<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/">
<channel>
<title><![CDATA[HaberXR]]></title>
<link>https://www.haberxr.com</link>
<atom:link rel="self" href="https://www.haberxr.com/rss" />
<description><![CDATA[Türkiye ve dünya gündeminden son dakika haberler, ekonomi, spor, magazin ve yerel gelişmeler. Doğru, tarafsız ve hızlı haberciliğin adresi HaberXR]]></description>
<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
<sy:updateFrequency>2</sy:updateFrequency>
<item>
<guid isPermaLink="false">89900-283c6e9236ccd16880bf8471e7f0cc99</guid>
<category><![CDATA[Dünya]]></category>
<title><![CDATA[Tenerife'de Hantavirüslü Gemiden Tahliyeler Başladı]]></title>
<media:content url="https://www.haberxr.com/static/2026/05/11/hantavirus-vakalarinin-oldugu-gemideki-yolcular-ulkelerine-gonderiliyor-1778447933-325_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>İspanya'da hantavirüs tespit edilen MV Hondius gemisindeki 150 yolcu ve mürettebatın tahliyesi başladı. Yolcular ülkelerine gönderiliyor.</p><p>İspanya'nın Kanarya Adaları'na bağlı Tenerife kentindeki Granadilla de Abona Limanı'na demirleyen Hollanda bandıralı ‘MV Hondius’ gemisinde tahliye işlemleri hız kazandı. Hantavirüs vakalarının tespit edilmesi üzerine karantinaya alınan gemideki 23 farklı ulustan yaklaşık 150 yolcu ve mürettebat, organize edilen uçuşlarla ülkelerine gönderiliyor.</p>

<p>İlk Grupta İspanyollar ve DSÖ Uzmanı Yer Aldı<br />
Yetkililerin yaptığı açıklamaya göre tahliye işlemleri yerel saatle 09.30'da başladı. Gemiden ayrılan ilk grupta 14 İspanyol yolcu ile birlikte, Cape Verde'de gemiye binen ve Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) için çalışan bir epidemiyoloji uzmanı yer aldı.</p>

<p>3 Türk Vatandaşı da Yurda Dönüyor<br />
Sağlık Bakanlığı tarafından süreçle ilgili yapılan bilgilendirmede, ilk grubun tahliyesinin ardından gemideki 5 Fransız ve 4 Kanadalı yolcunun da uçakla ülkelerine gönderildiği duyuruldu. Yetkililer planlama kapsamında; aralarında 3 Türk vatandaşının da bulunduğu 11 Hollandalı, 23 İngiliz, 2 İrlandalı ve 17 ABD'li yolcunun bu akşama kadar kendi ülkelerine dönmek üzere Tenerife Havalimanı'ndan ayrılacağını kaydetti.</p>
]]></description>
<pubDate>Sun, 10 May 2026 22:00:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.haberxr.com/dunya/tenerife-de-hantaviruslu-gemiden-tahliyeler-basladi-89900]]></link>
<atom:link href="https://www.haberxr.com/dunya/tenerife-de-hantaviruslu-gemiden-tahliyeler-basladi-89900"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">89882-171bdb53ce328291745d9d75875ff910</guid>
<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
<title><![CDATA[Şampiyonluk Sevincine Evlilik Teklifi Damgası]]></title>
<media:content url="https://www.haberxr.com/static/2026/05/10/sampiyonluk-kutlamasinda-surpriz-evlilik-teklifi-1778434179-850_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>Safranboluspor'un şampiyonluk kutlamasında futbolcu Berkay Akçin, kız arkadaşı Zeynep Ünlü'ye evlilik teklif ederek çifte mutluluk yaşadı.</p><p>Karabük 1. Amatör Lig Play-Off final maçında Eskipazar Belediyespor'u 2-1'lik skorla mağlup eden Safranboluspor, Bölgesel Amatör Lig'e (BAL) yükselme başarısı gösterdi. Hakemin bitiş düdüğüyle birlikte yeşil sahada başlayan büyük şampiyonluk coşkusu, romantik bir sürprize de sahne oldu.</p>

<p>Sahada Çifte Mutluluk<br />
Takımının Bölgesel Amatör Lig'e çıkma gururunu yaşayan Safranbolusporlu futbolcu Berkay Akçin, kutlamalar sırasında hayatının en anlamlı adımını attı. Takım arkadaşlarının saha ortasında oluşturduğu çemberin içine kız arkadaşı Zeynep Ünlü'yü davet eden genç futbolcu, taraftarların ve takımın huzurunda diz çökerek evlilik teklifinde bulundu.</p>

<p>"Evet" Sesiyle Coşku İkiye Katlandı<br />
Büyük bir şaşkınlık ve heyecan yaşayan Zeynep Ünlü'nün yüzüğü takarak "Evet" yanıtını vermesiyle sahadaki coşku adeta ikiye katlandı. Hem şampiyonluk sevincini hem de evlilik teklifinin kabul edilmesini bir arada kutlayan Berkay Akçin, takım arkadaşları tarafından omuzlara alınarak havaya atıldı. Safranboluspor'un tarihi zaferini unutulmaz bir güne dönüştüren bu romantik anlara tribünler de alkışlarla destek verirken, Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya da çifte mutluluk yaşayan ikiliyi tebrik etti.</p>
]]></description>
<pubDate>Sun, 10 May 2026 17:29:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.haberxr.com/yasam/sampiyonluk-sevincine-evlilik-teklifi-damgasi-89882]]></link>
<atom:link href="https://www.haberxr.com/yasam/sampiyonluk-sevincine-evlilik-teklifi-damgasi-89882"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">89873-43bf67f752b620ea7bcaafa1a4e8ec0d</guid>
<category><![CDATA[Erzincan]]></category>
<title><![CDATA[Erzincan ASKF'de Başkan Emin Turan Güven Tazeledi]]></title>
<media:content url="https://www.haberxr.com/static/2026/05/10/whatsapp-image-2026-05-10-at-14-51-41-1778414156-679_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>Erzincan Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu 16. Olağan Genel Kurulu'nda 76 oy alan mevcut başkan Emin Turan, yeniden başkanlığa seçildi.</p><p>Erzincan Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu’nun (ASKF) 16. Olağan Genel Kurulu, Erzincan Belediyesi Çok Amaçlı Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi. İlde faaliyet gösteren 38 amatör spor kulübü delegesinin yoğun katılım gösterdiği kongrede, divan başkanlığını Mehmet Parmaksızoğlu üstlendi. Yönetim ve denetim kurulu raporlarının okunup ibra edilmesinin ardından protokol ve aday konuşmalarına geçildi.</p>

<p>Protokolden Amatör Spora Destek Mesajları<br />
Genel kurula katılan Erzincan Gençlik ve Spor İl Müdürü Fatih Çöpür, adaylara başarılar dileyerek seçimin amatör spor camiasına hayırlı olmasını temenni etti. Kongrede yer alan 24 Erzincanspor Kulüp Başkanı Alaattin Yavuz Güneş ise yeni sezonda amatör kulüplere yönelik desteklerinin süreceğinin altını çizdi. Programa ayrıca MHP Erzincan İl Başkanı Bilgehan Çağrı Özarslan ve çeşitli sivil toplum kuruluşu temsilcileri de katılım sağladı.</p>

<p>"Her Şampiyonun İlk Adımı Burada Atılır"<br />
Adaylardan Ebubekir Tekirdağ'ın projelerini delegelerle paylaştığı kurulda söz alan mevcut başkan Emin Turan, amatör sporun temel bir yapı taşı olduğuna dikkat çekti. Çeyrek asırdır hizmet ettiği camiada görevini bir makamdan ziyade gençlere ve kulüplere karşı sorumluluk olarak gördüğünü vurgulayan Turan, "Amatör sporun imkanları sınırlı olabilir ancak değeri sınırsızdır. Büyük başarıların başlangıç noktası amatör sahalardır. Her şampiyonun ilk adımı burada atılır" ifadelerini kullandı.</p>

<p>122 Oyun 76'sını Aldı<br />
Konuşmaların ardından geçilen seçimlerde toplam 122 oy kullanıldı. 1 oyun geçersiz sayıldığı oylamada Ebubekir Tekirdağ 45 oyda kalırken, 76 delegenin desteğini alan Emin Turan yeniden ASKF başkanı seçildi. Seçim sonrası kendisine gösterilen teveccühten dolayı büyük mutluluk duyduğunu belirterek teşekkür eden Başkan Turan'ın yeni dönem yönetim kurulu ise şu isimlerden oluştu:</p>

<p>İbrahim Gürler (Genel Sekreter), Adem Keleş, Çetin Demir, Yusuf Keskin, Fevzi Koçoğlu, Selami Karatepe, Gökhan Şimşek ve Uğur Altundal.</p>
]]></description>
<pubDate>Sun, 10 May 2026 11:55:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.haberxr.com/erzincan/erzincan-askf-de-baskan-emin-turan-guven-tazeledi-89873]]></link>
<atom:link href="https://www.haberxr.com/erzincan/erzincan-askf-de-baskan-emin-turan-guven-tazeledi-89873"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">89870-0a9b5c22a1c33f95043c5142920f3717</guid>
<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
<title><![CDATA[Serada Üç Kuşak Kadın Dayanışması]]></title>
<media:content url="https://www.haberxr.com/static/2026/05/10/uc-kusak-kadin-serada-nineden-toruna-hem-uretime-hem-aile-ekonomisine-katki-sagliyorlar-1778413640-470_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>Antalya'da üç kuşaktır seracılık yapan Teslime Uçkan, kızı ve torunu, 45 derece sıcağa rağmen üretime ve aile ekonomisine omuz veriyor.</p><p>Antalya’nın Aksu ilçesine bağlı Boztepe Mahallesi, nesilden nesile aktarılan güçlü bir kadın dayanışmasına ev sahipliği yapıyor. Anneanne Teslime Uçkan (67), kızı Nebise Tekerek ve torun Teslime Tekerek, üç kuşaktır omuz omuza vererek zorlu şartlar altında seracılık yapıyor. Tarımı sadece bir geçim kapısı değil, köklü bir yaşam biçimi olarak benimseyen fedakar kadınlar, sabahın ilk ışıklarıyla girdikleri 10 dönümlük serada büyük bir özveriyle çalışıyor. Yaklaşık 25 yıldır patlıcan üretimi yapan aile, haziran sonuna kadar süren seradaki hasadın ardından yaz aylarını da yaylada domates yetiştirerek üretime devam ediyor.</p>

<p>Atama Bekleyen Hemşireden Toprağa Vefa<br />
Ailenin en genç üyesi olan Teslime Tekerek, aslında atama bekleyen bir hemşire. Boş durmak yerine toprakla bağını hiç koparmayan genç kadın, ailesinin en büyük destekçisi konumunda. Sera işinin başlarda zor geldiğini ama zamanla alıştığını anlatan Tekerek, "Emeğimizin karşılığını her zaman alamıyoruz. Patlıcanın kilosu 15 lira, adeta bir ekmek parası bile değil. Hastalanıyoruz, tozun içinde kalıyoruz ama yine de kendi işimiz olduğu için severek yapıyorum. Atanamazsam çiftçiliğe devam edeceğim" diyerek tarıma olan bağlılığını dile getiriyor. Ailenin çınarı 67 yaşındaki Teslime Uçkan ve anne Nebise Tekerek ise sağlıkları elverdiği sürece üretimi bırakmayacaklarının altını çiziyor.</p>

<p>45 Derece Sıcakta Nesilden Nesile "Bilgelik"<br />
Üç kuşak kadın çiftçiyi seralarında ziyaret eden İlçe Tarım Müdürü Dilek Boğatimur, bu güçlü tablonun herkese ilham vermesi gerektiğini vurguladı. Tarımın nesilden nesile el değiştiren bir "bilgelik işi" olduğunu belirten Boğatimur, seradaki zorlu mesaiye dikkat çekerek şunları söyledi: "İçeride şu an yaklaşık 45 derece sıcaklık var. Bu sıcaklıkta o ürünlerin özenle hazırlanıp sofralarımıza kadar ulaşması gerçekten takdir edilesi, muazzam bir emek. Tüketiciler marketten ürün alırken arkasındaki bu alın terini göremeyebiliyor. Teslime teyzemizin hiç bitmeyen enerjisi ve genç Teslime'nin eğitimine rağmen tarıma duyduğu saygı çok kıymetli."</p>
]]></description>
<pubDate>Sun, 10 May 2026 20:58:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.haberxr.com/yasam/serada-uc-kusak-kadin-dayanismasi-89870]]></link>
<atom:link href="https://www.haberxr.com/yasam/serada-uc-kusak-kadin-dayanismasi-89870"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">89867-9935908a27322d6f1304197699d8abcd</guid>
<category><![CDATA[Çevre]]></category>
<title><![CDATA[Gümüşhane'nin Kartal Yuvası Canca Kalesi'ne Bahar Akını]]></title>
<media:content url="https://www.haberxr.com/static/2026/05/10/gumushane-nin-kartal-yuvasi-canca-kalesi-1778413276-679_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>Gümüşhane’de sarp kayalıklara kurulu 1500 yıllık tarihi Canca Kalesi, baharın gelişiyle eşsiz manzarasıyla doğaseverlerin akınına uğradı.</p><p>Gümüşhane’nin en ikonik tarihi yapılarından biri olan ve "kartal yuvası"nı andıran Canca Kalesi, bahar mevsiminin yüzünü göstermesiyle birlikte doğaseverlerin ve fotoğraf tutkunlarının yeni cazibe merkezi oldu. Yerden yaklaşık 150 metre yükseklikteki sarp kayalıklar üzerine kurulu olan 1500 yıllık tarihi yapı, ziyaretçilerine adrenalin dolu anlar yaşatırken, şehrin kuş bakışı eşsiz manzarasını seyretme imkanı sunuyor.</p>

<p>"Ayaklarımız Titredi Ama Bu Manzaraya Değdi"<br />
Harşit Çayı ve karlı zirveler eşliğinde yeşile bürünen doğanın tadını çıkaran ziyaretçiler, bölgenin büyüleyici güzelliğini fotoğraflayarak ölümsüzleştiriyor. Kalenin zirvesine tırmanan vatandaşlardan Şener Odabaş, manzaranın güzelliğine dikkat çekerek, "Baharın gelişiyle her yer yeşillendi. Buradan Gümüşhane’yi izlemek bambaşka bir keyif. Uçurumun kenarında fotoğraf çekerken yükseklikten dolayı ayaklarım titredi ama bu manzaraya kesinlikle değer. Bölgeye yapılacak bir seyir terası burayı çok daha cazip kılacaktır" dedi.</p>

<p>Kenti ilk kez bu kadar yüksekten izlediğini belirten Mehmet Kaçan ise, tarihi Süleymaniye Mahallesi ile karlı dağ manzaralarının aynı karede buluştuğunu ifade ederek, "Harşit Çayı'nı ve kenti kuş bakışı izlemek müthiş bir duygu. Tam anlamıyla harika bir ambiyans var" şeklinde konuştu.</p>

<p>Yükseklik Korkusu Olanlara Kritik Uyarı<br />
Kalenin büyüleyici manzarasının yanı sıra, uçurum kenarındaki sarp konumu da dikkatli olunmasını gerektiriyor. Bölgeyi ziyaret eden vatandaşlar, özellikle uçurum kenarlarında fotoğraf çektirmek isteyenleri uyararak, "Yükseklik korkusu olanlar için burası oldukça zorlayıcı bir deneyim olabilir, adımlar çok dikkatli atılmalı" tavsiyesinde bulundu.</p>

<p>1500 Yıllık Savunma Üssü<br />
Deniz seviyesinden 1530 metre yüksekte konumlanan Canca Kalesi, elde edilen bilgilere göre milattan sonra 540 yıllarında Roma İmparatoru II. Justinyen tarafından inşa ettirildi. Roma ve Bizans dönemlerinde stratejik bir savunma noktası olarak kullanılan ve bölgedeki gümüş madenlerinin güvenliğini sağladığı düşünülen tarihi yapı, günümüzde Gümüşhane'nin en önemli turizm değerleri arasında yer alıyor.</p>
]]></description>
<pubDate>Sun, 10 May 2026 20:30:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.haberxr.com/cevre/gumushane-nin-kartal-yuvasi-canca-kalesi-ne-bahar-akini-89867]]></link>
<atom:link href="https://www.haberxr.com/cevre/gumushane-nin-kartal-yuvasi-canca-kalesi-ne-bahar-akini-89867"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">89864-44a7012302d104133c5c28386e21b3bf</guid>
<category><![CDATA[Erzincan]]></category>
<title><![CDATA[Hayalini Gerçekleştirdi: Eşekle 16 Bin Çocuğa Kitap Dağıttı]]></title>
<media:content url="https://www.haberxr.com/static/2026/05/10/esekle-gelen-dostoyevski-projesiyle-25-ilde-16-bin-cocuga-ulasti-1778413169-507_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>Ersin Bilge, çocukluk hayali olan 'Eşekle Gelen Dostoyevski' projesiyle 25 ilde 16 bin köy çocuğuna kitap ve kırtasiye malzemesi ulaştırdı.</p><p>Erzincan’ın Çayırlı ilçesinde doğan 63 yaşındaki Ersin Bilge, yıllar önce kurduğu masum bir çocukluk hayalini bugün binlerce çocuğu kapsayan anlamlı bir eğitim hareketine dönüştürdü. İlkokul yıllarında defter ve kalem eksikliği çekerken "Köyümüze eşeklerle kırtasiye malzemesi getirilse" diye düşleyen Bilge, hayata geçirdiği 'Eşekle Gelen Dostoyevski' projesiyle Türkiye'nin dört bir yanındaki köy çocuklarına umut ve bilgi taşıyor.</p>

<p>Almanya'dan Köy Yollarına Uzanan İyilik Hareketi<br />
Eğitimini Anadolu Üniversitesi İşletme Bölümü'nde tamamladıktan sonra bir süre kamuda çalışan ve ardından Almanya'ya işçi olarak göç eden Bilge, içindeki eğitim sevdasıyla yollara düştü. 2019 yılında başlattığı projesiyle bugüne kadar 25 ili karış karış gezen gönüllü elçi, 16 bine yakın köy çocuğunu dünya klasikleri, defter, kalem ve çeşitli kırtasiye malzemeleriyle buluşturdu. Bilge ayrıca, dostlarının da desteğiyle özellikle kız öğrenciler başta olmak üzere 130 üniversite öğrencisine 'Hızır Lokması' adıyla düzenli burs imkanı sağladı.</p>

