Kahverengi Kokarcaya Karşı Zehirli Mantar

KTÜ'de yürütülen çalışmayla kahverengi kokarcayı yok etmek için böceği enfekte eden zehirli mantarlardan yerli biyolojik ilaç geliştiriliyor.

Haber Giriş Tarihi: 28.04.2026 07:30
Haber Güncellenme Tarihi: 28.04.2026 07:30
https://www.haberxr.com/

KTÜ'de yürütülen çalışmayla kahverengi kokarcayı yok etmek için böceği enfekte eden zehirli mantarlardan yerli biyolojik ilaç geliştiriliyor.

TARIMSAL ÜRETİME BÜYÜK TEHDİT

Türkiye'ye 2017 yılında giriş yapan ve doğal düşmanı bulunmayan kahverengi kokarca, tarımsal üretim için ciddi bir tehdit oluşturmaya devam ediyor. 300'ün üzerinde bitkiyle beslenebilen bu zararlı, özellikle fındık başta olmak üzere birçok üründe verim ve kalite kaybına yol açıyor. Sokucu-emici ağız yapısıyla bitkilerin ve tohumların öz suyunu emerek zarar veren böceğin popülasyonu, yüksek rakımlara ve yeni alanlara doğru hızla yayılıyor.

MEVCUT YÖNTEMLER YETERSİZ KALIYOR

Böcekle mücadelede halihazırda kimyasal ilaçlar, biyoteknik feromon tuzakları ve biyolojik bir yöntem olan "samuray arısı" kullanılıyor. Samuray arısı, kendi yumurtasını kokarcanın yumurtasının içine bırakarak zararlının çoğalmasını engelliyor. Ancak böceğin popülasyon yoğunluğunun çok yüksek olması nedeniyle bu biyolojik mücadelenin etkili bir sonuç verip vermediği sahada tam olarak gözlemlenemiyor.

MÜCADELEDE YENİ UMUT: ZEHİRLİ MANTARLAR

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü, kahverengi kokarcaya karşı yeni bir yöntem olarak böceği enfekte eden mikroorganizmalar üzerine çalışıyor. Sokucu-emici bir böcek olduğu için ilacı yemesine gerek kalmadan, sadece temas yoluyla üzerinde çimlenerek enfeksiyon başlatan mantar türleri öne çıkıyor. Laboratuvar ortamında test edilen 20 mantardan iki türün kokarca üzerinde oldukça yüksek bir öldürme etkisine sahip olduğu tespit edildi.

KTÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Demir ve ekibinin bundan sonraki hedefleri ve yol haritası şu şekilde:

Etkili bulunan bu iki mantar türünden yerli bir biyolojik ilaç geliştirmek.

İlacın laboratuvar dışındaki doğal ortamda da etkili olup olmadığını test etmek.

Geliştirilen biyolojik ilacın doğadaki diğer hedef dışı canlılara zarar vermediğinden (yan etkilerinden) emin olmak.

Tüm testlerin başarıyla geçilmesinin ardından ticarileşme adımlarını atarak ilacı çiftçilerin kullanımına sunmak.