
Göksu Nehri’nde Alarm Veren Görüntüler Harekete Geçirdi
Türkiye’nin en önemli sulak alanlarından biri olan ve Özel Çevre Koruma Bölgesi statüsüne sahip Göksu Nehri’nde yaşanan çevre kirliliği, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nı harekete geçirdi. Mersin’in Silifke ve Mut ilçelerinden geçen nehirde suyun yer yer siyaha dönmesi, yoğun koku ve köpüklenme oluşması üzerine bölgede acil denetimler başlatıldı.
Bakanlık ekipleri, özellikle zeytin hasadının yoğunlaştığı dönemde artan çevresel risklere dikkat çekerek, kirliliğin kaynağının zeytinyağı üretimi ve prina işleme tesislerinden kaynaklanmış olabileceği ihtimali üzerinde durdu. Bu kapsamda Göksu Nehri ve çevresinde faaliyet gösteren tesislerde kapsamlı incelemeler gerçekleştirildi.
Zeytin Atık Suyu Nehre Karıştı
29 Aralık tarihinde yapılan denetimlerde, Mut ilçesinde faaliyet gösteren bir prina işleme tesisinde ciddi çevre ihlali tespit edildi. İncelemelerde, tesis bünyesinde “karasu lagünü” olarak adlandırılan alanda toplanan zeytin atık sularının, herhangi bir arıtma işlemine tabi tutulmadan doğrudan Göksu Nehri’ne aktığı belirlendi.
Zeytin üretimi sırasında ortaya çıkan ve yüksek oranda organik yük içeren karasu atıklarının, su ekosistemleri üzerinde son derece yıkıcı etkiler oluşturduğu biliniyor. Uzmanlar, bu tür atıkların nehirlerde oksijen seviyesini düşürdüğünü, canlı yaşamını tehdit ettiğini ve uzun vadede telafisi zor çevresel hasarlara yol açtığını vurguluyor.
1 Milyon 337 Bin TL İdari Ceza Kesildi
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yapılan değerlendirme sonucunda, çevreyi kasten kirlettiği tespit edilen işletmeye 1 milyon 337 bin TL idari para cezası uygulandı. Ayrıca, çevre mevzuatına aykırı faaliyetler nedeniyle sorumlular hakkında Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunulacağı açıklandı.
Bakanlık yetkilileri, Göksu Nehri’nin sadece Mersin için değil, Türkiye’nin biyolojik çeşitliliği açısından da kritik bir öneme sahip olduğunu belirterek, benzer ihlallere karşı sıfır tolerans politikası uygulanacağını vurguladı.
Çevre Denetimleri Artarak Sürecek
Yetkililer, özellikle zeytin hasadı dönemlerinde zeytinyağı ve prina işleme tesislerine yönelik denetimlerin artırılacağını, çevreyi kirleten işletmelere karşı ağır yaptırımların kararlılıkla uygulanacağını ifade etti. Amaçlarının ceza kesmekten ziyade, doğal alanların korunmasını sağlamak olduğu belirtilirken, işletmelere çevreye duyarlı üretim çağrısı yapıldı.
Göksu Nehri’nde yaşanan bu olay, çevre koruma konusunda denetimlerin ve caydırıcı cezaların ne kadar hayati olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Editörün Notu:
Zeytin üretimi Türkiye için stratejik bir tarım faaliyeti olsa da, çevreye zarar veren üretim yöntemleri doğal mirası tehdit ediyor. Göksu Nehri’nde yaşanan bu olay, sürdürülebilir tarım ve etkin denetimlerin ertelenemez bir zorunluluk olduğunu açıkça ortaya koyuyor.
Haber Önerisi : Güzellik Sektöründe Kartlar Yeniden Dağıtılıyor: İşte 2026'nın 3 Büyük Kırılma Noktası