<p>"O Günkü Hayalimi Bugün Sizinle Yaşıyorum"<br />
Yazdığı üç eseri de bulunan Ersin Bilge'nin son durağı memleketi Erzincan'daki Ulalar Bayrak 75'inci Yıl İlk ve Ortaokulu oldu. Okul bahçesine, semerine kitap ve kırtasiye malzemeleri yüklediği eşeğiyle giren Bilge, öğrencilerin sevgi seliyle karşılandı.</p>

<p>Çocuklara malzemeleri dağıtırken projenin duygu yüklü ortaya çıkış hikayesini de paylaşan Bilge, ilkokulda yokluktan ödevini yapamadığı için öğretmeninin kızması üzerine pencereden bakıp eşekle defter getiren birini hayal ettiğini anlattı. Öğrencilere seslenen Bilge, "İşte ben o gün kurduğum hayalimi bugün sizlerle yaşıyorum. Sizden tek ricam; bu ülkenin kalkınması için okuyun, bilim insanı olun ve dünya edebiyatıyla bağınızı hiç koparmayın" tavsiyesinde bulundu.</p>
]]></description>
<pubDate>Sun, 10 May 2026 20:00:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.haberxr.com/erzincan/hayalini-gerceklestirdi-esekle-16-bin-cocuga-kitap-dagitti-89864]]></link>
<atom:link href="https://www.haberxr.com/erzincan/hayalini-gerceklestirdi-esekle-16-bin-cocuga-kitap-dagitti-89864"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">89858-6623bf9cfcfa67bde0ee28fb444e6be6</guid>
<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
<title><![CDATA[Kabızlık Sandı, Karnından 22 Kiloluk Tümör Çıktı]]></title>
<media:content url="https://www.haberxr.com/static/2026/05/10/karnindaki-devasa-sislik-22-kiloluk-tumor-cikti-kabizlik-diye-dusundum-dedi-1778413018-882_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>İstanbul'da kabızlık sandığı şişlik yüzünden acile başvuran 62 yaşındaki kadının karnından 22 kiloluk devasa yumurtalık tümörü çıkarıldı.</p><p>İstanbul'da yaşayan iki çocuk annesi 62 yaşındaki Şükran Samanlı, karnındaki sürekli büyüyen şişliği ve ağrıyı uzun süre kabızlık problemine bağlayarak doktora gitmeyi erteledi. Karnı adeta üçüz bebek bekleyen bir hamile boyutlarına ulaşan, organları baskı altında kalan ve nefes almakta zorlanan Samanlı, durum dayanılmaz bir hal alınca İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi acil servisine başvurdu. Hastanın görünümü karşısında şaşkınlık yaşayan hekimler, hemen tedavi sürecini başlattı.</p>

<p>6 Saatlik Operasyonla 22 Kilo Hafifledi<br />
Jinekolojik Onkoloji bölümüne yönlendirilen hastanın yapılan tetkiklerinde, pelvik bölgeden diyaframa kadar uzanan ve akciğerlere baskı yapan devasa bir yumurtalık tümörü tespit edildi. Op. Dr. Emin Erhan Dönmez ve ekibi tarafından ameliyata alınan Samanlı'nın zorlu operasyonu yaklaşık 6 saat sürdü. Kontrollü bir şekilde gerçekleştirilen başarılı cerrahi müdahaleyle, hastanın karnından 50 santimetre çapında ve yaklaşık 22 kilogram ağırlığında kitle çıkarıldı. Operasyon öncesi 79 kilo olan kadın, ameliyatın ardından 57 kiloya düşerek yeniden sağlığına kavuştu.</p>

<p>"Korkumdan Gidemedim, Nefes Alamıyordum"<br />
Kitle yüzünden hareket edemez, sağa sola dönemez ve uyuyamaz hale geldiğini anlatan Şükran Samanlı, yaşadığı süreci şu sözlerle dile getirdi: "Karnımdaki şişliği hep kabızlığa yordum. Doktora gitmekten, neyle karşılaşacağımdan çok korktum ve 2,5-3 ay bekledim. Karnım taş gibi olmuştu, boğazıma kadar dayanmıştı. Doktor beye 'Ne olur beni öksüz torunuma kavuşturun' diyerek gözlerinin içine baktım. Çok şükür ameliyatım iyi geçti, şimdi rahatça nefes alabiliyorum. Benim yaptığım hatayı kimse yapmasın, doğumlardan sonra kadın doğum muayenesine hiç gitmemiştim."</p>

<p>Uzmanlardan "Sinsi Tehlike" Uyarısı<br />
Operasyonun detaylarını anlatan Op. Dr. Emin Erhan Dönmez ise yumurtalık tümörlerinin genellikle klinik belirti vermeden sinsi ilerlediğine dikkat çekti. Hastanın zaman kaybettiğini ancak tümörün karın içerisine dağılmamasının büyük bir şans olduğunu belirten Dr. Dönmez, "Karında büyüme, mideye baskı nedeniyle erken doyma, hazımsızlık ve bağırsak alışkanlıklarındaki değişimler dikkate alınmalı. 10 santimetrelik bir kitle ile 50 santimetrelik bir kitleyi ameliyat etmek aynı zorlukta değildir. Farkındalık oluşturmak adına tüm kadınlarımıza bedenlerindeki değişimleri ciddiye almalarını ve yıllık jinekolojik muayenelerini aksatmamalarını öneriyoruz" uyarısında bulundu.</p>
]]></description>
<pubDate>Sun, 10 May 2026 19:30:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.haberxr.com/saglik/kabizlik-sandi-karnindan-22-kiloluk-tumor-cikti-89858]]></link>
<atom:link href="https://www.haberxr.com/saglik/kabizlik-sandi-karnindan-22-kiloluk-tumor-cikti-89858"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">89849-51738635c0fca325871290ffbc28137e</guid>
<category><![CDATA[Kültür Sanat]]></category>
<title><![CDATA[İlmek İlmek Yarım Asır: Geleneksel Halı Sanatı Yaşatılıyor]]></title>
<media:content url="https://www.haberxr.com/static/2026/05/10/geleneksel-hali-dokuma-ustasi-kulturel-mirasi-ilmek-ilmek-gelecege-tasiyor-1778412832-195_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>Annesinden öğrendiği Yağcı Bedir halı dokuma sanatını yarım asırdır sürdüren Zehriban usta, bu mirası gençlere aktarmayı hedefliyor.</p><p>Geleneksel el sanatlarımızın en nadide örneklerinden biri olan Yağcı Bedir halı dokumacılığı, usta ellerde geleceğe taşınmaya devam ediyor. Bu kadim kültürel mirasın en önemli temsilcilerinden biri olan 51 yaşındaki Zehriban Emül, çocukluk yıllarında annesinin dizinin dibinde öğrendiği zanaatını tam yarım asırdır ilk günkü heyecan ve büyük bir sevgiyle sürdürüyor. Kapalı Türk düğümü tekniği kullanılarak büyük bir sabırla üretilen ve yıllar geçtikçe adeta antika bir esere dönüşerek değerlenen halıları ilmek ilmek dokuyan usta zanaatkar, mesleğini gelecek nesillere aktarabilmek için tezgahının başından bir an olsun ayrılmıyor.</p>

<p>Rüyalarını Süsleyen Kirkit Sesinden Ustalığa<br />
Zanaatını daha geniş kitlelere yaymak amacıyla halk eğitim merkezlerinde yaklaşık 30 yıl boyunca eğitmenlik yapan ve yüzlerce yeni öğrenci yetiştiren Emül, son 6 yıldır tüm enerjisini ve vaktini doğrudan tezgah başında üretime adadı. Halı dokuma serüveninin henüz ilkokul çağlarındayken annesinin yanında oyun oynayarak başladığını vurgulayan tecrübeli usta, o günlerden bugüne mesleğine olan derin bağlılığının hiçbir zaman azalmadığını ifade etti. İşi ilk öğrenmeye başladığı dönemlerde her gece rüyalarına halı dokurken kullanılan 'kirkit' aletinin sesinin girdiğini tebessümle hatırlatan Emül, "O zaman bu yolu hiç bırakmayacağımı çok iyi biliyordum. Bizim dokuduğumuz halılar kullanıldıkça kıymetleniyor, torunlara en güzel miras olarak kalıyor" diyerek emeğinin değerini özetledi.</p>

<p>En Büyük Hayali Gençlerin Tezgaha Oturması<br />
Geleneksel sanatların zamana yenik düşmemesi için uygulamalı eğitimin şart olduğuna dikkat çeken Zehriban Emül'ün en büyük arzusu ise el dokumacılığının okullarda gençlere tanıtılması. Çocukların bu köklü sanatla küçük yaşlarda buluşmasının ruhsal ve zihinsel gelişimlerine de son derece olumlu yansıyacağına inanan Emül, duygularını şu sözlerle dile getirdi: "Çocuklarımız haftada sadece bir saat bile olsa o tezgaha otursalar, renklerin ve motiflerin ahengine baksalar ruhları dinlenir. Ben kirkit sesinin herkesin kulağında güzel bir müzik tınısı gibi çınlamasını ve bu kadim mesleğin aydınlık yarınlara güçlü bir şekilde taşınmasını gönülden istiyorum."</p>
]]></description>
<pubDate>Sun, 10 May 2026 19:00:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.haberxr.com/kultur-sanat/ilmek-ilmek-yarim-asir-geleneksel-hali-sanati-yasatiliyor-89849]]></link>
<atom:link href="https://www.haberxr.com/kultur-sanat/ilmek-ilmek-yarim-asir-geleneksel-hali-sanati-yasatiliyor-89849"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">89843-fff4ac4c2f46e5cd75ec8b515c235031</guid>
<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
<title><![CDATA[Fenomen Çobanın Yeni Doğan Yavrulara Şefkati Yürekleri Isıttı]]></title>
<media:content url="https://www.haberxr.com/static/2026/05/10/fenomen-cobanin-oglak-sevgisi-yurekleri-isitti-1778412683-189_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>Sosyal medyada fenomen olan çoban Şahin Dürlü'nün, yeni doğan keçi yavrularını şefkatle sevip öptüğü anlar izleyenlerin içini ısıttı.</p><p>Erzurum'un Tortum ilçesinde hayvancılık yaparak geçimini sağlayan ve sosyal medyada paylaştığı doğal yaşam videolarıyla geniş bir takipçi kitlesine ulaşan Şahin Dürlü, doğa ve hayvan sevgisiyle bir kez daha gönülleri fethetti. Sürüsündeki hayvanlara adeta "evlatları" gibi yaklaşan ve onlara büyük bir şefkatle bağlanan Dürlü'nün, dünyaya yeni gelen keçi yavrularıyla geçirdiği anlar sosyal medyanın en çok izlenenleri arasına girdi.</p>

<p>Bebek Gibi Kucağına Alıp Doya Doya Öptü<br />
Daha önce de sürüsünü otlatmaya götürürken yeni doğan oğlakları çuval içerisinde sırtında taşıdığı görüntülerle büyük takdir toplayan Erzurumlu çoban, bu kez de yeni doğan bir yavruyu kucağına alarak adeta bir bebek gibi sevdi. Yavruyu doya doya öptüğü anları takipçileriyle paylaşan Dürlü, kurduğu içten ve samimi diyalogla izleyenlerin yüzünde tebessüm oluşturdu.</p>

<p>"Doğada Yaşayan Ne Varsa Benim İçin Kıymetli"<br />
Hayvan sevgisinin hayatında her şeyin önünde geldiğinin altını çizen Şahin Dürlü, o duygu yüklü anları şu samimi sözlerle anlattı: "Hayvanları ve doğayı çok seviyorum. Doğada yaşayan ne varsa benim için çok kıymetli. Dünyaya gelen kuzumu severken içimde hissettiğim bu mutluluğu insanlarla da paylaşmak istedim." Dürlü’nün yavrularla kurduğu bu sıcak bağ, kısa sürede binlerce kez izlenerek takipçilerinden beğeni ve yorum yağmuru aldı.</p>
]]></description>
<pubDate>Sun, 10 May 2026 18:30:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.haberxr.com/yasam/fenomen-cobanin-yeni-dogan-yavrulara-sefkati-yurekleri-isitti-89843]]></link>
<atom:link href="https://www.haberxr.com/yasam/fenomen-cobanin-yeni-dogan-yavrulara-sefkati-yurekleri-isitti-89843"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">89840-d3aebf149cab3f82a73fd4abbe1b82b1</guid>
<category><![CDATA[Güncel]]></category>
<title><![CDATA[Akraba Evliliğinin Acı Faturası: Dört Engelli Evlada 50 Yıllık Nöbet]]></title>
<media:content url="https://www.haberxr.com/static/2026/05/10/hani-anne-50-yildir-engelli-4-cocuguna-bakiyor-1778412595-688_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>Akraba evliliği sonucu dört engelli çocuğu olan 68 yaşındaki fedakar anne, yarım asırdır evlatlarının tüm ihtiyaçlarını tek başına karşılıyor.</p><p>Akraba evliliğinin getirdiği zorlukları yarım asırlık bir anne şefkatiyle göğüsleyen 68 yaşındaki Hani Uğurlu, doğuştan zihinsel engelli dört evladının üzerine adeta titriyor. 1975 yılında babasının zoruyla kuzeni Ahmet Uğurlu ile hayatını birleştiren çilekeş kadının beş çocuğundan dördü engelli olarak dünyaya geldi. Merkeze bağlı Cumhuriyet Mahallesi'nde yaşayan fedakar anne; 50 yaşındaki Nuray, 48 yaşındaki İlhan, 46 yaşındaki Semra ve 36 yaşındaki Hasan'ın tüm bakımını büyük bir sabır ve dinmeyen bir sevgiyle üstleniyor.</p>

<p>"Bebekliklerinden Beri Her Şeylerini Ben Yapıyorum"<br />
Günün ilk ışıklarıyla birlikte zorlu mesaisi başlayan Uğurlu, her sabah çocuklarının elini yüzünü yıkayıp kıyafetlerini giydiriyor. Özellikle konuşamayan, kaşık ya da bardak dahi tutamayan iki çocuğuna yemeklerini kendi elleriyle yediren anne, eşinin de desteğiyle gün boyu evlatlarının etrafında pervane oluyor. Erkek çocukları Hasan ve İlhan'a oynamayı çok sevdikleri tespihlerini veren, kızları Nuray ve Semra'nın ise saçlarını şefkatle tarayıp ören Uğurlu, televizyonda en sevdikleri müzik kanallarını açarak evlatlarının yüzünü güldürüyor. Çocuklarının banyosu, tıraşı ve temizliğiyle tek tek ilgilenen fedakar kadın, geceleri dahi sık sık uyanarak yorganlarını örtüyor.</p>

<p>Bakımevi Tekliflerine Kesin Ret: "Yavrularımı Kimseye Vermem"<br />
Anneliğin tarif edilemez bir fedakarlık gerektirdiğini belirten Hani Uğurlu, çevresinden gelen bakımevi tavsiyelerine ise kesin bir dille karşı çıkıyor. Yaşadığı zorlukları duygu yüklü sözlerle anlatan Uğurlu, "Çocuklarım ayakkabılarını bile ters giyiyor. Bir tane değil, tam dört engelli evlat büyütmek çok zor bir durum, bunu ancak yaşayan bilir. Bana yavrularımı bakımevine vermemi söylüyorlar ama ben sağ olduğum müddetçe onları hiç kimsenin eline bırakmam. Tam 50 yıldır bu böyle devam ediyor. Ben bir anneyim; annelik kutsaldır ve büyük fedakarlık gerektirir. Ömrüm yettiğince çocuklarıma gözüm gibi bakacağım" diyerek herkese örnek olacak bir duruş sergiledi.</p>
]]></description>
<pubDate>Sun, 10 May 2026 18:00:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.haberxr.com/guncel/akraba-evliliginin-aci-faturasi-dort-engelli-evlada-50-yillik-nobet-89840]]></link>
<atom:link href="https://www.haberxr.com/guncel/akraba-evliliginin-aci-faturasi-dort-engelli-evlada-50-yillik-nobet-89840"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">89837-89ad4df09370ef745cc3c8765acabdd6</guid>
<category><![CDATA[Güncel]]></category>
<title><![CDATA[İkizlerden Biri İçin Umut Işığı: Kök Hücre Kampanyası %85'e Ulaştı]]></title>
<media:content url="https://www.haberxr.com/static/2026/05/10/serebral-palsili-ahmet-asil-icin-umut-yolculugu-kampanyasi-yuzde-85-e-ulasti-1778412494-702_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>Erken doğan ikizlerden serebral palsi hastası minik Asil'in kök hücre tedavisi için başlatılan yardım kampanyasında sona gelindi.</p><p>Artvin'in Seyitler köyünde yaşayan 32 yaşındaki Deniz ve Doğan Keskin çiftinin hayatı, 3 yıl önce ikiz bebekleri Ahmet Asil ve Alp’in 30 haftalıkken erken doğumla dünyaya gelmesiyle bambaşka bir yola girdi. Doğumun ardından solunum sıkıntısı çeken ve yaklaşık 1,5 ay kuvözde yaşam mücadelesi veren bebeklerden Alp sağlıklı bir gelişim gösterirken, minik Ahmet Asil'e serebral palsi (beyin felci) teşhisi konuldu. Yüksek maliyetli tedavi süreci için valilik onaylı başlatılan yardım kampanyasının yüzde 85 seviyesine ulaşması, ailenin en büyük umut kaynağı oldu.</p>

