Beton Duvara Can Veren Azim: Tokat'ta Bidon Bahçeciliği

Tokat'ta bahçesi olmayan 62 yaşındaki vatandaş, evinin duvarını plastik bidonlarla dikey bahçeye çevirip soğan yetiştiriyor.

Haber Giriş Tarihi: 18.03.2026 12:31
Haber Güncellenme Tarihi: 18.03.2026 12:31

Tokat'ta bahçesi olmayan 62 yaşındaki vatandaş, evinin duvarını plastik bidonlarla dikey bahçeye çevirip soğan yetiştiriyor.

Tokat'ın Oğulbey Mahallesi'ndeki tarihi Name Sokak'ta yaşayan 62 yaşındaki Selahattin Demirkan, toprak hasretini dindirmek için kimsenin aklına gelmeyecek bir yönteme imza attı. Bahçeli bir evi olmadığı için kente özgü o eski beton duvarı, yaratıcı zekasıyla bir tarım arazisine dönüştüren emekli vatandaş, plastik su bidonlarını birer saksıya çevirdi. Tam 10 yıldır uyguladığı bu dikey tarım yöntemiyle, bidonları toprakla doldurup duvara asan Demirkan, hem kendi mutfağının yeşil soğan ihtiyacını karşılıyor hem de mahalle sakinlerine bedava taze sebze dağıtarak gönülleri fethediyor.

HIRSIZ ÇOCUKLARA KARŞI DUVAR YAZILI NÖBET

Ancak bu tatlı mücadelenin, mahallenin yaramaz çocuklarıyla olan imtihanı da eksik olmuyor. Demirkan'ın büyük emekle yetiştirdiği soğanların sık sık çocuklar tarafından koparılması, onu ilginç bir güvenlik önlemi almaya itti. Duvarlara el yazısıyla hazırladığı uyarı notlarını asan vatandaş, fiziksel rahatsızlığı nedeniyle çocukları kovalayamadığı için geceleri pencereden soğan nöbeti tutmaya başladı.

Topraksız tarımın Tokat'taki bu en samimi örneğini anlatan Selahattin Demirkan, mücadelesini şu sözlerle özetledi:

"Bahçemiz olmadığı için su bidonlarına soğan ekerek yetiştiriyoruz. Bazen çocuklar yolup kaçıyor. Biz de o yüzden yazı yazarak duvara astım. Belki yazıyı okuyup korkarlar diye."

EDİTÖRÜN NOTU: İşin mutfağına, yani bu dikey bahçe fikrinin perde arkasına baktığımızda, aslında Selahattin Amca'nın Tokat'ın dar sokaklarında verdiği o minik mücadelenin küresel bir trendin yansıması olduğunu görüyoruz. Dünya "kentsel tarım" veya "dikey bahçecilik" gibi havalı isimlerle milyon dolarlık teknolojik projeler yaparken, bizim Anadolu insanımız, toprağa duyduğu o saf hasretle en basit atıkları (plastik bidonları) bile birer gıda üretim merkezine çevirebiliyor. Bu sadece bedava soğan yemek değil; bu, betonlaşan şehirlerde yaşamın bir yolunu bulup fışkırmasıdır. Selahattin Amca'nın o duvar yazısı da, o minik ekosistemi korumak için attığı en samimi çığlıktır.