
Bolu, zengin orman dokusu ve biyolojik çeşitliliğiyle Türkiye’nin yaban hayatı açısından en önemli bölgelerinden biri olarak öne çıkıyor. Ancak bu zenginlik, beraberinde ciddi sorumluluklar da getiriyor. 2025 yılı boyunca Bolu Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğü (DKMP) ekipleri, gerek düzenli arazi taramaları gerekse vatandaşlardan gelen ihbarlar doğrultusunda yaralı, bitkin ya da yaşamını sürdürmekte zorlanan çok sayıda yaban hayvanına müdahale etti.
Bu çalışmalar kapsamında toplam 132 yaban hayvanı koruma altına alındı. İlk müdahaleleri yapılan hayvanlar, tedavi ve rehabilitasyon süreçlerinin ardından yeniden doğal yaşam alanlarına bırakıldı. Doğaya salınan hayvanlar arasında yalnızca yaygın türler değil, aynı zamanda nesli tehlike altında veya hassas türler de yer aldı.
Neden Önemli?
Tedavi edilerek doğaya salınan hayvanlar arasında kara akbaba, vaşak, kızılgeyik ve halkalı sinek kuşu gibi nadir türlerin bulunması, yürütülen çalışmaların ekolojik açıdan ne kadar kritik olduğunu ortaya koyuyor. Bu türler, bulundukları ekosistemin dengesi için kilit rol üstleniyor. Özellikle yırtıcı türlerin varlığı, doğal dengenin korunmasında hayati önem taşıyor.
Uzmanlara göre, yaralı bir yaban hayvanının tedavi edilip tekrar doğaya kazandırılması yalnızca bireysel bir kurtarma değil; aynı zamanda bir ekosistemin sürdürülebilirliğine yapılan uzun vadeli bir yatırım anlamı taşıyor.
Bolu ve çevresi, geçmiş yıllarda da yaban hayvanlarının korunmasına yönelik önemli çalışmalara sahne oldu. Özellikle son yıllarda artan insan faaliyetleri, trafik kazaları, iklim değişikliğine bağlı besin kaynaklarının azalması ve habitat daralması, yaban hayvanlarını daha savunmasız hale getirdi. Bu nedenle DKMP ekiplerinin hızlı müdahalesi ve bilinçli vatandaş ihbarları, her geçen yıl daha da kritik hale geliyor.
2025 yılında ulaşılan 132 hayvanlık rakam, hem bölgedeki yaban hayatı baskısını hem de koruma refleksinin güçlendiğini gösteren çarpıcı bir veri olarak değerlendiriliyor.
Doğa Koruma ve Milli Parklar yetkilileri, yaban hayvanlarıyla karşılaşıldığında bilinçsiz müdahalenin hayati riskler doğurabileceği konusunda uyarıyor. DKMP, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Yaralı yaban hayvanı gördüğünüzde müdahale etmeyin, 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayın” çağrısında bulundu.
Yetkililer, yanlış müdahalelerin hayvanların durumunu ağırlaştırabileceğini ve hem hayvan hem de insan güvenliği açısından risk oluşturabileceğini vurguluyor.
Editörün Notu
Bence bu haberin en çarpıcı yanı rakamlar değil, ortaya koyduğu zihniyet değişimi. 132 hayvan demek; 132 ayrı yaşam, 132 ayrı ekosistem halkası ve 132 kez “vazgeçmedik” demek. Bir vaşağın yeniden ormana karışması, bir kara akbabanın gökyüzüne yükselmesi sadece güzel bir görüntü değil; doğayla kurduğumuz ilişkinin hâlâ onarılabilir olduğunu gösteren güçlü bir işaret.
Gözlemlediğim kadarıyla, doğa haberleri çoğu zaman felaketlerle gündeme geliyor. Oysa bu tür haberler bize şunu hatırlatıyor: Doğru müdahale, bilinçli kamu kurumları ve duyarlı vatandaşlarla tablo değişebiliyor. Bu yüzden bu haberi “güzel bir detay” olarak değil, çoğaltılması gereken bir yaklaşımın kanıtı olarak görmek gerekiyor.
Haber Önerisi: Rüzgar İstanbul'u Yıktı Geçti: Tekneler Battı, 97 Uçak Seferi İptal Edildi