<p>Alp Büyüdü, Asil Geride Kaldı<br />
Zorlu kuvöz sürecinin ardından taburcu edilen ikizlerin gelişimini yakından takip eden aile, Asil'in kardeşi Alp'e göre geride kaldığını fark etti. İlk etapta boynunu tutamayan minik Asil, Artvin Devlet Hastanesi'ndeki fizyoterapistlerin çabasıyla bu sorunu aşsa da bedensel gelişimi yetersiz kaldı. Rize, Erzurum, Trabzon ve Ankara Hacettepe Üniversitesi'ne kadar uzanan doktor arayışlarının ardından Asil'e serebral palsi tanısı konulduğunu belirten baba Doğan Keskin, o zorlu süreci şu sözlerle anlattı: "Solunumlarını sağlayamadıkları için uzun süre cihaza bağlı kaldılar. 1,5 kilo bile değillerdi. Asil, kardeşine göre hep geride kaldı. Ergoterapi ve fizik tedaviyle kas katılığı biraz yumuşasa da sol tarafı daha ağırlıklı olmak üzere ayaklarında etkilenme var. Henüz desteksiz oturamıyor ve yürüyemiyor."</p>

<p>Kök Hücre ve Eksozom Tedavisi İçin Geri Sayım<br />
Hastalığın tedavisi için doktorların kök hücre ve eksozom tedavisini önerdiğini belirten baba Keskin, bu sürecin çok yüksek maliyetli olduğunu vurguladı. Yurt içi veya yurt dışı laboratuvar süreçleri gerektiren bu tedaviye tek başlarına güçlerinin yetmediğini ifade eden Keskin, "Valilik izniyle başlattığımız kampanyada herkes elini taşın altına koydu. Kampanyamız çok güzel ilerliyor, en yakın zamanda Asil'in tedavisine başlamayı umut ediyoruz" diyerek destek verenlere teşekkür etti.</p>

<p>"En Çok Salıncağa Binmeyi Seviyor"<br />
Oğlunun kök hücre tedavisiyle sağlığına kavuşacağı günlerin hayalini kuran anne Deniz Keskin ise Asil'in şu an desteksiz oturamadığını, yürüyemediğini ve konuşamadığını belirtti. Hem Asil'e hem de ilgi bekleyen diğer oğlu Alp'e yetmeye çalıştığını söyleyen fedakar anne, umut dolu beklentisini şu sözlerle dile getirdi: "Hava ısındıkça Asil dışarı çıkmak, oyuncaklarla oynamak ve en çok da salıncağa binmek istiyor. Kök hücre tedavisi alıp yürüyen, durumu iyiye giden çocukları gördükçe umudumuz artıyor. Bize destek olan, sesimizi duyuran herkese minnettarız. İnşallah kısa sürede kampanyayı yüzde yüz tamamlayıp tedaviye başlayacağız."</p>
]]></description>
<pubDate>Sun, 10 May 2026 17:30:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.haberxr.com/guncel/ikizlerden-biri-icin-umut-isigi-kok-hucre-kampanyasi-85-e-ulasti-89837]]></link>
<atom:link href="https://www.haberxr.com/guncel/ikizlerden-biri-icin-umut-isigi-kok-hucre-kampanyasi-85-e-ulasti-89837"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">89834-69ff84e48268b97c1eb30f2544093359</guid>
<category><![CDATA[Güncel]]></category>
<title><![CDATA[Cam Kemik Hastası İki Evladına Hayatını Adayan Fedakar Anne]]></title>
<media:content url="https://www.haberxr.com/static/2026/05/10/hayatini-cam-cocuklarina-adadi-1778412313-564_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>Cam kemik hastası iki evladı ve üniversiteli oğlu için didinen fedakar annenin tek dileği, engelli çocuklarından sonra hayata veda etmek.</p><p>Genetik bir bağ dokusu rahatsızlığı olan ve halk arasında 'cam kemik hastalığı' olarak bilinen Osteogenezis İmperfekta ile dünyaya gelen iki çocuğunun tüm sorumluluğunu tek başına üstlenen 55 yaşındaki Minire Alkan, yıllardır bitmeyen bir sevgi ve dayanıklılık sınavı veriyor. Hayatını tekerlekli sandalyeye bağlı sürdüren 40 yaşındaki Eren ve 36 yaşındaki Eda’nın her ihtiyacına koşan vefakar anne, aynı zamanda sağlıklı olarak dünyaya gelen 23 yaşındaki en küçük oğlu Batuhan’ın da üniversite masraflarını karşılamak için olağanüstü bir çaba sarf ediyor.</p>

<p>Evlatları İçin Tek Başına Omuzladığı Hayat Yükü<br />
Amca çocuğu olan Minire ve Yaşar Alkan çiftinin ilk iki çocuğu olarak Erzurum'da dünyaya gelen Eren ve Eda'nın hastalıkları, aileye zorlu bir sürecin kapılarını araladı. Dokunulduğunda dahi kemikleri kırılma riski taşıyan çocuklarının daha iyi bir tıbbi bakım alabilmesi ve geleceğe umutla bakabilmesi için 35 yıl önce Bursa'ya göç eden aile, burada yeni bir yaşam mücadelesine girişti. Üçüncü çocukları Batuhan'ın sağlıklı doğmasının ardından evlatlarına daha fazla vakit ayırabilmek için işinden ayrılmak zorunda kalan Minire Alkan, bir süre sonra eşiyle de yollarını ayırdı. Bu ayrılığın ardından tüm yükü tek başına omuzlayan güçlü kadın, evlatlarının hem annesi hem de en büyük dayanağı oldu.</p>

<p>Engelli Maaşıyla Hem Geçim Hem Eğitim Savaşı<br />
Devletin sağladığı engelli bakım ve destek aylıklarından oluşan toplam 35 bin liralık bütçeyle hayatı çekip çevirmeye çalışan anne Alkan, bu mütevazı gelirle hem evin kirasını denkleştiriyor hem de Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Gazetecilik Bölümü’nde eğitim gören Batuhan’ın geleceğini inşa ediyor. Annesinin bu zorlu mücadelesine sessiz kalamayan cam kemik hastası oğlu Eren ise, kısıtlı fiziksel imkanlarına rağmen tekerlekli sandalyesiyle semt pazarlarına çıkarak çorap satıyor ve evin bütçesine elinden geldiğince omuz veriyor.</p>

<p>"Tek İsteğim Onlardan Sonra Ölmek"<br />
Çocuklarının bakımında tamamen kendisine bağımlı olması, anne Minire Alkan'ın yüreğinde taşıdığı en büyük korkuyu da şekillendiriyor. Kendisinden sonra çocuklarının sahipsiz kalmasından büyük endişe duyduğunu gözyaşları içinde anlatan fedakar anne, "Allah onları bana verdiği için çok mutluyum, onlara gözüm gibi bakıyorum. Özellikle Eren'in yatıp kalkması ve her türlü ihtiyacı tamamen bana bağlı. Eskiden çalışıyordum ama artık sadece onlara bakıyorum. Hayattaki tek ve en büyük isteğim, evlatlarımdan sonra ölmek; çünkü benden sonra onlara kim bakar düşüncesi beni kahrediyor" sözleriyle içindeki derin hüznü paylaştı.</p>

<p>Tekerlekli Sandalyeye Sığmayan Büyük Hayaller<br />
Uygulanan tedaviler sayesinde 2007 yılından bu yana hastalığının ilerlemesi duran ve kendini daha iyi hisseden 40 yaşındaki Eren Alkan, en büyük özleminin yeşil sahalarda futbol oynamak olduğunu dile getirdi. Çocukluk yıllarında mahalledeki arkadaşlarının kendisini bebek arabasına koyarak kaleci yaptığını ve topu elleriyle kurtararak futbol heyecanını tatmaya çalıştığını anlatan Eren, yaşama sevincini hiç kaybetmemiş.</p>

<p>Günlerinin büyük bir kısmını Bursa Kent Konseyi Engelliler Meclisi'nin yönetim kurulunda aktif görev alarak geçiren 36 yaşındaki Eda Alkan ise hayata dair mütevazı ama tutkulu bir beklentiye sahip. Koyu bir takım taraftarı olduğunu vurgulayan Eda, "Hayattan çok büyük beklentilerim yok, sadece yaşayabildiğim kadar yaşamaya çalışıyorum. Ama içimde ukde kalan en büyük hayalim, tribüne gidip bir Galatasaray maçını canlı izleyebilmek" diyerek en büyük arzunu dile getirdi.</p>
]]></description>
<pubDate>Sun, 10 May 2026 17:00:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.haberxr.com/guncel/cam-kemik-hastasi-iki-evladina-hayatini-adayan-fedakar-anne-89834]]></link>
<atom:link href="https://www.haberxr.com/guncel/cam-kemik-hastasi-iki-evladina-hayatini-adayan-fedakar-anne-89834"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">89822-6647331f566542cae32ea12315b7cab1</guid>
<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
<title><![CDATA[Acısını Sanatla Aştı: Sergide Keşfettiği Çiniyle Kendi İşini Kurdu]]></title>
<media:content url="https://www.haberxr.com/static/2026/05/10/kursiyer-olarak-girdi-egitmen-olarak-cikti-1778412191-88_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>Eşini kaybetmenin acısını çini sanatıyla aşan Özlem Karabüber, hobi olarak başladığı yolda kendi atölyesini kurarak kadınlara ilham oluyor.</p><p>Hayatın karşısına çıkardığı zorlukları, kendi ayakları üzerinde durarak ve üreterek aşan bağımsız kadın girişimcilerin başarı hikayelerine ilham verici bir yenisi daha eklendi. Yıllar önce gittiği bir yılsonu sergisinde büyülenerek hobi amacıyla çini sanatına yönelen 39 yaşındaki Özlem Karabüber, bu tutkusunu zamanla profesyonel bir mesleğe dönüştürdü. Halk eğitim merkezlerinde aldığı uzun soluklu eğitimlerin ardından usta öğreticilik belgesini alan Karabüber, bugün kendi atölyesini kurarak hem aile ekonomisine katkı sağlıyor hem de kendi işini kurmak isteyen kadınlara güçlü bir rol model oluyor.</p>

<p>"Bu Sanatla Hayata Tutundum"<br />
Üç yıl önce eşini kalp krizi sonucu aniden kaybetmesiyle hayatının en zorlu ve karanlık sınavlarından birini veren genç kadın, yaşadığı büyük travmanın üstesinden çocukları ve üretime olan inancıyla geldiğini vurguladı. Çini sanatının kendisi için bir ticaretten çok daha fazlası olduğunu belirten Karabüber, "Eğer bu sanat olmasaydı, belki de yaşama tutunma gücünü kendimde bulamayabilirdim. Önce çocuklarım, ardından da çini sanatı beni hayata bağladı. Bir şeyler üretmek, yeni eserler ortaya çıkarmak ve bu tutkuyu diğer kursiyerlere aşılamak bana her zaman güç verdi" diyerek sanatın iyileştirici gücüne dikkat çekti.</p>

<p>Sergide Başlayan 20 Yıllık Serüven<br />
Çini ile tanışma hikayesinin 2006 yılına dayandığını ifade eden başarılı girişimci, "Aslında merkezde tamamen farklı kurslara katılıyordum. Yılsonu sergisinde o eşsiz çini eserlerini görene kadar aynı binadaki bu kurstan haberim bile yoktu. O sergideki eserlerin zarafeti beni adeta büyüledi. Aycan hocamın da büyük desteğiyle 20 yıl önce bu yola adım attım ve sanatımı bir daha hiç bırakmadım" dedi.</p>

<p>Geleneksel Motiflerle Yeni Ustalara Işık Tutuyor<br />
Günümüzde birçok sanatçının modern akımlara yönelmesine rağmen kendisinin geleneksel ve klasik Osmanlı motiflerinden vazgeçmediğinin altını çizen Karabüber, kursiyerlerine de bu köklü kültürel mirası aktardığını söyledi. Eğitim aldığı ilk yıllarda kendi atölyesini açma fikrinin kendisine ulaşılmaz bir hayal gibi geldiğini itiraf eden usta isim, sözlerini şöyle noktaladı: "Zamanla bu sanatın içinden çıkamadığımı, beni adeta içine çektiğini fark ettim. Gerekli tüm eğitimleri tamamlayıp ustalık belgelerimi aldım. Hocamın o yıllarda bana kurduğu 'Bir gün kendi atölyeni açabilir, eğitmen olabilirsin' cümlesini, bugün ben kendi kursiyerlerim için kuruyorum."</p>
]]></description>
<pubDate>Sun, 10 May 2026 16:30:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.haberxr.com/yasam/acisini-sanatla-asti-sergide-kesfettigi-ciniyle-kendi-isini-kurdu-89822]]></link>
<atom:link href="https://www.haberxr.com/yasam/acisini-sanatla-asti-sergide-kesfettigi-ciniyle-kendi-isini-kurdu-89822"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">89819-5c6fa71215643b96761f7ca5aec7b58b</guid>
<category><![CDATA[Güncel]]></category>
<title><![CDATA[Pazarın Gözdesi 1 Tonluk Şampiyon 420 Bin Liradan Satışa Çıktı]]></title>
<media:content url="https://www.haberxr.com/static/2026/05/10/1-tonluk-kurbanlik-boga-sampiyon-420-bin-tl-den-satisa-cikarildi-1778412106-111_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>1 tonluk 'Şampiyon' isimli kurbanlık boğa 420 bin TL'den satışa sunuldu. Besici ile pazarı gezen belediye başkanı arasındaki diyalog gülümsetti.</p><p>Kurban Bayramı yaklaşırken kurulan hayvan pazarlarında hareketlilik başladı. Ağrı, Kars, Erzurum ve Tokat başta olmak üzere Türkiye'nin birçok farklı ilinden getirilen kurbanlıklar alıcılarını bekliyor. Pazarın en dikkat çeken misafiri ise besici Nimet Altın tarafından özenle yetiştirilen 2 yaşındaki devasa boğa oldu. Tam 1 ton ağırlığındaki "Şampiyon" lakaplı kurbanlık, heybetli görünümü ve 420 bin TL'lik satış fiyatıyla pazarın gözdesi konumunda.</p>

<p>Başkan ve Besici Arasındaki Pazarlık Güldürdü<br />
Kurban pazarındaki esnafı ziyaret eden protokol üyeleri ile besiciler arasında zaman zaman renkli anlar da yaşanıyor. Pazarı gezen Gebze Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz ve İlçe Kaymakamı Mehmet Ali Özyiğit, besicilerle sohbet ederek bereketli kazançlar diledi. Bu ziyaret sırasında besici Nimet Altın, Belediye Başkanı Büyükgöz'ün elini tutarak 1 tonluk Şampiyon için pazarlığa oturdu.</p>

<p>Besicinin, dev kurbanlığı işaret ederek "Sana satalım başkanım" demesi üzerine gülümseyen Başkan Büyükgöz, "Ben burada satın almaya başladım mı diğerlerine haksızlık olur. Rabb'im bereketini verecektir" yanıtını verdi. Satış konusundaki ısrarını tatlı bir dille sürdüren besiciye Başkan Büyükgöz'ün "Sen pazarlama mezunu musun?" şeklinde esprili bir karşılık vermesi, pazarda bulunanlara eğlenceli anlar yaşattı.</p>
]]></description>
<pubDate>Sun, 10 May 2026 16:00:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.haberxr.com/guncel/pazarin-gozdesi-1-tonluk-sampiyon-420-bin-liradan-satisa-cikti-89819]]></link>
<atom:link href="https://www.haberxr.com/guncel/pazarin-gozdesi-1-tonluk-sampiyon-420-bin-liradan-satisa-cikti-89819"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">89816-b50503d74eabfc85e8ca27bb81b6d36f</guid>
<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
<title><![CDATA[Oğlu İçin Braille Öğrendi: Görme Engelli Gencin Başarı Hikayesi]]></title>
<media:content url="https://www.haberxr.com/static/2026/05/10/gorme-engelli-oglunun-egitimi-icin-braille-alfabesini-ogrendi-1778412004-639_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>Görme engelli oğlu için Braille alfabesi öğrenen anne, evladının lise birinciliği, hafızlık ve üniversite başarısıyla büyük bir gurur yaşadı.</p><p>2005 yılında dünyaya gelen ve henüz üç aylıkken görme engelli olduğu anlaşılan Mehmet Can Durmuş'un azim dolu hikayesi, anne şefkatinin ve fedakarlığının hiçbir engel tanımadığını bir kez daha kanıtladı. Ev hanımı anne Leyla Durmuş ile market işçisi baba Bahtiyar Durmuş'un en büyük çocuğu olan Mehmet Can'ın durumu ilk öğrenildiğinde aile büyük bir üzüntü yaşasa da, anne Leyla Durmuş pes etmek yerine hayatını tamamen oğluna adama kararı aldı. Onun bu insanüstü gayreti, Mehmet Can'ı lise birinciliğinden üniversite sıralarına kadar taşıdı.</p>

<p>Oğlu İçin Braille Alfabesini Öğrendi<br />
İlkokul mezunu olmasına rağmen oğlunun eğitim hayatında bir an bile geri kalmaması için çırpınan fedakar anne, Mehmet Can’ın hem akademik hem de hafızlık eğitimine destek olabilmek için Braille alfabesini (Görme Engelliler Alfabesi) öğrendi. Annesinin ellerinden tutarak eğitimine dört elle sarılan genç; ilkokul ve ortaokulun ardından lise eğitimini okul birincisi olarak tamamladı. Akademik başarılarının yanında manevi eğitimine de ağırlık veren Mehmet Can, yine annesinin büyük desteğiyle sadece bir yıl içerisinde hafızlık eğitimini de başarıyla noktaladı.</p>

<p>"Oğluma Ömrümü Adadım, Hedefi Akademisyen Olmak"<br />
Oğlunun doğduğu günden bu yana bir an olsun yanından ayrılmayan Leyla Durmuş, evladının başarısıyla gurur duyduğunu ifade etti. "Anne olmak fedakarlık ve emek ister, ömrünü çocuklarına adamak demektir" diyen gözü yaşlı anne, oğlunun üniversitede kalarak akademisyen olma hayali kurduğunu ve bu hedefine ulaşması için de elinden gelen her türlü desteği vermeye devam edeceğini vurguladı. Hayatı oğluyla birlikte adeta yeniden öğrendiklerini belirten Durmuş, ilkokuldan lise sonuna kadar tüm derslerde oğluyla birlikte çalıştığını sözlerine ekledi.</p>

