
Sakarya Taraklı'da 1100 metre rakımlı Karagöl Yaylası, ilkbaharda suyla dolan menderesleri ve el değmemiş doğasıyla ziyaretçilerini büyülüyor.
GÖKYÜZÜNDEN SÜZÜLEN BİR DOĞA HARİKASI
Sakarya'nın Taraklı ilçesinde yer alan Karagöl Yaylası, baharın gelişiyle birlikte adeta yeryüzüne çizilmiş kusursuz bir tabloya dönüştü. Şehir merkezinden yaklaşık 100 kilometre uzaklıkta, gökyüzüne uzanan köknar, kayın ve çam ağaçlarının arasına gizlenmiş bu devasa cennet, şehirden kaçmak isteyenlere kucak açıyor. 1100 metre rakımda ve 567 hektarlık geniş bir alana yayılan yayla, bol oksijenli havası ve buz gibi sularıyla ziyaretçilerini adeta doğal bir terapi seansına alıyor.
ADINI SUYUN YARATTIĞI İLLÜZYONDAN ALIYOR
Karagöl, sıradan bir ormanlık alandan çok daha fazlasını vadediyor. Özellikle havadan çekilen görüntüler, bölgenin büyüleyici jeomorfolojik yapısını ve doğanın muazzam işleyişini tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor: *Karstik çöküntüler (düdenler), bahar aylarında eriyen karlar ve yağışlarla birlikte tamamen suyla doluyor. *Yağışların ardından biriken bu sular, uzaktan bakıldığında devasa bir göl görünümü yaratıyor ve yayla adını tam olarak bu eşsiz illüzyondan alıyor. *Toprak yüzeyinde bir sanatçının fırçasından çıkmışçasına kıvrılarak akan su kanalları (menderesler), benzersiz bir görsel şölen sunuyor.
ZAMANLA YARIŞAN BİR GÜZELLİK
Geleneksel yayla yaşamının nefes almaya devam ettiği, fotoğraf tutkunları ve doğa yürüyüşçüleri için vazgeçilmez bir rota olan Karagöl, misafirlerinde derin izler bırakıyor. Ancak bu eşsiz manzarayı yakalamak için zamanlamayı doğru yapmak şart.
Bu saklı güzelliği keşfetmek için yola çıkan ziyaretçilerden Sinem İsabetli, yaşadığı hayranlığı, "Fotoğraflardaki kadar güzelmiş. Bu menderesler yılın sadece bazı zamanlarında ortaya çıkıyormuş ve biz de onu görmek için geldik. Doğa tutkunlarının kesinlikle görmesi gereken bir yer" sözleriyle anlattı.
Sakaryalı olmasına rağmen Karagöl ile ilk kez tanışan Merve Bingül ise doğaseverlere kritik bir tüyo vererek, "Böylesine bir güzelliği ilk defa gördüm ve çok beğendim. Ancak bu büyüleyici su kıvrımları sadece Nisan sonu ve Mayıs ortası gibi kısa bir süreliğine oluşuyormuş. Bu eşsiz tabloya şahit olmak isteyenlerin bu kısa zaman dilimini kaçırmaması gerekiyor" ifadelerini kullandı.