Uzmanlar, rahatsızlığı olanların yaz aylarında spor yapmadan önce mutlaka doktor kontrolünden geçmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

Özellikle havaların ısınmasıyla birlikte açık havada spor yapanların sayısı artmaya başladı. Ancak sıcak ve nemli havalarda egzersiz yaparken sağlığı tehlikeye atmamak gerekiyor. Sıcak ve nemli havada yapılan egzersizlerin vücut sıcaklığının daha da artmasına neden olabileceğini vurgulayan Sabri Ülker Vakfı, kalp hastalığı ve diyabet gibi kronik rahatsızlığı bulunan bireylerin, sıcak ve nemli havalarda egzersiz yapmadan önce doktorlarına danışmalarında ve genel sağlık kontrollerinden geçmelerinde yarar olduğunu ifade ediyor. Yine ideal kilosunun üzerinde olanlar, çocuklar, yaşlılar ve hamile/emzikli kadınların sıcak havalarda egzersiz yapmamasına ve havanın çok daha sıcak olduğu öğle saatlerinde dışarı çıkmaktan kaçınması gerektiğine dikkat çekiyor.

Terlemeyle kaybedilen suyu yerine koymak gerekiyor

Yaşlılıkta D Vitamini Eksikliği Kemik Kırılganlığını Artırıyor Yaşlılıkta D Vitamini Eksikliği Kemik Kırılganlığını Artırıyor

Egzersiz sırasında vücut çok fazla terleyeceği için, sıvı alımı daha da önem kazanıyor. Kaybedilen su yerine konulmazsa yorgunluk, halsizlik gibi belirtiler görülebiliyor. Bu sebeple egzersiz performansı da düşebiliyor. Ağırlıktaki her 500 gramlık azalma için 3-4 su bardağı su içmek kaybedilen suyun yerine konmasına yardımcı oluyor. Egzersiz sonrasında tüketeceğiniz ayran, kefir, soda, taze sıkılmış meyve suları, hijyenik kurallara uyarak evde hazırlayacağınız yeşil elma, tarçın, limon, nane gibi içeriklerin yer aldığı soğuk veya ılık su ve soğuk çorbalar da susuzluğunuzu gidererek enerji veriyor. Hem de vitamin-mineral içerikleri ile terleyerek kaybettiğiniz mineralleri almanızı destekliyor.

Daha kaliteli bir egzersiz için yapılması gerekenler

Sıcak havanın yanı sıra, kilo yönetiminde ve sağlığı geliştirmede önemli bir yöntem olan fiziksel aktivite sırasında bazı risklerden kaçınmak gerekiyor. Daha kaliteli bir egzersiz ve tercih edilen aktivite için uygun ortamı seçmenin yanı sıra aşağıdaki uyarıları göz önünde bulundurmak egzersiz kalitesini arttırıyor.

· Kaldırımlar ya da yürüyüş yolları gibi motorlu araçlardan ayrılmış alanları kullanmaya çalışın.

· Trafiği yavaşlatan hız kesici önlemlerin alınmış olduğu mahallelerde koşu veya yürüyüş yapın.

· İyi ışıklandırılmış alanları seçin.

· Çukurlar veya engeller olmayan bakımlı oyun sahaları ve kortları tercih edin.

· Bir egzersiz programına başlamadan önce, programa uygun olarak ihtiyaçlarınızı karşılayacak kıyafetler ve teçhizatlar temin etmeye çalışın.

Fiziksel aktiviteyi yaşam şekli haline getirmek

Farklı yaşam evreleri ve koşulları için fiziksel aktivite önerileri de değişiklik gösteriyor.

3 ila 5 yaş arası çocuklar: Bu yaş grubu çocukların gün boyunca fiziksel olarak aktif olması öneriliyor. Bu yaştaki çocukların günde en az 3 saat aktif oyun oynamaya teşvik edilmesi gerekiyor.

6-17 yaş arası çocuklar ve ergenler: Hem aerobik hem de kuvvet hareketleriyle günde en az 1 saat orta-şiddetli fiziksel aktivite yapmaları öneriliyor.

Yetişkinler: Gün boyunca daha sık hareket edilmesi ve daha az oturulması/hareketsiz kalınması öneriliyor. Haftada en az 150-300 dakika (hafta boyunca aralıklarla) orta yoğunlukta aerobik egzersiz ve haftada en az 2 gün kas güçlendirme egzersizleri yapılması sağlıklı yaşlanma için oldukça önemli. Haftalık 300 dakikadan fazla egzersizle sağlığa daha büyük oranda katkı sağlandığı görülebilir.

Daha yaşlı yetişkinler: Yetişkinler için olan benzer aktivite yönergeleri bu kişiler tarafından da izlenebilir. Ancak aynı zamanda denge eğitimine de odaklanılması gerekir. Yeni bir fiziksel aktivite türüne başlamadan önce her bireyin doktorundan görüş alması her yaş için iyi bir uygulama olsa da, bu yaş grubu için özellikle önemlidir.

Hamile veya doğum sonrası dönemdeki kadınlar: Haftada 150 dakika (hafta boyunca aralıklarla) orta yoğunlukta aerobik egzersiz yapmayı hedefleyebilir. Hamilelikten önce düzenli olarak yoğun egzersiz yapıldıysa, doktorla görüştükten sonra buna hamilelik boyunca devam edilebilir.

Sabri Ülker Vakfı Hakkında:

Türk Gıda sektörünün duayeni Sabri Ülker anısına kurulmuş olan ve misyonunu Sabri Ülker’in hayat felsefesinden derleyen Vakıf, toplumu beslenme ve sağlık alanlarında bilimsel ve güvenilir bilgi ile aydınlatmak üzere faaliyetlerini sürdürüyor. Avrupa Beslenme Vakıfları İletişim Platformu’nun Türkiye’den tek üyesi olan Vakıf, 2009 yılından bu yana topluma sağlıklı yaşam ve beslenme konularında güvenilir bilimsel bilgiyi ulaştırmakta ve dünya genelinde referans kabul edilen kurumlar ile iş birliği içinde Türkiye’nin referans kurumu olma hedefiyle yoluna devam etmektedir. Çalışmaları, alanında uzman bilim insanlarının yer aldığı bağımsız bir Bilim Kurulu tarafından yürütülen Sabri Ülker Vakfı bilimsel ve kar amacı gütmeyen bir kurumdur.