<p>"Benim İlk ve En Büyük Öğretmenim Annemdir"<br />
Hayatındaki tüm başarıların ardında annesinin tarifsiz emeğinin yattığını belirten üniversite öğrencisi Mehmet Can Durmuş ise minnettarlığını duygu yüklü sözlerle dile getirdi: "Okulda branş öğretmenleriniz olur ama ilk öğretmeniniz ve ömür boyu yanınızda duracak kişi her zaman annenizdir. İlkokuldan itibaren benimle okula geldi, akşamları sorularımı bana okudu, sınavlarıma benimle birlikte hazırlandı. Hafızlık ve YKS gibi zorlu süreçlerde beni hiç yalnız bırakmadı. Bir annenin hakkı asla ödenmez."</p>
]]></description>
<pubDate>Sun, 10 May 2026 15:30:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.haberxr.com/yasam/oglu-icin-braille-ogrendi-gorme-engelli-gencin-basari-hikayesi-89816]]></link>
<atom:link href="https://www.haberxr.com/yasam/oglu-icin-braille-ogrendi-gorme-engelli-gencin-basari-hikayesi-89816"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">89813-5cec4ddd467721bc2fa142a931732ac5</guid>
<category><![CDATA[Güncel]]></category>
<title><![CDATA["Sarı Altın Çiçek" Tarlalarında Paramotorla Gökyüzü Şöleni]]></title>
<media:content url="https://www.haberxr.com/static/2026/05/10/edirne-nin-sari-altin-cicegi-kanola-tarlalari-uzerinde-paramotorla-uctu-1778411909-855_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>Çiftçilerin 'sarı altın çiçek' dediği kanola tarlaları, paramotor uçuşuyla gökyüzünden görüntülendi. Doğanın sunduğu sarı şölen nefes kesti.</p><p>Bahar aylarının gelmesiyle birlikte doğanın sunduğu görsel şölene dikkat çekmek isteyen paramotor pilotu Yılmaz Özkaya, Edirne'nin Keşan ilçesinde benzersiz bir uçuşa imza attı. Çiftçiler arasında bereketinden dolayı "sarı altın çiçek" olarak da adlandırılan ve mayıs ayıyla birlikte açan kanola tarlaları, Özkaya'nın gökyüzündeki süzülüşüyle eşsiz bir manzaraya dönüştü.</p>

<p>Yarım Saatlik Havadan Keşif<br />
Bölgedeki tarım arazilerinin göz alıcı sapsarı bir renge bürünmesini fırsat bilen usta pilot, Paşayiğit Mahallesi'nden havalanarak rotasını doğrudan kanola tarlalarına çevirdi. Yaklaşık yarım saat süren kesintisiz uçuş boyunca, uçsuz bucaksız sarı denizin üzerinde süzülen Özkaya, bölgenin estetik dokusunu gökyüzünden izleme ve sergileme fırsatı buldu.</p>

<p>"Sarı Güzelliği İzlemek Keyifliydi"<br />
Kanola ekili alanların doğaya kattığı renge dikkat çekmek ve farkındalık oluşturmak amacıyla bu uçuşu gerçekleştirdiğini ifade eden Yılmaz Özkaya, yaşadığı deneyimi şu sözlerle anlattı:</p>

<p>"Kanola tarlalarının o eşsiz güzelliğini herkese göstermek için üzerinde uçuş yaptım. Bu uçsuz bucaksız sarı güzelliği gökyüzünden izlemek kelimenin tam anlamıyla keyifliydi. O tarlaların üzerinde uçmak insana çok güzel ve özgür bir duygu veriyor."</p>
]]></description>
<pubDate>Sun, 10 May 2026 15:00:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.haberxr.com/guncel/sari-altin-cicek-tarlalarinda-paramotorla-gokyuzu-soleni-89813]]></link>
<atom:link href="https://www.haberxr.com/guncel/sari-altin-cicek-tarlalarinda-paramotorla-gokyuzu-soleni-89813"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">89807-9ff94a12ad8ca55fa6d6dad6427cd9c6</guid>
<category><![CDATA[Kültür Sanat]]></category>
<title><![CDATA["Kadından Usta Mı Olur" Diyenlere İnat Tespih Sanatına Yön Veriyor]]></title>
<media:content url="https://www.haberxr.com/static/2026/05/10/21-yasindaki-kadin-tespih-ustasi-fuarda-ilgi-odagi-oldu-1778411789-153_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>Tespih Fuarı'nda hünerlerini sergileyen 21 yaşındaki Ece Daldal, erkek egemen meslekteki tabuları zarif el işçiliğiyle bir bir yıkıyor.</p><p>ATO Congresium'da 7-10 Mayıs tarihleri arasında düzenlenen Tespih Sanatı, Antika ve Doğal Taşlar Fuarı, birbirinden değerli el emeği eserleri ve ustaları ağırlamaya devam ediyor. Antika eserlerin ve doğal taşların göz kamaştırdığı organizasyonun bu yılki en dikkat çeken isimlerinden biri ise tespih sanatına yepyeni bir soluk getiren 21 yaşındaki Ece Daldal oldu. Genç yaşına rağmen sergilediği ustalıkla ziyaretçilerin odak noktası haline gelen Daldal, kendi elleriyle şekillendirdiği nadide eserleri sanatseverlerin beğenisine sunuyor.</p>

<p>Ablasından Devraldığı Mirası Geleceğe Taşıyor<br />
Erkek egemen bir zanaat olarak bilinen tespih ustalığına olan merakının aileden geldiğini belirten genç girişimci, bu meşakkatli yola ablasından ilham alarak çıktığını anlattı. Yaklaşık iki yıldır bu sanatla iç içe olduğunu ifade eden Daldal, "Ablam da bir tespih ustası. Bir buçuk sene önce onun çalışmalarını izlerken büyük bir heves duydum ve tek başıma yapmayı çok istedim. O da bana bu incelikleri öğretti. Aslında hiç de kolay yapılabilecek veya kısa sürede öğrenilebilecek bir iş değil. Ablam sekiz ay önce yurt dışına giderken bu atölyeyi bana adeta bir miras olarak bıraktı. Ben de onun öğrettiklerinin üzerine kendi yeniliklerimi ekleyerek atölyeyi devraldım ve sanatımı büyük bir tutkuyla icra ediyorum" dedi.</p>

<p>"Kadının Eli Değdiğinde Her Şey Daha Zarif Oluyor"<br />
Sektörde genç bir kadın usta olarak yer almanın getirdiği zorluklara ve aldığı tepkilere de değinen Ece Daldal, karşılaştığı ön yargılara meydan okudu. Gelen tepkilerin çeşitliliğine dikkat çeken genç usta, "Çok fazla övgü aldığım gibi eleştirenler de oluyor. Bazı insanlar, 'Kadından tespih ustası mı olur? Bu işi nasıl yapabilir?' şeklinde şüpheyle yaklaşıyor. Bu meslek toplumda genellikle erkek işi olarak görülüyor ancak ben kadınların bu işi çok daha zarif ve ince yapabildiğine inanıyorum. Kadınların üstesinden gelemeyeceği hiçbir iş yoktur. Kadının elinin değdiği her şey çok daha zarif bir hale bürünüyor" sözleriyle hemcinslerine ilham verdi.</p>

<p>Anne Daldal: "Bu İşler Sadece Erkeklerin İşi Değil"<br />
Kızını fuar boyunca yalnız bırakmayan ve onunla büyük bir gurur duyan anne Hayriye Daldal ise kızının başarısının diğer kadınlara da cesaret verdiğini vurguladı. Anne Daldal, "Fuarı gezen kadınlar kızımın sanatını gördüklerinde büyük bir şaşkınlık yaşayarak 'Acaba biz de yapabilir miyiz?' diye soruyorlar. Elbette yapabilirler. Bazı erkek ustalarımız uzaktan bakıp, 'Kadın yapar mı? Bu bizim işimiz' diyebiliyor. Hayır, bu işler sadece sizin işiniz değil. Kadınların o zarif ellerinden çıkan tespihler, çok daha ince ve detaylı bir işçilik taşıyor" diyerek kızının arkasındaki en büyük destekçi olduğunu bir kez daha gösterdi.</p>
]]></description>
<pubDate>Sun, 10 May 2026 14:30:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.haberxr.com/kultur-sanat/kadindan-usta-mi-olur-diyenlere-inat-tespih-sanatina-yon-veriyor-89807]]></link>
<atom:link href="https://www.haberxr.com/kultur-sanat/kadindan-usta-mi-olur-diyenlere-inat-tespih-sanatina-yon-veriyor-89807"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">89801-3e57a1ad1bbf0c9235d31a77e55b3c6e</guid>
<category><![CDATA[Güncel]]></category>
<title><![CDATA[Ulaşımda Dev Hizmet: 9 Milyon Engelliye Ücretsiz Seyahat]]></title>
<media:content url="https://www.haberxr.com/static/2026/05/10/bakan-uraloglu-demir-yolu-ulasiminda-9-milyon-engelli-yolcuya-ucretsiz-hizmet-verdik-1778411624-481_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>Ulaştırma Bakanı, demir yollarında 9 milyon engelliye ücretsiz seyahat ve birçok alanda engelsiz ulaşım hizmeti sunulduğunu açıkladı.</p><p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 10-16 Mayıs Dünya Engelliler Haftası dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye genelinde engelli vatandaşların hayatını kolaylaştıran ulaşım ve iletişim projelerini paylaştı. 2002 yılından bu yana "önce insan" vizyonuyla hareket ettiklerini vurgulayan Bakan Uraloğlu, herkes için erişilebilir bir ulaşım sistemi kurma yolundaki çalışmaların hız kesmeden devam ettiğini belirtti.</p>

<p>Turuncu Masa ile 87 Bin Yolcuya Kesintisiz Destek<br />
Hareket kabiliyeti kısıtlı bireylerin seyahatlerini kolaylaştırmak amacıyla 2019'da başlatılan "Turuncu Masa Erişilebilir Ulaşım Hizmet Noktası" uygulamasının büyük başarıya ulaştığını kaydeden Uraloğlu, "Bu uygulamayla engelli bireylerimiz, gar girişinden alınıp koltuklarına yerleştiriliyor ve varış noktasında yine güvenle çıkışa ulaştırılıyor. 27 Yüksek Hızlı Tren (YHT) garımızda bugüne kadar 87 bin 795 yolcumuza bu desteği sunduk" dedi. Ayrıca, erişilebilirlik standartları kapsamında 119 tren istasyonunda gerekli fiziki dönüşümlerin tamamlandığı ve Turuncu Masa hizmetinin 3 havalimanında da başlatıldığı duyuruldu. Açıklamaya göre; Türkiye'deki 38 havalimanı "Engelsiz Havalimanı Kuruluşu" unvanına, 42 havalimanı ise Erişilebilirlik Belgesi'ne sahip.</p>

<p>Otobüslerde İndirim, Denizlerde Engellilere Özel Düzenleme<br />
Denizcilik alanında "Engelsiz Denizler Projesi" ile yolcu gemilerinde asansör, engelli tuvaleti ve rampalı girişlerin zorunlu hale getirildiğini hatırlatan Bakan Uraloğlu, diğer ulaşım modlarındaki güncel verileri de paylaştı. Demir yollarında 2017 yılından itibaren yaklaşık 9 milyon engelli yolcunun ücretsiz seyahat hakkından yararlandığını belirten Uraloğlu, "Karayolu ulaşımında ise şehirlerarası otobüslerde yüzde 40'a varan indirimlerle 2025 yılında 1 milyon 784 bin 410, 2026'nın ilk 4 ayında ise 356 bin 771 engelli vatandaşımıza destek sağladık" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Dijital İletişim ve PTT ile Evde Hizmet Kolaylığı<br />
Ulaşımın yanı sıra haberleşme alanındaki yeniliklere de değinilen açıklamada, e-Devlet Kapısı üzerinden sunulan Engelsiz Çağrı Merkezi'nin ulaştığı kitleye dikkat çekildi. İşitme engelli vatandaşlara görüntülü ve yazılı destek sağlayan sistem sayesinde bugüne kadar toplam 54 bin 246 kişiye (43 bin 871 web, 10 bin 375 mobil üzerinden) hizmet verildi. Bakan Uraloğlu ayrıca, engelli vatandaşların aylıklarını PTT aracılığıyla doğrudan evlerinde teslim alabildiklerini ve Türkiye Kart projesiyle engelli ile gazilere yeni ulaşım imtiyazları sağlamaya devam ettiklerini sözlerine ekledi.</p>
]]></description>
<pubDate>Sun, 10 May 2026 14:00:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.haberxr.com/guncel/ulasimda-dev-hizmet-9-milyon-engelliye-ucretsiz-seyahat-89801]]></link>
<atom:link href="https://www.haberxr.com/guncel/ulasimda-dev-hizmet-9-milyon-engelliye-ucretsiz-seyahat-89801"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">89798-2a4034af2835a22fec9f1ae8679a5485</guid>
<category><![CDATA[Dünya]]></category>
<title><![CDATA[Hareket Etmek Ruh Sağlığını Koruyor: Terapiyle Benzer Etki]]></title>
<media:content url="https://www.haberxr.com/static/2026/05/10/arastirma-egzersiz-depresyon-icin-terapi-ya-da-ilactan-daha-etkili-olabilir-1778411463-723_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>Kapsamlı bir araştırma, düzenli egzersizin depresyon belirtilerini hafifletmede psikoterapi ve ilaçlar kadar etkili olabileceğini ortaya koydu.</p><p>Bilim dünyası, ruh sağlığını korumanın ve iyileştirmenin yolunun sadece klinik odalarından değil, aynı zamanda spor salonlarından ve yürüyüş parkurlarından da geçtiğini bir kez daha kanıtladı. Lancashire Üniversitesi araştırmacıları tarafından yürütülen geniş çaplı çalışma, fiziksel aktivitenin zihinsel sağlık üzerindeki devrim niteliğindeki etkisini mercek altına aldı. Yaklaşık 5 bin hastayı kapsayan 73 farklı akademik araştırmanın verilerini analiz eden uzmanlar, hareket etmenin depresyonla mücadelede en az geleneksel yöntemler kadar güçlü bir silah olduğunu belirledi.</p>

<p>Orta Yoğunluktaki Egzersizler Daha Başarılı<br />
Araştırmanın sonuçlarına göre, her türlü hareket faydalı olsa da özellikle orta yoğunlukta yapılan egzersizlerin depresif belirtileri hafifletmede çok daha etkili olduğu gözlemlendi. Bilim insanları, bu noktada "herkese uyan tek tip bir program" yerine, bireylerin kendi fiziksel kapasitelerine uygun ve en önemlisi sürdürülebilir alışkanlıklar edinmesi gerektiğinin altını çiziyor. Yani, ağır antrenmanlardan ziyade, düzenli ve kişinin yaşam tarzına entegre edebileceği bir hareket planı, ruhsal iyileşme sürecinde kilit rol oynuyor.</p>

<p>İlaç ve Terapiye Güçlü Bir Alternatif<br />
Çalışmanın en dikkat çekici bulgularından biri, egzersizin antidepresan kullanımı veya psikoterapi seansları ile karşılaştırıldığında benzer sonuçlar üretmesi oldu. Herhangi bir tedavi almayan gruplarla kıyaslandığında; düzenli fiziksel aktivite yapan bireylerin depresyon belirtilerinde orta düzeyde ve anlamlı bir azalma kaydedildi. Uzmanlar, özellikle ilaç kullanmayı tercih etmeyen veya terapi imkanına erişemeyen kişiler için egzersizin göz ardı edilemeyecek kadar değerli bir seçenek olduğunu vurguluyor.</p>

<p>Uzun Vadeli Etkiler İçin Daha Fazla Veri Gerekli<br />
Egzersizin akut dönemdeki başarısı kanıtlansa da araştırmacılar temkinli bir not düşmeyi de ihmal etmedi. Fiziksel aktivitenin sağladığı bu iyileşme halinin çok uzun vadede kalıcı olup olmadığını kesin olarak söyleyebilmek için henüz yeterli veri bulunmuyor. Ancak mevcut sonuçlar, ruh halini yukarı taşımak ve depresyonun pençesinden kurtulmak isteyenler için spor ayakkabılarını giymenin, en az bir seans randevusu kadar kıymetli olduğunu gösteriyor.</p>
]]></description>
<pubDate>Sun, 10 May 2026 13:30:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.haberxr.com/dunya/hareket-etmek-ruh-sagligini-koruyor-terapiyle-benzer-etki-89798]]></link>
<atom:link href="https://www.haberxr.com/dunya/hareket-etmek-ruh-sagligini-koruyor-terapiyle-benzer-etki-89798"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">89795-31e4b831e8a16c89ae0721e7168c9f63</guid>
<category><![CDATA[Çevre]]></category>
<title><![CDATA[Doğanın Kırmızı Şöleni: Gelincik ve Kandamlası Baharı Müjdeledi]]></title>
<media:content url="https://www.haberxr.com/static/2026/05/10/sanliurfa-da-tarlalar-kirmiziya-boyandi-1778411333-532_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>Baharın gelişiyle açan gelincik ve kandamlası çiçekleri tarlaları kırmızıya bürüdü. Görsel şölen sunan çiçekler tıbbi faydalarıyla da biliniyor.</p><p>Kış uykusundan uyanan doğa, baharın gelişiyle birlikte göz alıcı bir renk cümbüşüne ev sahipliği yapıyor. Özellikle geniş tarım arazilerinin bulunduğu bölgelerde kendiliğinden yetişen gelincik ve kandamlası çiçekleri, uçsuz bucaksız tarlaları adeta kırmızı bir örtüyle kapladı. Ortaya çıkan bu büyüleyici manzara, hem bölge halkını hem de yoldan geçen yolcuları durup bu anı ölümsüzleştirmeye davet ediyor.</p>

<p>Hem Görsel Şölen Hem Şifa Kaynağı<br />
Kırmızıya boyanan tarlalar sadece fotoğraf tutkunlarını değil, bu bitkilerin şifasından faydalanmak isteyenleri de kendine çekiyor. Vatandaşlar tarafından demet demet toplanan gelinciklerin, görsel güzelliğinin ötesinde tıp dünyasında ve mutfak kültüründe de önemli bir yeri bulunuyor.</p>

