Türkiye Su Kriziyle Karşı Karşıya: Tarım İçin Alarm Zilleri Çalıyor

TZOB Başkanı Şemsi Bayraktar, su kaynaklarındaki azalma ve iklim değişikliğinin tarımı tehdit ettiğini belirterek sulama altyapısının modernize edilmesi gerektiğini söyledi.

Haber Giriş Tarihi: 22.03.2026 10:39
Haber Güncellenme Tarihi: 22.03.2026 10:39

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Dünya Su Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, su krizinin giderek derinleştiğini ve bu durumun yalnızca çevresel değil, aynı zamanda ekonomik ve tarımsal bir tehdit haline geldiğini vurguladı.

Bayraktar, 1993 yılından bu yana her yıl 22 Mart’ta kutlanan Dünya Su Günü’nün, tatlı su kaynaklarının önemine dikkat çekmek amacıyla Birleşmiş Milletler tarafından düzenlendiğini hatırlattı. Dünya genelinde 2 milyardan fazla insanın güvenli suya erişimde sorun yaşadığını belirten Bayraktar, 2026 yılı temasının ise “Su ve Cinsiyet” olarak belirlendiğini ifade etti.

Küresel ölçekte yaşanan su krizinin artık yalnızca çevresel bir mesele olmaktan çıktığını belirten Bayraktar, bu durumun gıda güvenliği, ekonomik dengeler ve hatta siyasi istikrar açısından ciddi riskler oluşturduğunu söyledi. Özellikle tarım sektörünün bu süreçten doğrudan etkilendiğini vurgulayan Bayraktar, dünya genelinde tatlı su kullanımının yaklaşık yüzde 69’unun tarımda gerçekleştiğini ifade etti.

Modern tarımda suyun hayati rolüne dikkat çeken Bayraktar, yeterli su olmadan bitkilerin besin maddelerini etkin şekilde kullanamadığını ve bunun doğrudan verim kaybına yol açtığını belirtti. Bu nedenle suyun verimli kullanımının, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından kritik öneme sahip olduğunu söyledi.

Türkiye’ye ilişkin verileri de paylaşan Bayraktar, ülkenin yıllık 112 milyar metreküp kullanılabilir su potansiyeline sahip olduğunu belirtti. Ancak bu kaynağın büyük bölümünün tarımsal sulamada kullanıldığını vurgulayan Bayraktar, kişi başına düşen yıllık kullanılabilir su miktarının yaklaşık 1301 metreküp seviyesinde olduğunu ifade etti. Bu verinin, Türkiye’nin su zengini bir ülke olmadığını açıkça ortaya koyduğunu dile getirdi.

Türkiye’de sulanabilir tarım arazisinin yaklaşık 8,5 milyon hektar olduğunu belirten Bayraktar, gelişen teknoloji ile bu alanın 10,5 milyon hektara çıkarılabileceğini ancak mevcut durumda 7,28 milyon hektarın sulamaya açıldığını söyledi. Geriye kalan alanların sulamaya kazandırılması için yatırımların hızlandırılması gerektiğini vurguladı.

İklim değişikliğinin etkilerine de değinen Bayraktar, yağış rejimindeki düzensizliklerin kuraklık ve ani taşkın risklerini artırdığını ifade etti. Bu durumun tarımsal üretimde ciddi kayıplara yol açtığını belirten Bayraktar, su yönetiminin artık çok daha stratejik bir konu haline geldiğini söyledi.

Açıklamasında çözüm önerilerine de yer veren Bayraktar, eski ve verimsiz sulama kanallarının yenilenmesi gerektiğini vurguladı. Modern sulama sistemleri, akıllı drenaj altyapıları ve doğa tabanlı çözümlerin yaygınlaştırılmasıyla mevcut su kaynaklarından daha yüksek verim alınabileceğini belirtti.

Öte yandan artan maliyetlerin çiftçiler üzerindeki yükünü artırdığına dikkat çeken Bayraktar, özellikle sulama maliyetlerinin düşürülmesi gerektiğini ifade etti. Bu kapsamda, tarımsal sulama amaçlı su kullanım hizmet bedelinin yüzde 50 oranında desteklenmesinin önemine işaret etti.

Bayraktar, suyun korunması ve sürdürülebilir kullanımının artık bir tercih değil zorunluluk olduğunu belirterek, gerekli adımların gecikmeden atılması gerektiğini vurguladı.