinin tam merkezinde yer aldığının altını çizdi.
"GENÇLERİN RUHU EKRANLARIN İNSAFINA TERK EDİLEMEZ"
Dijital mecraların yarattığı yıkıcı etkilere karşı net ve kararlı bir duruş sergileyen Bakan, gençlerin ruh dünyasının algoritmaların merhametine bırakılmaması gerektiği konusunda ailelere ve kurumlara tarihi bir çağrıda bulundu. Akademik başarının takibi kadar öğrencilerin psikolojik durumlarının, dijital ayak izlerinin ve içsel öfkelerinin de hassasiyetle izlenmesi gerektiğini aktaran Tekin; bu büyük yükün sadece okula veya yalnızca aileye bırakılamayacağını, sivil toplumdan kamu otoritesine kadar herkesin ortak bir seferberlik ruhuyla hareket etmesi gerektiğini söyledi. Programda ayrıca okulların çok yönlü gelişimine de değinilerek; fen bilimlerinden yabancı dile, sanattan spora kadar genişleyen eğitim modeliyle öğrencilere çok boyutlu bir vizyon sunulduğu belirtildi.