<p>Ziraat Yüksek Mühendisi Mehmet Tekçe, gelinciğin özellikle uyku sorunları üzerindeki etkisine dikkat çekerek şu bilgileri paylaştı: "Gelincik çiçeği, tıp alanında özellikle uyku düzensizliği yaşayanlar için doğal bir yardımcı olarak kullanılıyor. Şerbeti yapılarak ya da çay olarak tüketildiğinde sakinleştirici etkisiyle uykuyu düzene sokuyor. Ayrıca boğaz iltihaplarını iyileştirme özelliği de var. Bizler bu çiçekten geleneksel şerbetler yapıyoruz, hatta taze yapraklarını salatalarda kullanarak mutfağımıza dahil ediyoruz."</p>

<p>Kandamlası: Doğanın Daha Canlı ve Dayanıklı Yüzü<br />
Yolculukları sırasında tarlalardaki yoğun kırmızılığı fark ederek mola veren vatandaşlar, gelincikle sıkça karıştırılan ancak "kandamlası" olarak bilinen türün farkını da yakından gözlemleme fırsatı buluyor. İlk bakışta gelinciği andıran bu özel çiçekler, yakından incelendiğinde daha koyu renkli, parlak ve canlı yapraklarıyla ayrışıyor. Doğaseverler, kandamlası çiçeklerinin gelinciğe göre çok daha dayanıklı ve diri bir yapıya sahip olduğunu belirterek, doğanın sunduğu bu estetik detayın herkes tarafından görülmesi gerektiğini ifade ediyor.</p>

<p>Baharın bu eşsiz manzarasını yakından görmek veya çiçeklerin tıbbi kullanımı hakkında daha fazla detay öğrenmek ister miydin?</p>
]]></description>
<pubDate>Sun, 10 May 2026 13:00:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.haberxr.com/cevre/doganin-kirmizi-soleni-gelincik-ve-kandamlasi-bahari-mujdeledi-89795]]></link>
<atom:link href="https://www.haberxr.com/cevre/doganin-kirmizi-soleni-gelincik-ve-kandamlasi-bahari-mujdeledi-89795"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">89789-7b1f46bf43a0a1acdb65141a8dbfe329</guid>
<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
<title><![CDATA[Pıhtı Eritici Tedaviyle 73 Yaşındaki Hasta Kalıcı Felçten Kurtarıldı]]></title>
<media:content url="https://www.haberxr.com/static/2026/05/10/inme-hastasina-hayat-kurtaran-mudahale-1778411195-640_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>Kol ve bacağında güç kaybı yaşayan 73 yaşındaki hastaya uygulanan pıhtı eritici (tPA) tedavi sayesinde kalıcı felç riski ortadan kaldırıldı.</p><p>Kol ve bacağında ani güç kaybı ile konuşma bozukluğu şikayetleri baş gösteren 73 yaşındaki Süleyman Aydın, acil olarak hastaneye kaldırıldı. Akyazı Devlet Hastanesi'nde ilk kez gerçekleştirilen tPA (pıhtı eritici) tedavisi sayesinde yaşlı adam, kalıcı felç geçirme riskinden saniyelerle yarışarak kurtarıldı.</p>

<p>Zamanla Yarışan Sağlık Ekibinden Hayat Kurtaran Müdahale<br />
Hastanın acil servise getirilmesinin ardından Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi (SEAH) Bölgesel Kapsamlı İnme Merkezi hızla devreye girerek tüm koordinasyonu sağladı. İhtisasını nöroloji kliniğinde tamamlayan Uzm. Dr. Şule Dalkılıç ve deneyimli acil ekibi, zamanla yarışarak hastaya pıhtı eritici trombolitik tedaviyi başarıyla uyguladı. Bölgedeki inme tedavisi için büyük bir dönüm noktası olarak nitelendirilen bu kritik müdahalenin ardından Süleyman Aydın'ın tüm şikayetleri giderildi ve sağlığına kavuşması sağlandı.</p>

<p>"İnme Farkındalık Haftası"nda Gelen Umut Verici Haber<br />
Erken teşhis ve doğru tıbbi koordinasyonun hayat kurtarıcı etkisini gözler önüne seren bu başarılı operasyon, son derece anlamlı bir tarihte, "10 Mayıs İnme Farkındalık Haftası"nın son gününde kamuoyuyla paylaşıldı. Tedavi edilebilir bir hastalık olan inmeye karşı gösterilen bu üstün tıbbi gayret, sağlık camiasında da takdir topladı. Sakarya İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Kayhan Özdemir ve SEAH Başhekimi Doç. Dr. Fatih Güneysu, hayat kurtaran bu zorlu müdahaleye imza atan tüm sağlık ekibini tebrik etti.</p>
]]></description>
<pubDate>Sun, 10 May 2026 12:30:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.haberxr.com/saglik/pihti-eritici-tedaviyle-73-yasindaki-hasta-kalici-felcten-kurtarildi-89789]]></link>
<atom:link href="https://www.haberxr.com/saglik/pihti-eritici-tedaviyle-73-yasindaki-hasta-kalici-felcten-kurtarildi-89789"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">89786-e6f695e4175268eca28621fb6fe05fe1</guid>
<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
<title><![CDATA[Erkeklerin Giremediği Kafede Çiğ Köfteli Anneler Günü Coşkusu]]></title>
<media:content url="https://www.haberxr.com/static/2026/05/10/sadece-kadinlara-ozel-kafe-acti-anneler-gununde-doyasiya-eglendiler-1778407221-619_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>Sadece kadınlara hizmet veren ve erkeklerin alınmadığı kafede düzenlenen Anneler Günü etkinliğinde, kadınlar çiğ köfte yoğurup halay çekti.</p><p>Sivas'ta yaşayan 30 yaşındaki Merve Yüceyurt, şehirdeki kıraathane ve oyun salonlarında genellikle erkeklerin rahatça vakit geçirip sosyalleştiğini fark edince dikkat çeken bir girişime imza attı. Kadınların da tıpkı erkekler gibi okey ve tavla oynayabileceği, stres atıp kendilerini rahat hissedecekleri özel bir sosyal alan oluşturmak isteyen Yüceyurt, yalnızca kadınlara hizmet veren bir kafe açtı. Kısa sürede büyük ilgi gören mekana yanlışlıkla girmek isteyen erkek müşteriler ise durum uygun bir dille izah edilerek kapıdan geri çevriliyor. İçeriye erkek alınmadığına ilk başta şaşırarak yaklaşan kadınlar, uygulamanın ciddiyetini görünce mekanda çok daha huzurlu ve güvende hissederek vakit geçiriyor.</p>

<p>Yorgunluklarını Halay Çekerek Attılar<br />
Sadece kadınların giriş yapabildiği bu sıra dışı mekanda, Anneler Günü dolayısıyla oldukça renkli ve eğlenceli bir etkinliğe imza atıldı. Sıra gecesi havasında geçen organizasyonda bir araya gelen kadınlar, hep birlikte çiğ köfte yoğurup müzik eşliğinde halay çekerek doyasıya eğlendi. İşletmesinde kadınlara özel renk partileri ve el işi günleri de düzenleyen Merve Yüceyurt, bu özel etkinliğin amacını şu sözlerle özetledi: "Kadınlar erkekler olmadan rahatça eğlenmek, nefes almak istiyor. Okey, tavla oynamak onların da hakkı. Annelerimizin ise ömür boyu yorgunlukları, evdeki telaşları hiç bitmiyor. Biraz kafa dağıtıp rahatlamaları için bu organizasyonu düzenledik."</p>

<p>"Erkekler Kahveye Gidince Kıskanıyorduk"<br />
Düzenlenen Anneler Günü etkinliğine katılıp stres atan dört çocuk annesi bir müşteri ise, kadınların sosyal hayattaki mekan kısıtlılığına dikkat çekerek duygularını paylaştı. Sürekli ev ortamında toplanmanın zorluklarına değinen müşteri, "Açıkçası erkekler kahveye gittiği zaman onları kıskanıyorduk. Kadınların evleri her zaman misafir ağırlamaya müsait olmuyor. Böyle bir dükkan açıldığı için çok memnunum. Bugün burada arkadaşlarımla toplanıp kafa dağıtmak, doyasıya eğlenmek gerçekten çok güzel bir duygu" diyerek bu tür mekanların kadınlar için önemini vurguladı.</p>
]]></description>
<pubDate>Sun, 10 May 2026 12:00:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.haberxr.com/yasam/erkeklerin-giremedigi-kafede-cig-kofteli-anneler-gunu-coskusu-89786]]></link>
<atom:link href="https://www.haberxr.com/yasam/erkeklerin-giremedigi-kafede-cig-kofteli-anneler-gunu-coskusu-89786"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">89783-a45b058475b43783d2d9b12800b9a698</guid>
<category><![CDATA[Spor]]></category>
<title><![CDATA[Süper Lig'de Final Haftası: Kümede Kalma Savaşı Nefes Kesecek]]></title>
<media:content url="https://www.haberxr.com/static/2026/05/10/trendyol-super-lig-de-34-hafta-programi-belli-oldu-1778407031-993_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>Trendyol Süper Lig'de 34. ve son hafta maç programı açıklandı. Küme düşecek son takımın belli olacağı kritik mücadeleler nefesleri kesecek.</p><p>Trendyol Süper Lig'de sezonun perdesi kapanırken, 34. ve final haftasının detaylı maç programı resmi olarak duyuruldu. Açıklanan takvime göre futbolseverleri ekrana kilitleyecek olan sezonun son karşılaşmaları 15 Mayıs Cuma, 16 Mayıs Cumartesi ve 17 Mayıs Pazar günleri oynanacak.</p>

<p>Ligde Kalmak İçin Son 90 Dakika<br />
Ligin son haftası, ligden düşecek son takımın belirleneceği adeta bir can pazarına sahne olacak. Tehlike hattında bulunan takımların hayati önem taşıyan maçları aynı gün ve saatte başlayacak. Bu kritik virajda 32 puana sahip olan Eyüpspor, zorlu Fenerbahçe deplasmanına çıkarken; yine 32 puanlı Kasımpaşa ise sahasında Galatasaray'ı konuk edecek. Ligde kalma umutlarını son maça taşıyan 31 puanlı Gençlerbirliği, Trabzonspor deplasmanında ter dökecek. Puan cetvelinde 16. basamakta yer alan 29 puanlı Antalyaspor ise kendi evinde Kocaelispor ile "tamam ya da devam" niteliğinde bir mücadeleye çıkacak.</p>

<p>İşte 34. Haftanın Fikstürü<br />
Ligde nefeslerin tutulacağı ve düğümün çözüleceği son haftanın maç takvimi şu şekilde sıralandı:</p>

<p>15 Mayıs Cuma:</p>

<p>20.00 Çaykur Rizespor - Beşiktaş</p>

<p>16 Mayıs Cumartesi:</p>

<p>17.00 Fatih Karagümrük - Corendon Alanyaspor</p>

<p>20.00 Gaziantep FK - RAMS Başakşehir</p>

<p>20.00 Samsunspor - Göztepe</p>

<p>17 Mayıs Pazar:</p>

<p>17.00 Kayserispor - Konyaspor</p>

<p>20.00 Fenerbahçe - Eyüpspor</p>

<p>20.00 Kasımpaşa - Galatasaray</p>

<p>20.00 Antalyaspor - Kocaelispor</p>

<p>20.00 Trabzonspor - Gençlerbirliği</p>
]]></description>
<pubDate>Sun, 10 May 2026 09:56:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.haberxr.com/spor/super-lig-de-final-haftasi-kumede-kalma-savasi-nefes-kesecek-89783]]></link>
<atom:link href="https://www.haberxr.com/spor/super-lig-de-final-haftasi-kumede-kalma-savasi-nefes-kesecek-89783"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">89780-50c7145189b36c32e1621ea1d1d6443d</guid>
<category><![CDATA[Spor]]></category>
<title><![CDATA[Dünya Şampiyonası Finalinde İki Türk Karşılaştı: Altın ve Gümüş Bizim]]></title>
<media:content url="https://www.haberxr.com/static/2026/05/10/turk-sporculardan-dunya-sampiyonasi-nda-cifte-basari-1778406884-352_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>Karate Dünya Şampiyonası finalinde kozlarını paylaşan Türk sporculardan Tekin Mustafa Tütüncü altın, Buğra Efe Taşdelen gümüş madalya kazandı.</p><p>Polonya'nın Korzenna kentinde 20 farklı ülkenin katılımıyla düzenlenen Kyokushin Karate Dünya Şampiyonası, tarihi bir eşleşmeye sahne oldu. İstanbul Arnavutköy'deki bir spor kulübünde yetişen iki milli sporcumuz, uluslararası arenada tüm yabancı rakiplerini tek tek dize getirerek finalde birbirlerine rakip oldu. Nefes kesen şampiyonluk mücadelesinin ardından Tekin Mustafa Tütüncü altın madalyaya uzanıp dünya şampiyonu unvanını alırken, takım arkadaşı Buğra Efe Taşdelen ise gümüş madalyayı boynuna takarak dünya ikincisi oldu.</p>

<p>"Puan İçin Rakibin Nefesini Kesmek Gerekiyor"<br />
Son derece sert temaslı bir dövüş sanatı olan kyokushin branşının zorluklarını anlatan şampiyon Tekin Mustafa Tütüncü, bu sporun kickboksa benzediğini ancak çok daha katı kuralları olduğunu vurguladı. Yüze yumruk atılmadığını, vuruşların göğüs ve mideye yapıldığını belirten Tütüncü, "Bizim sporumuzda sadece rakibe dokunmaya puan verilmez. Vuruşun mutlak suretle etkili olması şarttır. Puan alabilmek için bacağa vurduğunuzda ezmeniz, mideye vurduğunuzda ise rakibin nefesini kesmeniz gerekir. Yüz hizasına ise dilediğimiz sertlikte tekme atabiliyoruz. Kurallara uygun ve sert dövüşerek Türk'ün gücünü 20 ülkeye gösterdik" dedi. 70-80 kilo sıkletinde ter döken 19 yaşındaki sporcu, 3 yaşından beri tatamide olduğunu hatırlatarak; 2023'te İspanya'da 25 ülkenin katıldığı Avrupa Şampiyonası'nda da zirveye çıktığını, 2024'teki dünya sekizinciliğinin ardından bu kez altın madalyaya ulaşmanın gururunu yaşadığını sözlerine ekledi.</p>

<p>Ablasının Zoruyla Başladı, Dünya İkincisi Oldu<br />
Finalde takım arkadaşıyla karşılaşmanın eşsiz bir duygu olduğunu ifade eden dünya ikincisi Buğra Efe Taşdelen ise 5 yıllık spor geçmişini aktardı. İstanbul Gelişim Üniversitesi'nde antrenörlük eğitimi alan Taşdelen, spora küçük yaşlarda ablasının zoruyla başladığını belirterek, bugün geldiği noktada en büyük payın ona ait olduğunu vurguladı. Zorlu turnuva sürecine değinen Taşdelen, "Bütün yabancı rakiplerimizi devirip iki Türk olarak finale adımızı yazdırdık. Ne olursa olsun aileler çocuklarını futbol, basketbol veya karate fark etmeksizin spora yönlendirmeli. Devir çok kötü, boş kalan çocuk yanlış yollara sapabilir" diyerek ailelere çağrıda bulundu.</p>

<p>"Boş Kalan Çocuk Hata Yapar"<br />
Aynı zamanda Tekin Mustafa Tütüncü'nün babası olan antrenör Ahben Tütüncü ise kulüpteki 80 öğrencisiyle gurur duyduğunu dile getirdi. Çocukların küçük yaşlarda doğru yönlendirilmesinin hayati önem taşıdığını ifade eden deneyimli çalıştırıcı, "Sokakta başarısız olacaklarına kulüplerde başarılı olsunlar. Boş kalan çocuk hata yapar, yanlış arkadaş kurbanı olup kendine tehlikeli ortamlar edinir. Çocuk duyduğunu değil, gördüğünü uygular. Doğru bir spor kulübü kültüründe yetişen çocuk madalya ve alkış görür, bunun için mücadele eder. Ayrıca sporun okul başarısına engel olduğu tamamen bir yanılgıdır, hem okuyup hem şampiyon olan çok sayıda öğrencimiz var" diyerek ebeveynlere kritik uyarılarda bulundu.</p>
]]></description>
<pubDate>Sun, 10 May 2026 09:54:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.haberxr.com/spor/dunya-sampiyonasi-finalinde-iki-turk-karsilasti-altin-ve-gumus-bizim-89780]]></link>
<atom:link href="https://www.haberxr.com/spor/dunya-sampiyonasi-finalinde-iki-turk-karsilasti-altin-ve-gumus-bizim-89780"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">89777-06f2c871b58ccb01842a4778f5d39c47</guid>
<category><![CDATA[Kültür Sanat]]></category>
<title><![CDATA[At Figürleri Sanatla Buluştu: "Hat İzinde" Sergisi Kapılarını Açtı]]></title>
<media:content url="https://www.haberxr.com/static/2026/05/10/hat-izinde-sergisi-bagcilar-da-sanatseverlerle-bulustu-1778406785-700_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>Dr. Uğur Karabulut'un at figürlerini monobaskı tekniğiyle yorumladığı "Hat İzinde" sergisi, 18 Mayıs 2026'ya kadar sanatseverleri ağırlayacak.</p><p>Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi Sanat, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi akademisyenlerinden Dr. Öğr. Üyesi Uğur Karabulut, "Hat İzinde" adını verdiği yepyeni kişisel sergisiyle sanat dünyasında yankı uyandırdı. Bağcılar Kadın ve Aile Kültür Sanat Merkezi Sergi Galerisi’nin büyük bir gururla ev sahipliği yaptığı bu özel kültür organizasyonu, kapılarını açtığı ilk andan itibaren sanatseverlerin yoğun ilgisiyle karşılaştı.</p>

<p>Monobaskı ve At Figürlerinin Çok Katmanlı Dansı<br />
Başarılı sanatçının 2026 yılı içerisinde ürettiği vizyoner çalışmalarını bir araya getiren serginin odak noktasında, zarif at figürlerinin merkeze alındığı özgün kompozisyonlar yer alıyor. Karabulut, geleneksel sınırları aşarak eserlerinde monobaskı tekniği ile akrilik dokunuşları harmanlıyor. Lekesel yüzeylerin, geometrik tekrarların ve akıcı çizgilerin ustalıkla kullanıldığı tablolar, izleyenlere durağan bir kareden ziyade, bitmek bilmeyen hareketli bir hikayenin kapılarını aralıyor. Elde edilen bu çok katmanlı yapı, çalışmalara muazzam bir dinamizm katıyor.</p>

<p>"Çizgi, Sezgiyi ve Düşünceyi Taşıyan Bir Güçtür"<br />
Eserlerinin ardındaki derin felsefeyi sanat tutkunlarıyla paylaşan Dr. Karabulut, çizgi kavramının sadece sıradan bir biçim unsuru olmaktan çok öte bir anlama sahip olduğunu belirtiyor. Usta isme göre çizgiler; insanın düşünce dünyasını, sezgilerini ve hareketin doğasını taşıyan ana omurgayı oluşturuyor. Sanatçı, tablo yüzeyini de tamamlanmış ve bitmiş bir son değil; estetik bağların sürekli olarak baştan kurulduğu, yaşayan bir dönüşüm alanı olarak tanımlıyor.</p>

<p>Eserler 18 Mayıs'a Kadar Ziyaret Edilebilecek<br />
Çağdaş baskı resim sanatı ile figüratif yorumları kusursuz bir ahenk içerisinde birleştiren görsel şölen, 18 Mayıs 2026 tarihine kadar ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek. Dr. Uğur Karabulut, bu anlamlı organizasyonun hayata geçirilmesindeki destekleri ve sanata verdiği değerden ötürü Bağcılar Belediye Başkanı Yasin Yıldız’a teşekkürlerini iletti.</p>
]]></description>
<pubDate>Sun, 10 May 2026 09:52:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.haberxr.com/kultur-sanat/at-figurleri-sanatla-bulustu-hat-izinde-sergisi-kapilarini-acti-89777]]></link>
<atom:link href="https://www.haberxr.com/kultur-sanat/at-figurleri-sanatla-bulustu-hat-izinde-sergisi-kapilarini-acti-89777"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">89774-fe5fa747eb0928e45e7f237d7bc1224a</guid>
<category><![CDATA[Spor]]></category>
<title><![CDATA[Nefes Kesen Triatlon Başladı: 200 Sporcunun Dayanıklılık Sınavı]]></title>
<media:content url="https://www.haberxr.com/static/2026/05/10/gelibolu-triatlonu-basladi-1778406631-242_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>Çanakkale'de düzenlenen 2026 Gelibolu Triatlonu 200 sporcunun katılımıyla başladı. Yarışmacılar yüzme, bisiklet ve koşuda ter dökecek.</p><p>Türkiye'nin en prestijli spor organizasyonlarından biri olarak dikkat çeken 2026 Gelibolu Triatlonu, büyük bir heyecan fırtınasıyla başladı. Dayanıklılığın ve fiziksel gücün sınırlarının zorlandığı dev etkinlik, spor tutkunlarını tarihi bir atmosferde bir araya getirdi. Organizasyon; Türkiye Triatlon Federasyonu'nun öncülüğünde, Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı'nın güçlü iş birliğiyle hayata geçirildi.</p>

<p>Sabahın İlk Işıklarında Start Verildi<br />
Farklı yaş kategorilerinden toplam 200 sporcunun şampiyonluk parolasıyla katıldığı zorlu mücadelenin ilk startı, sabahın erken saatlerinde, tam 07.30'da verildi. Çanakkale'nin Eceabat ilçesi sınırları içerisinde yer alan Tarihi Gelibolu Yarımadası'ndaki Eski Jandarma Kampı'nda başlayan yarışta, sporcular adeta zamana, doğaya ve kendi sınırlarına karşı kıyasıya bir rekabete girişti.</p>

<p>Önce Yüzme, Sonra 90 Kilometre Pedal ve Koşu<br />
Katılımcıları bedensel dayanıklılığın zirvesine taşıyacak olan triatlon, ardışık ve son derece zorlu üç ayrı etaptan oluşuyor. Sporcular mücadeleye ilk olarak 1,9 kilometrelik zorlu yüzme parkuruyla başladı. Denizden çıkan yarışmacılar hiç vakit kaybetmeden 90 kilometrelik bisiklet etabında pedal çevirecek ve bu yorucu aşamanın hemen ardından 21 kilometrelik koşu parkurunu tamamlayarak bitiş çizgisine ulaşmaya çalışacak.</p>

<p>Heyecan Ödül Töreniyle Taçlanacak<br />
Tarihin kalbinin attığı yarımadada gün boyu sürecek olan bu insanüstü güç ve irade testinin ardından, organizasyon özel bir kapanış programına sahne olacak. Üç zorlu etabı başarıyla tamamlayarak dereceye giren ve rakiplerini geride bırakan azimli sporculara, yarış sonrasında düzenlenecek törenle hak ettikleri ödüller ve madalyalar takdim edilecek.</p>
]]></description>
<pubDate>Sun, 10 May 2026 09:49:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.haberxr.com/spor/nefes-kesen-triatlon-basladi-200-sporcunun-dayaniklilik-sinavi-89774]]></link>
<atom:link href="https://www.haberxr.com/spor/nefes-kesen-triatlon-basladi-200-sporcunun-dayaniklilik-sinavi-89774"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">89771-601c8f352bb5f1cfa1f466fcf77dc0b0</guid>
<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
<title><![CDATA[Konyalı Ustadan Gazi Turgut Aslan'a Özel Aslan Figürlü Yüzük]]></title>
<media:content url="https://www.haberxr.com/static/2026/05/10/annesinin-tesvikiyle-basladigi-meslekte-isimlere-ozel-tasarim-yapiyor-1778406490-740_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>Konya'da 1981'den beri takı tasarlayan Servet Küçükdemirel, 15 Temmuz Gazisi Turgut Aslan için Selçuklu yıldızlı ve aslan figürlü yüzük üretiyor.</p><p>Konya'da mütevazı atölyesinde sanatını icra eden usta takı tasarımcısı Servet Küçükdemirel, 1981 yılında adım attığı meslek serüveninde bugün devletin zirvesine ve tanınmış siyasi liderlere eşsiz eserler üreten bir marka haline geldi. Çıraklıktan kalfalığa, oradan da ustalığa uzanan 40 yılı aşkın bu meşakkatli yolculukta kendini daima geliştirdiğini vurgulayan Küçükdemirel, Anadolu'nun merkezinden tüm Türkiye'ye ulaşmanın ve önemli isimler tarafından tercih edilmenin kendisine büyük bir gurur verdiğini dile getiriyor.</p>

<p>"Soyadı Gibi Aslan, Dimdik Ayakta"<br />
Başarılı zanaatkarın tezgahında şekillenen en anlamlı ve yeni projelerden biri ise Cumhurbaşkanı Başdanışmanı, 15 Temmuz Gazisi ve dönemin Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Dairesi Başkanı olan Turgut Aslan'a ithafen hazırlanan yüzük. Birkaç hafta önce Aslan ile bizzat telefonda görüşerek bu tasarım için kendisinden onay aldığını belirten Küçükdemirel, eserin manevi yönünü şu sözlerle anlattı: "Başına gelen onca ağır olaya rağmen bugün hala dimdik ayakta. Kendisi gerçekten de soyadı gibi aslan gibi bir adam. Ona duyduğum derin sevgi ve saygıyla, zemininde görkemli bir Selçuklu yıldızı yer alan ve üstü aslan figürüyle bezenmiş çok özel bir tasarım hazırlıyorum."</p>

<p>Ustadan Yediği Dayaklarda Annesi Siper Oldu<br />
Küçükdemirel'in bugün ulaştığı başarının ardında ise oldukça duygusal bir anne şefkati ve öngörüsü yatıyor. İki buçuk yıl önce beynine pıhtı atması sonucu demans ve Alzheimer başlangıcı teşhisi konulan annesinin, kendisini bu mesleğe bağlayan en önemli figür olduğunu anlatan tasarımcı, zorlu çıraklık yıllarını tebessümle yad etti: "Eski dönemlerde ustalar işi öğretmek için döverdi. Ben de dayanamayıp 'Artık çalışmayacağım' diye isyan ettiğimde annem, 'Hayır oğlum çalışacaksın, o usta seni sevdiği ve adam olman için böyle yapıyor' diyerek beni atölyeye geri gönderirdi. Geçmişi çok iyi hatırlayan annem, bugün ortaya çıkardığım eserleri görünce haklı çıkmanın gururunu yaşıyor. 'Bak benim dediğim olmadı mı? Şimdi herkesin parmaklarını süslüyorsun' diyerek yaptığım işlerle büyük bir mutluluk duyuyor."</p>

<p>Üniversitelerde Geleceğin Ustalarını Yetiştiriyor<br />
Zanaatını yalnızca vitrinleri süsleyen ticari bir meta olarak görmeyen Servet Küçükdemirel, tasarımcılığın evrensel bir sanat olduğuna inanıyor. Bu köklü geleneği sadece atölyesiyle sınırlı tutmayan tecrübeli usta, sık sık üniversitelerdeki sempozyumlara katılarak bilgi birikimini genç nesillere aktarıyor. Küçükdemirel, mesleği daha da ileriye taşımak ve bu değerli sanatın herkes tarafından öğrenilebilmesi için eğitim yolundaki mücadelesini aralıksız sürdüreceğinin altını çiziyor.</p>
]]></description>
<pubDate>Sun, 10 May 2026 11:30:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.haberxr.com/yasam/konyali-ustadan-gazi-turgut-aslan-a-ozel-aslan-figurlu-yuzuk-89771]]></link>
<atom:link href="https://www.haberxr.com/yasam/konyali-ustadan-gazi-turgut-aslan-a-ozel-aslan-figurlu-yuzuk-89771"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">89768-1cc090c0001525e90ed2a4ac29eaab26</guid>
<category><![CDATA[Çevre]]></category>
<title><![CDATA[Yozgatlı Arıcılar Yağışlardan Umutlu: Hedef Kovan Başına 15 Kilo]]></title>
<media:content url="https://www.haberxr.com/static/2026/05/10/dedesinden-ogrendigi-meslegi-koyunde-surduruyor-1778403930-780_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>Geçen yılki kuraklığın aksine bu sezon yağan yağmurlar Yozgatlı arıcılara umut oldu. Üreticiler kovan başı 15 kilo kaliteli bal bekliyor.</p><p>Havaların ısınması ve yüz güldüren bahar yağışları, Yozgat'taki bal üreticileri için bereketli bir sezonun müjdecisi oldu. Merkeze bağlı Bişek köyünde mesaisi başlayan arıcılar, geride bıraktıkları zorlu yılın ardından bu yeni dönemden oldukça umutlu.</p>

<p>Kuraklık ve Eşek Arısı İstilası Geride Kaldı<br />
Geçtiğimiz yıl yaşanan şiddetli kuraklığın rekolteyi dibe çektiğini hatırlatan dede yadigarı mesleğin temsilcilerinden Çelebi Çağlar, o dönemin yıkıcı etkilerini çarpıcı sözlerle anlattı. Doğada meyve yetişmemesi nedeniyle aç kalan yabani sarı arıların (eşek arısı) kovanlara saldırdığını belirten Çağlar, "Türkiye genelinde birçok arıcı bu saldırılar yüzünden ciddi zayiat verdi. Biz çok şükür o dönemi kayıpsız atlattık" diyerek bu yılki yağışların ne denli hayati olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>"Baba Ocağında" Dağların Aroması Balla Buluşuyor<br />
Bal üretimini ata mirası olarak gördüklerini ifade eden Çağlar, "Burası bizim baba ocağımız. Dededen babaya, babadan bize geçen bu kültürü yaşatıyoruz; inşallah gelecek nesillere de aktaracağız" dedi. Bölge coğrafyasının da bal kalitesine doğrudan etki ettiğini vurgulayan üretici, bu yıl bol yağmurlar sebebiyle sezonun 15-20 gün rötarlı başladığını ancak Bişek köyünün dağlık yapısı ve geniş yayılım alanları sayesinde eşsiz aromalı, üst düzey ballar elde ettiklerini kaydetti.</p>

<p>Üreticiden Sahte Bal Uyarısı: "15 Kilonun Üstü Katkılı Olabilir"<br />
İşletmesinin mevcut kapasitesinin 100 kovanı aştığını ve yaklaşan oğul verme dönemiyle birlikte bu rakamın 120-130'u bulacağını öngören Çağlar, kovan başına hedeflerinin 15 kilogram olduğunu açıkladı. Tüketicilere sahte bal konusunda kritik bir uyarıda da bulunan usta arıcı, "İyi ve doğal bir balda kovan başına en fazla 5 ila 15 kilo ürün alınır. Bunun çok üzerindeki rakamlar o balın katkılı olabileceğini gösterir, vatandaşlarımız bu konuda son derece dikkatli olmalı" şeklinde konuştu.</p>

<p>Fiyat Beklentisi 1.000 ile 1.500 TL Arasında<br />
Piyasadaki rakamlar ve fiyat beklentilerine de değinen Çağlar, geçen yıl 500 ila 1.500 lira bandında alıcı bulan kaliteli balın, artan maliyetler ve piyasa koşulları doğrultusunda bu sezonki kilogram fiyatının 1.000 ile 1.500 TL arasında şekillenmesini beklediklerini sözlerine ekledi.</p>
]]></description>
<pubDate>Sun, 10 May 2026 11:00:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.haberxr.com/cevre/yozgatli-aricilar-yagislardan-umutlu-hedef-kovan-basina-15-kilo-89768]]></link>
<atom:link href="https://www.haberxr.com/cevre/yozgatli-aricilar-yagislardan-umutlu-hedef-kovan-basina-15-kilo-89768"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">89765-7b0ce725ac346fd37481725e7621dda1</guid>
<category><![CDATA[Güncel]]></category>
<title><![CDATA[Kayseri'de Bir İlk: Kreşteki Tuz Odası Hastalıklara Kalkan Oldu]]></title>
<media:content url="https://www.haberxr.com/static/2026/05/10/kreste-cocuklarin-bagisikliklarini-desteklemek-icin-tuz-odasi-ile-egitim-modeli-1778403842-803_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>Kayseri'de bir kreşte kurulan tuz odası, çocukların bağışıklığını güçlendirerek kış hastalıklarının sınıflarda salgına dönüşmesini engelledi.</p><p>Kayseri'de özel bir kreş yönetimi, kış aylarında artış gösteren bulaşıcı hastalıklara karşı yenilikçi ve sağlıklı bir çözüm üretti. Çocukların bağışıklık sistemini doğal yollarla desteklemek ve kas gelişimlerine katkı sağlamak amacıyla kreş bünyesine "haloterapi" olarak da bilinen özel bir tuz odası inşa edildi. Zemininden tavanına kadar doğal kaya ve Himalaya tuzuyla kaplanan, halojeneratör cihazıyla havaya mikro düzeyde tuz partikülleri yayan bu terapi alanı, kısa sürede hem minik öğrencilerin hem de velilerin vazgeçilmez uğrak noktası haline geldi.</p>

<p>İstanbul'dan Gelen Ekiple Kuruldu, Salgın Zinciri Kırıldı<br />
Meslek hayatında 23 yılı geride bırakan Çocuk Gelişim Uzmanı Çiğdem Çetintaş'ın salgın hastalıklara karşı yürüttüğü araştırmalar sonucu hayata geçirilen proje için İstanbul'dan özel bir ekip getirtildi. Tasarımı ve uygunluk testleriyle yaklaşık 1,5-2 ay süren titiz bir çalışmanın ardından Kayseri'de çocuklara özel konseptte ve bu büyüklükte bir ilk olma özelliği taşıyan oda faaliyete geçti. İlgili eğitimleri aldıktan sonra projeyi başlattığını belirten Çetintaş, "Geçmiş yıllarda sınıfta tek bir çocuğun hastalanması, tüm sınıfın hastalanmasına yol açıyordu. Ancak bu sene tuz odamızın da büyük etkisiyle bu bulaşma zincirini tamamen aştık ve kış mevsimini bütün okul salgına maruz kalmadan sağlıklı bir şekilde atlattık" diyerek elde ettikleri çarpıcı başarıyı paylaştı.</p>

<p>"Sınıfta Bitmeyen Sesler Burada Yerini Sakinliğe Bırakıyor"<br />
Tuz odasının fiziksel ve psikolojik etkilerine de detaylıca değinen Çetintaş, çocukların bu alanı adeta bir ödül gibi gördüğünü vurguladı. Normal oyun alanlarındaki alışıldık gürültünün aksine tuz odasında çocukların mucizevi bir şekilde sakinleştiğini belirten Çetintaş, "Bronşları temizlenen ve rahat nefes alan çocuklarımızın bağışıklığı kuvvetlenirken, uyku kaliteleri de gözle görülür şekilde artıyor. Ayrıca 2-6 yaş aralığındaki öğrencilerimiz tuzların içinde oynarken parmakları sürekli hareket halinde olduğu için ince motor becerileri gelişiyor. Öyle ki, biz öğretmenler bile boğazımızda bir hassasiyet hissettiğimizde 10-15 dakika burada vakit geçirip şifa ve keyif buluyoruz" şeklinde konuştu.</p>

<p>Veliler de Günün Stresini Tuz Odasında Atıyor<br />
Kreşin sunduğu bu yenilikçi hizmetten sadece öğrenciler değil, çocuklarını bekleyen veliler de oldukça memnun. Tuz odasının büyüleyici atmosferinde çocukluk günlerine dönen velilerden Gökhan Çeçen, mekânın rahatlatıcı etkisini tebessüm ettiren sözlerle dile getirdi: "Ortam gerçekten harika, içeri girdiğiniz an nefes alışverişiniz bile değişiyor ve ferahlıyorsunuz. Burası biz veliler için de adeta bir sosyalleşme ve günün stresini atma merkezine dönüştü. İçeri girip 15 dakika dinleniyoruz. Hatta ortamın büyüsüne kapılıp ister istemez elime küreği alıp tuzlarla oynuyorum, daha sonra çocukları görünce bırakıp kendime geliyorum. Çocuklarımızın öz güvenine, sosyalleşmesine ve sağlığına böylesine olumlu etki eden bu hizmetten son derece memnunuz."</p>
]]></description>
<pubDate>Sun, 10 May 2026 10:30:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.haberxr.com/guncel/kayseri-de-bir-ilk-kresteki-tuz-odasi-hastaliklara-kalkan-oldu-89765]]></link>
<atom:link href="https://www.haberxr.com/guncel/kayseri-de-bir-ilk-kresteki-tuz-odasi-hastaliklara-kalkan-oldu-89765"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">89759-49d72d3b74798a6c38d2c1be527457d3</guid>
<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
<title><![CDATA[Sakarya'da Üç Engelli Kardeşin Sanatla Örülen Yaşam Mücadelesi]]></title>
<media:content url="https://www.haberxr.com/static/2026/05/10/hayatini-3-engelli-ogluna-adadi-sair-ressam-ve-tiyatrocu-kardesler-1778403135-247_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>Sakarya Hendek'te annelerini kaybeden doğuştan engelli üç kardeş, fedakar babalarının desteğiyle şiir, resim ve tiyatroyla yaşama tutunuyor.</p><p>Sakarya'nın Hendek ilçesinde ikamet eden ve annelerini bir yıl önce ebediyete uğurlayan üç engelli kardeşin yaşam mücadelesi, sanatın iyileştirici gücünü ve baba şefkatinin sınır tanımazlığını gözler önüne seriyor. Doğuştan gelen genetik rahatsızlıklarıyla mücadele eden kardeşlerden 30 yaşındaki kronik böbrek yetmezliği ve diyaliz hastası Murat şiirle, 18 yaşındaki kas hastası Yusuf resimle, 26 yaşındaki yatağa tam bağımlı Abdulmutalif ise tiyatro tutkusuyla hayata sımsıkı sarılıyor. Bu ilham verici hikayenin gizli kahramanı ise evlatlarına hem annelik hem de babalık yapan 59 yaşındaki Bünyamin Sarıoğlu.</p>

<p>"Hayata 1-0 Geride Başladım Ama Mücadeleden Vazgeçmedim"<br />
Yüzde 99 bedensel engeli bulunan ve haftanın üç gününü diyaliz makinesine bağlı geçiren Murat Sarıoğlu, eğitim aşkından asla vazgeçmemiş. Sağlık sorunları yüzünden örgün eğitime devam edemeyen Murat, dışarıdan tamamladığı eğitimine şu an Açıköğretim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı son sınıf öğrencisi olarak devam ediyor. Bugüne dek tam 26 kez ameliyat masasına yattığını ve hastalıklarının genetik olduğunu belirten Murat, "13 yaşımıza kadar hepimizin her şeyi normaldi, o yaştan sonra yürüme yetimizi ve bazı uzuvlarımızı kaybettik. O süreçten sonra babamız bizimle her anımızda ilgilenmeye başladı" sözleriyle hastalığın seyrini anlattı. 2016 yılında, henüz lise birinci sınıf öğrencisiyken Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı'nın da destekleriyle "Vuslat-I Dem" isimli ilk şiir kitabını yayımlayan genç şair, duygularını şu sözlerle dile getirdi: "Hayata 1-0 geride başladım ve imtihanım oldukça zorluydu. Ancak bir insan hayal kurmaktan ve mücadele etmekten asla vazgeçmemeli, yaşama tutunmayı bilmeli. Elbette bazen tutunacak bir el arıyoruz; o el benim için her zaman ailemin eli oldu."</p>

<p>"Ben Hayatta Olmasam Bile Bu Resimler Beni Hatırlatacak"<br />
Kardeşlerden Yusuf Sarıoğlu ise tekerlekli sandalyeye bağlı sürdürdüğü hayatını fırçalarla renklendiriyor. 13 yaşına kadar ayakları üzerinde durabildiğini ancak hastalığın ilerlemesiyle bu yetisini kaybettiğini söyleyen 18 yaşındaki Yusuf, tam beş yıldır resim çiziyor. En çok deniz manzaraları, gemiler, kuşlar ve sıradağlar çizmeyi sevdiğini anlatan genç yetenek, eserlerini satmak yerine bir sergide buluşturmak istediğinin altını çizdi. Kendi iç dünyasını tuvale yansıtan Yusuf, "Eserlerimi almak istediler ancak hiçbirini satmadım, çünkü hepsinde ayrı bir anım var. Herkes gibi ben de resimlerimin sergilenmesinden çok memnun olurum. Ben hayatta olmasam bile bu resimler beni herkese hatırlatacak. Bu eserler beni anlatıyor, ben gidersem geriye hatıralarım kalacak" cümleleriyle sanata olan bağını anlattı.</p>

<p>Fedakar Babanın Tek Gayesi: Evlatlarının Huzuru<br />
Hayatını tamamen üç evladına adayan ve onların tedavisi için gitmedik hastane bırakmayan 59 yaşındaki fedakar baba Bünyamin Sarıoğlu ise toplumsal bir mesaj verdi. Kendisini çocuklarının yerine koyduğunu ve asıl engellinin kendisi olduğunu belirten Sarıoğlu, toplumun engelli bireyleri hor görmemesi ve onlara karşı daha duyarlı yaklaşması gerektiğini vurguladı. Evlatlarının her ihtiyacına saniye saniye koşan baba, "Onları bir an olsun yalnız bırakamıyorum. Benim için para kazanmanın hiçbir önemi yok, tek gayem onların huzurlu ve mutlu olması. Biz burada bir lokma ekmeğimizi yerken bile mutlu olmasını biliyoruz. Kimseden bir beklentimiz yok, bu dünyada sadece birer misafir olduğumuzun bilincindeyiz ve hayata da bu pencereden bakıyoruz" diyerek herkese örnek olacak bir yaşam felsefesi sundu.</p>
]]></description>
<pubDate>Sun, 10 May 2026 10:00:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.haberxr.com/yasam/sakarya-da-uc-engelli-kardesin-sanatla-orulen-yasam-mucadelesi-89759]]></link>
<atom:link href="https://www.haberxr.com/yasam/sakarya-da-uc-engelli-kardesin-sanatla-orulen-yasam-mucadelesi-89759"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">89756-bbc547ed787a3128eb81c4223e499909</guid>
<category><![CDATA[Çevre]]></category>
<title><![CDATA[Sivas'ta Anneler Günü: Binlerce Kuzu Kokusundan Annesini Buldu]]></title>
<media:content url="https://www.haberxr.com/static/2026/05/10/onlarcasi-arasindan-kendi-annelerini-koklayarak-buldular-1778403029-343_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>Sivas Ulaş TİGEM'de Anneler Günü'nde kapıların açılmasıyla binlerce yavru kuzu, devasa sürü içerisindeki annelerini sadece kokusundan buldu.</p><p>Sivas'ın Ulaş ilçesinde faaliyet gösteren Tarım İşletmesi Müdürlüğü (TİGEM), Anneler Günü'nde doğanın en saf ve duygusal anlarına sahne oldu. Bahar aylarının gelmesiyle birlikte dünyaya gözlerini açan ve belirli bir büyüklüğe erişen yavru kuzular, her gün olduğu gibi bu özel günde de anneleriyle kavuştu. Ağıl kapılarının açılmasıyla birlikte merada otlayan devasa koyun sürüsünün arasına coşkuyla dalan onlarca kuzu, sadece kokularını takip ederek annelerini şaşmaz bir isabetle buldu. Hayvanlar alemindeki anne-yavru bağının gücünü gözler önüne seren ve yavruların annelerini emdiği o anlar, havadan dron ile kaydedilerek izleyenleri mest eden renkli görüntüler oluşturdu.</p>

<p>45 Bin Dekar Alanda Dev Tarımsal Üretim<br />
Sadece hayvancılıkla değil devasa arazilerdeki tarımsal faaliyetleriyle de dikkat çeken işletme hakkında kapsamlı veriler paylaşan Ulaş TİGEM İşletmesi Hayvancılık Şubesi Şube Şefi ve Ziraat Mühendisi İbrahim Vefa Durdu, kurumun köklü tarihine değindi. Tesisin Sivas'ın güneydoğusunda, Sivas-Malatya karayolu güzergahında 1944 yılında kurulduğunu hatırlatan Durdu, 1984 yılından bu yana ise Tarım ve Orman Bakanlığı'na bağlı TİGEM çatısı altında hizmet verdiklerini belirtti. Tam 71 bin dekarlık dev bir arazi varlığına sahip olduklarını kaydeden Durdu, "Bu devasa alanın 45 bin dekarını tamamen ekilebilir tarla faaliyetlerine ayırdık. Kalan kısımlar ise mera ve kültür dışı araziler olarak değerlendiriliyor. Tarım alanlarımızda hayvancılığın can damarı olan kaba yem ihtiyacını karşılıyor ve sertifikalı tohum üretiyoruz. Bu kapsamda tritikale, yonca, fiğ ve korunga ekimleri yapıyoruz" dedi.</p>

<p>"Hem Milli Irkları Koruyor Hem 20 Bin Koyun Yetiştiriyoruz"<br />
Tesisin ülkenin yerli gen kaynaklarını yaşatmak gibi kritik bir misyonu da üstlendiğinin altını çizen Şube Şefi Durdu, bu amaçla Kangal Çoban Köpeği yetiştiriciliği yaptıklarını da sözlerine ekledi. Koyunculuk faaliyetlerinde tamamen Kangal Akkaraman ırkına odaklandıklarını belirten Durdu, "Kangal Koyunu, bilinen Akkaraman ırkının cüsse, boy ve ağırlık olarak en iri, lokal bir tipidir. Etçi özellikleriyle öne çıkan bu tür, kuzularında sağladığı yüksek canlı ağırlık artışıyla son derece memnun edicidir. Yörenin sert iklimine, zorlu mera ve arazi şartlarına tam uyum sağlayan bu ırk, soğuğa dayanıklılığı sebebiyle bölge halkı tarafından da benimseniyor" ifadelerini kullandı.</p>

<p>İşletmedeki güncel hayvan sayılarını da paylaşan Durdu, aktif olarak 8 bin ana başlık bir üretim kapasitesine sahip olduklarını, ancak bahar aylarında dünyaya gelen kuzularla birlikte anlık toplam küçükbaş hayvan sayısının 20 bin bandına ulaştığını belirterek sözlerini noktaladı.</p>
]]></description>
<pubDate>Sun, 10 May 2026 09:30:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.haberxr.com/cevre/sivas-ta-anneler-gunu-binlerce-kuzu-kokusundan-annesini-buldu-89756]]></link>
<atom:link href="https://www.haberxr.com/cevre/sivas-ta-anneler-gunu-binlerce-kuzu-kokusundan-annesini-buldu-89756"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">89750-53cecd90fe8c8db88c37449bf47013d5</guid>
<category><![CDATA[Erzincan]]></category>
<title><![CDATA[Erzincan'da Kontrolden Çıkan Araç Evin Bahçesine Uçtu: 2 Yaralı]]></title>
<media:content url="https://www.haberxr.com/static/2026/05/10/erzincan-da-kontrolden-cikan-arac-evin-bahcesine-uctu-2-yarali-1778402570-231_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>Erzincan'da sürücüsünün kontrolünden çıkan otomobil, bir evin duvarına çarpıp bahçeye devrildi. Araçta sıkışan iki kişi yaralı kurtarıldı.</p><p>Erzincan'ın Gazi Mahallesi sınırları içerisinde yer alan Yunus Emre Caddesi, korku dolu anlara sahne oldu. Seyir halindeki 24 AG 772 plakalı otomobilin sürücüsü G.C., henüz bilinmeyen bir nedenle direksiyon hakimiyetini kaybetti. Yolda savrulmaya başlayan araç, hızını alamayarak yol kenarında bulunan bir evin duvarına şiddetle çarptı. Çarpmanın etkisiyle havalanan otomobil, evin bahçesine uçarak ters döndü ve ancak bu şekilde durabildi.</p>

<p>Kurtarma Ekipleri Seferber Oldu<br />
Meydana gelen feci kazanın ardından araç sürücüsü G.C. ile yanında yolcu olarak bulunan C.D., ters dönen otomobilin içerisinde sıkışarak mahsur kaldı. Kazayı gören çevredeki vatandaşların durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirmesi üzerine olay yerine kısa sürede polis, sağlık, itfaiye ve AFAD ekipleri sevk edildi. Olay yerine ulaşan AFAD ve itfaiye ekiplerinin titiz çalışmaları sonucunda, araç içerisinde sıkışan iki kişi bulundukları yerden güvenli bir şekilde çıkarıldı.</p>

<p>Hayati Tehlikeleri Bulunmuyor<br />
Sağlık görevlileri tarafından kaza mahallinde ilk müdahaleleri yapılan yaralılar, sedyeyle ambulanslara alınarak Erzincan Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Tedavi altına alınan G.C. ve C.D.'nin hayati tehlikelerinin bulunmadığı ve sağlık durumlarının iyiye gittiği öğrenildi. Kaza yerinde güvenlik önlemi alan polis ekipleri ise olayla ilgili kapsamlı bir inceleme başlattı.</p>
]]></description>
<pubDate>Sun, 10 May 2026 08:41:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.haberxr.com/erzincan/erzincan-da-kontrolden-cikan-arac-evin-bahcesine-uctu-2-yarali-89750]]></link>
<atom:link href="https://www.haberxr.com/erzincan/erzincan-da-kontrolden-cikan-arac-evin-bahcesine-uctu-2-yarali-89750"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">89747-f9f3b6f06f64e267bf77fb31f3bdc792</guid>
<category><![CDATA[Çevre]]></category>
<title><![CDATA[Tekirdağ'da Bahar Şöleni: Sarı, Yeşil ve Mavinin Kusursuz Uyumu]]></title>
<media:content url="https://www.haberxr.com/static/2026/05/10/tekirdag-da-sari-bahar-muhtesem-goruntuler-ortaya-cikti-1778402354-787_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>Tekirdağ Süleymanpaşa'da çiçek açan sarı kanola ve yeşil buğday tarlaları, Marmara Denizi'nin maviliğiyle birleşerek görsel bir şölen sundu.</p><p>Bahar aylarının gelmesi, hava sıcaklıklarının artması ve bereketli yağışların etkisiyle doğanın yeniden uykusundan uyandığı Tekirdağ’ın Süleymanpaşa ilçesinde, görenleri büyüleyen eşsiz manzaralar ortaya çıkmaya başladı. İlçenin kırsal mahallelerinde boy veren yemyeşil buğday ekili alanlar ile sapsarı çiçek açan kanola tarlaları, Marmara Denizi’nin dingin maviliğiyle bir araya gelerek adeta usta bir ressamın fırçasından çıkmış kusursuz bir tabloya dönüştü.</p>

<p>Havadan Kaydedilen Renk Geçişleri Büyüledi<br />
Marmara kıyıları boyunca uzanan uçsuz bucaksız sarı kanola ve yeşil buğday tarlaları, dron ile havadan kayıt altına alınarak bu doğal güzellik tüm ihtişamıyla gözler önüne serildi. Çekilen büyüleyici görüntülerde, sarının birbirinden farklı tonlarına bürünen tarlaların denizin maviliğiyle oluşturduğu muazzam uyum ön plana çıktı. Özellikle parlak gün ışığının tarlalara yansımasıyla ortaya çıkan yumuşak renk geçişleri, bölgeyi kelimenin tam anlamıyla bir renk şölenine çevirerek izleyenlere kartpostallık manzaralar sundu.</p>

<p>Hem Çiftçinin Gelir Kapısı Hem Doğaseverlerin Gözdesi<br />
Bölgedeki üretici çiftçiler için çok önemli bir ekonomik gelir kaynağı olan kanola üretimi, sağladığı maddi kazancın ötesinde her yıl bahar aylarında yarattığı estetik değerle de dikkat çekiyor. Doğanın yeniden canlanışını en güzel şekilde simgeleyen sarı ve yeşilin buluştuğu bu seyirlik tarlalar; vizöründen en iyi kareyi yakalamak isteyen fotoğraf tutkunlarının ve bu görsel şöleni yakından izlemek isteyen doğaseverlerin de en çok ilgi gösterdiği cazibe merkezlerinden biri haline geldi.</p>
]]></description>
<pubDate>Sun, 10 May 2026 09:00:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.haberxr.com/cevre/tekirdag-da-bahar-soleni-sari-yesil-ve-mavinin-kusursuz-uyumu-89747]]></link>
<atom:link href="https://www.haberxr.com/cevre/tekirdag-da-bahar-soleni-sari-yesil-ve-mavinin-kusursuz-uyumu-89747"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">89741-d40567fd37806b2987eae21a7e36ecce</guid>
<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
<title><![CDATA[Memuriyeti Bıraktı, Taş Baskı Sanatıyla Kadınlara Umut Oldu]]></title>
<media:content url="https://www.haberxr.com/static/2026/05/10/cocuklari-icin-memurlugu-birakti-kursta-tanistigi-sanatla-simdi-kadinlara-umut-oluyor-1778402201-565_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>Kastamonu'da çocukları için memurluğu bırakan 53 yaşındaki Seval Bahadır Koç, taş baskı sanatını meslek edinip kadınlara istihdam kapısı açtı.</p><p>Kastamonu'da yaşayan 53 yaşındaki Seval Bahadır Koç'un ilham veren yaşam öyküsü, annelik fedakarlığının nasıl yepyeni ve üretken bir serüvene dönüşebileceğinin en güzel kanıtı. Yıllar önce devlet memuru olarak atanmasına rağmen sadece oğlunu büyütebilmek uğruna bu görevinden vazgeçen Koç, çocuklarının büyümesiyle kendine yepyeni bir yol çizdi. Tam 10 yıl önce yeni bir meşgale bulma umuduyla kapısını çaldığı Halk Eğitim Merkezi, onun hayatını baştan aşağı değiştirdi. Merkezde kentin coğrafi işaretli mirası olan "taş baskı" sanatı ile tanışan başarılı kadın, bu asırlık geleneği önce tutkuya, ardından da profesyonel bir mesleğe dönüştürdü.</p>

<p>Evinin Odasından Tarihi Külliyenin Karşısına<br />
Yeni mesleğine olan aşkını, "Baskı yapmak bana ayrı bir terapi gibi geldi" diyerek özetleyen Koç, bu renkli dünyaya önce evinin küçük bir odasında adım attı. Zamanla biriken malzemeler eve sığmaz olunca, sanatını çok daha geniş kitlelere ulaştırmak için harekete geçti. Koç, o günleri şu sözlerle anlattı: "Malzemeleri yavaş yavaş temin ettim. Dükkan açacak kadar materyal birikince kendi işletmemi kurmaya karar verdim." Bu kararın ardından Tarihi Yakup Ağa Külliyesi'nin tam karşısında yer alan eski sübyan mektebini kiralayarak atölyeye çeviren girişimci; bugün bu tarihi dokunun içinde masa örtülerinden şık kıyafetlere, çeyizlik eşyalardan çantalara kadar birbirinden özel tasarımlar üretiyor.</p>

<p>Bine Yakın Kalıp ve Silinmeyen İzler<br />
Asırlık geleneği en ince ayrıntılarına kadar yaşatan usta sanatçı, taş baskının teknik zorluklarını da büyük bir zevkle aşıyor. Kullandığı özel boyalar sayesinde kumaşlara işlenen desenlerin asla silinmediğini vurgulayan Koç, kalıp koleksiyonunun devasa bir arşive dönüştüğünü belirtti. İlhamı her yerde aradığını söyleyen Koç, "Çiçek ya da geometrik bir desen gördüğümde hemen onun kalıbını yaptırmak zorunda hissediyorum. Şu an tam sayısını bilemesem de bine yakın kalıbım var. Üretim moduna girdiğinizde, bir örtüyü basarken kafanızda hemen ikincisini tasarlamaya başlıyorsunuz. Çok zevkli bir iş ve bir örtüyü tamamlamak ortalama yarım saat ile bir buçuk saat arasında sürüyor" dedi.</p>

<p>"Kadınların Emekçi Olmasına Vesile Olmak Mutluluk Verici"<br />
Seval Bahadır Koç'un atölyesi sadece bir üretim ve satış noktası değil, aynı zamanda Türkiye'nin dört bir yanından gelen kadınlar için bir eğitim merkezine dönüşmüş durumda. Unutulmaya yüz tutmuş bu sanatı başkalarına aktarmanın hayati önemine değinen Koç, verdiği özel kurslarla pek çok kadının kendi işini kurmasına öncülük ediyor. Farklı şehirlerden gelen kursiyerlerin memleketlerine dönüp kendi dükkanlarını açtıklarını gururla anlatan Koç, "Hem bir kadının emekçi olup kendi parasını kazanmasına vesile olmak bana tarifsiz bir mutluluk veriyor hem de Kastamonu'nun bu eşsiz kültürünü başka şehirlere tanıtmak beni çok sevindiriyor" sözleriyle sanatının toplumsal gücünü gözler önüne seriyor.</p>
]]></description>
<pubDate>Sun, 10 May 2026 08:36:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.haberxr.com/yasam/memuriyeti-birakti-tas-baski-sanatiyla-kadinlara-umut-oldu-89741]]></link>
<atom:link href="https://www.haberxr.com/yasam/memuriyeti-birakti-tas-baski-sanatiyla-kadinlara-umut-oldu-89741"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">89738-74ed7f94094507f38e2bd5e8a8b75d88</guid>
<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
<title><![CDATA[Ön Yargıları Yıktı: İki Çocuk Annesi Kadının Oto Yıkama Zaferi]]></title>
<media:content url="https://www.haberxr.com/static/2026/05/10/babaeski-de-oto-yikamaya-kadin-eli-degdi-1778361422-473_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>Kırklareli Babaeski'de iki çocuk annesi 43 yaşındaki Şenay Türkçü, ön yargılara inat 5 yıldır kendi oto yıkama dükkanını başarıyla işletiyor.</p><p>Kırklareli'nin Babaeski ilçesinde yaşayan 43 yaşındaki iki çocuk annesi Şenay Türkçü, erkek egemen bir sektör olarak bilinen oto yıkama işinde adeta tarih yazıyor. Ailesinin geçimine katkı sağlamak amacıyla kolları sıvayan Türkçü, yaklaşık 5 yıldır işletmesine gelen araçların hem iç hem de dış temizliğiyle bizzat ilgileniyor. Çalışkanlığı, titizliği ve bitmek tükenmek bilmeyen azmiyle müşterilerinin takdirini toplayan fedakar anne, bölgedeki diğer kadınlara da güçlü bir rol model oluyor.</p>

<p>Aile Araçlarını Yıkayarak Başlayan Patronluk Serüveni<br />
Şenay Türkçü'nün bu zorlu mesleğe adım atma hikayesi ise oldukça dikkat çekici. Her şeyin kendi aile bireylerine ait araçları yıkayarak başladığını belirten Türkçü, zaman içerisinde bu deneyimini profesyonel bir işletmeye dönüştürme kararı aldı. Kendi işinin patronu olma hayalini nasıl gerçeğe dönüştürdüğünü anlatan başarılı girişimci, "İlk başta sadece ailemin araçlarını yıkıyordum. Daha sonra şu anki dükkanımızı aldık, buranın self servis kısmı zaten açıktı. O alanda uğraşırken kendi kendime ‘Ben kendi yerimde bu işi bizzat yapacağım’ dedim ve böylelikle serüvenim başlamış oldu. Yaklaşık 5 yıldır oto yıkama işiyle uğraşıyorum. Araçların iç ve dış temizliğiyle kendim ilgileniyorum. İşimi gerçekten çok severek yapıyorum" diyerek mesleğine olan tutkusunu dile getirdi.</p>

<p>"Sen mi Araç Yıkayacaksın?" Diyenleri Utandırdı<br />
İşe ilk başladığı dönemde, bir kadının oto yıkama ustası olmasını yadırgayan çevrelerin tabularıyla mücadele etmek zorunda kaldığını vurgulayan Türkçü, alın teriyle bu ön yargıları nasıl aştığını anlattı. Başlangıçta insanların şaşkınlıklarını gizleyemediğini ifade eden Türkçü, "İlk zamanlarda dükkana gelenler ‘Sen mi araç yıkayacaksın?’ diyerek büyük bir şaşkınlık yaşıyorlardı. Ama işimi nasıl titizlikle yaptığımı gördükten sonra sonradan çok güzel ve motive edici tepkiler almaya başladım. İnsanlar, kadınların fırsat verildiğinde her alanda ne kadar başarılı olabileceğini bir kez daha gördü" şeklinde konuştu.</p>

<p>"Korkmadan Çalışın, Biz Kadınlar Her İşi Yapabiliriz"<br />
Toplumsal cinsiyet kalıplarını elinin emeğiyle yıkan başarılı işletmeci, çalışma hayatında var olmak isteyen ancak çeşitli nedenlerle çekinceleri olan hemcinslerine de altın değerinde bir çağrıda bulundu. Kadınların hayatın hiçbir alanından geri kalmaması gerektiğini savunan Türkçü, "Kadınlara en büyük tavsiyem hiçbir şeyden korkmadan çalışma hayatına atılmalarıdır. Biz kadınlar inandığımız takdirde her işi yapabiliriz, her alanda büyük başarılar elde edebiliriz" diyerek sözlerini noktaladı.</p>
]]></description>
<pubDate>Sun, 10 May 2026 04:00:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.haberxr.com/yasam/on-yargilari-yikti-iki-cocuk-annesi-kadinin-oto-yikama-zaferi-89738]]></link>
<atom:link href="https://www.haberxr.com/yasam/on-yargilari-yikti-iki-cocuk-annesi-kadinin-oto-yikama-zaferi-89738"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">89735-9b0550dc04880a6976d0b9a5cb951e7c</guid>
<category><![CDATA[Çevre]]></category>
<title><![CDATA[Asırlık Bereket: 270 Yıllık Ceviz Ağacı Yıllara Meydan Okuyor]]></title>
<media:content url="https://www.haberxr.com/static/2026/05/10/malatya-daki-270-yillik-ceviz-agaci-zamana-direniyor-1778361309-144_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>Malatya Akçadağ'da 1400 rakımda bulunan 270 yıllık ceviz ağacı zamana direniyor. Beş nesil gören asırlık ağaç, halen 350 kilo ürün veriyor.</p><p>Malatya'nın Akçadağ ilçesi sınırlarında yer alan Aliçeri Mahallesi, asırlık bir doğa mucizesine ev sahipliği yapıyor. Bölgede tam bin 400 rakımlı zorlu coğrafyada kök salan ve yaklaşık 270 yaşında olduğu tahmin edilen tarihi ceviz ağacı, geçen yüzlerce yıla rağmen görkemiyle dikkatleri üzerine çekmeye devam ediyor. Doğanın çetin şartlarına başarıyla göğüs geren bu anıt ağaç, sadece ihtişamıyla ayakta kalmakla yetinmeyip hala ilk günkü heybetiyle meyve vererek görenleri şaşkına çeviriyor.</p>

<p>"Bizden Önceki Nesiller de Gözü Gibi Bakmış"<br />
Yöredeki beşinci kuşak olarak yaşamını sürdüren ve devasa ağacın gölgesinde büyüyen yöre sakinlerinden Aliseydi Maskar, bu eşsiz doğal mirasın nesilden nesile aktarılan hikayesini paylaştı. Ceviz ağacının kendilerine dedelerinden kalan paha biçilmez bir emanet olduğunu vurgulayan Maskar, "Büyüklerimizden duyduğumuz rivayetlere göre karşımızda duran bu ağaç tam 270 yıllık bir geçmişe sahip. Ailemiz son bir asırdır bu topraklarda ikamet ediyor. Bizden önceki nesiller de bu doğa harikasına sahip çıkmış, onu özenle korumuş. Bugün burada beşinci kuşağımız nefes alıyor ve biz de atalarımızdan aldığımız bu mirası aynı özenle yaşatıyoruz" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bunca Yıla Rağmen 350 Kilo Rekolte<br />
Kendi çocukluk yıllarında dalların cevizden geçilmediğini ve o dönemlerde ağacın çok daha yüksek miktarlarda ürün verdiğini tebessümle hatırlatan Aliseydi Maskar, ilerleyen yaşına rağmen ağacın bereketinden hala taviz vermediğini belirtti. Geçmiş yıllara kıyasla rekoltede bir miktar düşüş yaşansa da verimliliğin günümüzde bile üst düzeyde olduğuna dikkat çeken Maskar, "Bunca geçen yıla, fırtınaya ve kışa rağmen ağacımız halen dimdik ayakta duruyor. Şu anki hasat dönemlerinde dahi ortalama 300 ila 350 kilogram civarında ürün sunarak bizleri beslemeye devam ediyor" diyerek asırlık ağacın yöre halkı için taşıdığı yaşamsal ve manevi değeri gözler önüne serdi.</p>
]]></description>
<pubDate>Sun, 10 May 2026 03:00:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.haberxr.com/cevre/asirlik-bereket-270-yillik-ceviz-agaci-yillara-meydan-okuyor-89735]]></link>
<atom:link href="https://www.haberxr.com/cevre/asirlik-bereket-270-yillik-ceviz-agaci-yillara-meydan-okuyor-89735"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">89732-b72ba7390ce64ada9f35893e978d2f8c</guid>
<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
<title><![CDATA[Ekmek Parası İçin Kırıkkale'ye: Afgan Çobana 60 Bin TL Maaş]]></title>
<media:content url="https://www.haberxr.com/static/2026/05/10/binlerce-kilometreden-geldi-bozkirda-surunun-basina-gecti-1778361225-831_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>İşsizlik nedeniyle ailesini Afganistan'da bırakıp Kırıkkale'ye gelen 32 yaşındaki çoban, devlet projesiyle 60 bin TL maaşla umut oldu.</p><p>Afganistan'da yaşanan derin işsizlik ve ekonomik zorluklar, 32 yaşındaki Shadmanı Naqıbullah'ı binlerce kilometre ötedeki Kırıkkale bozkırlarına taşıdı. Ülkesinde geçim sıkıntısı çeken genç adam, eşini ve biri kız biri erkek iki küçük çocuğunu geride bırakarak Türkiye'nin yolunu tuttu. Tarım ve Orman İl Müdürlüğü'nün küçükbaş hayvan yetiştiricilerinin kanayan yarası olan "çoban bulamama" sorununa merhem olmak için hayata geçirdiği özel proje sayesinde Türkiye'ye adım atan Naqıbullah, Balışeyh ilçesine bağlı Kenanbeyobası köyünde yeni bir hayata başladı.</p>

<p>"Yokluk Taştan Serttir, İş Olsa Vatanımızı Bırakmazdık"<br />
Sabahın ilk ışıklarıyla meranın yolunu tutan Naqıbullah, zorlu doğa koşullarına rağmen mesleğini büyük bir özveriyle sürdürüyor. Ülkesinden ayrılış nedenini "Yokluk taştan serttir" atasözüyle özetleyen Afgan çoban, "İş olsaydı elbette vatanımızı bırakmazdık. Ekmek parası için çocuklarımı bıraktım ve buradayım. Din kardeşiyiz, Müslüman her zaman birbirine yardım etmeli. Elimden her iş gelir ama zorluklarına rağmen küçükbaş hayvancılığı çok seviyorum" sözleriyle gurbetteki yaşam mücadelesini anlattı.</p>

<p>Üreticiye Nefes Aldıran Proje: 60 Bin TL Maaş ve Sigorta<br />
Genç çobana kapılarını açan ve 15 yıldır hayvancılık sektörünün içinde olan işletme sahibi Sefer Özçam ise kırsaldaki çoban krizinin çözülmesinden oldukça memnun. İşe 100 hayvanla başlayıp bugün 400 başlık dev bir sürüye ulaşan Özçam, geçmişte ne kadar yüksek maaş verirse versin yerli çobanları işte tutamadığından dert yandı. "Getiriyorduk, yapamıyorlardı ya da kaçıyorlardı" diyen Özçam, şu an sigortalı olarak iki Afgan çoban istihdam ettiğini ve her birine aylık 60 bin lira maaş ödediğini belirterek, bu uygulamanın üreticiyi büyük bir dertten kurtardığını vurguladı.</p>

<p>"3 Yıllık Çalışmanın Eseri, Yetiştirici Bayram Sevinci Yaşıyor"<br />
Kırıkkale Koyun ve Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Mehmet Kürşat Ulusoy, bu başarılı hamlenin tesadüfi olmadığını, arkasında Cumhurbaşkanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığı'nın tam üç yıllık titiz bir çalışmasının yattığını açıkladı. Yasal yollarla ve sigortalı olarak ülkeye getirilen yabancı uyruklu çoban uygulamasında ilk adımı Kırıkkale'de atmış olmanın haklı gururunu yaşadıklarını belirten Ulusoy, kritik bir yasal detayı da kamuoyuyla paylaştı. Ulusoy, "Resmi kanallarla gelen bu işçilerimizin iki yıl boyunca çalışma zorunluluğu bulunuyor. Bu sayede işletmelerimiz iki yıl boyunca çobansız kalma riski yaşamayacak ve üretimin devamlılığı sağlanacak. Bugün yetiştiricilerimiz adeta bir bayram sevinci yaşıyor" ifadelerini kullandı.</p>
]]></description>
<pubDate>Sun, 10 May 2026 02:00:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.haberxr.com/yasam/ekmek-parasi-icin-kirikkale-ye-afgan-cobana-60-bin-tl-maas-89732]]></link>
<atom:link href="https://www.haberxr.com/yasam/ekmek-parasi-icin-kirikkale-ye-afgan-cobana-60-bin-tl-maas-89732"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">89729-f66593bc6d066b607434d8f02cc332b0</guid>
<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
<title><![CDATA[Düzce'de Tatlı Proje: Dezavantajlı Kadınlar Mutfakta]]></title>
<media:content url="https://www.haberxr.com/static/2026/05/10/tarim-akademisi-kursiyerleri-hunerlerini-sergiledi-1778361120-793_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>Düzce Belediyesi ve MARKA iş birliğiyle başlatılan proje kapsamında, dezavantajlı kadınlara yönelik uygulamalı gastronomi eğitimi başladı.</p><p>Düzce'yi Türkiye'nin önemli lezzet ve gastronomi duraklarından biri haline getirmeyi hedefleyen Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü'nün kente kazandırdığı MSM Akademi, bu kez son derece anlamlı bir sosyal dayanışma hamlesine ev sahipliği yaptı. Doğu Marmara Kalkınma Ajansı (MARKA) ortaklığıyla ve Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı (SOGEP) destekleriyle hayata geçirilen "Mutfak Atölyesi Tarım Akademisinde Kuruluyor" projesi kapsamında, dezavantajlı kadınlara yönelik kapsamlı gastronomi eğitimlerinin ilk adımı atıldı.</p>

<p>Ekler ve Profiterolün İnce Sırları Öğretildi<br />
Bugüne kadar sayısız atölye çalışmasıyla vatandaşları mutfak sanatlarıyla buluşturan MSM Akademi'nin profesyonel tezgahlarına bu kez Tarım Akademisi kursiyeri kadınlar geçti. Kadınlar, pastacılık dünyasına Fransız mutfağının sevilen lezzetleri olan ekler ve profiterol ile tatlı bir giriş yaptı. Akademi eğitmenlerinin rehberliğinde gerçekleşen uygulamalı derslerde; mükemmel hamur kıvamının tutturulmasından iç dolguların ustalıkla hazırlanmasına, kremanın pürüzsüzleştirilmesinden göze hitap eden şık sunum tekniklerine kadar pastacılığın tüm profesyonel detayları paylaşıldı. Katılımcılar, edindikleri bu teorik bilgileri anında pratiğe dökerek kendi elleriyle enfes tatlılar hazırlama imkanı buldu.</p>

<p>Atölyeye Protokolden Tam Destek<br />
Dezavantajlı kadınların hem mesleki beceri kazanıp hem de sosyalleştiği bu anlamlı etkinliği yerel yöneticiler de yakından takip etti. Düzce Belediyesi Meclis Üyeleri Fahrettin Altun ve Ayşe Nimet Özer ile Düzce Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Mustafa Kayıkçı, eğitim atölyesini ziyaret ederek kursiyerlerin mutfaktaki heyecanına ve hünerlerine ortak oldu.</p>

<p>"Eğlenirken Öğrendik"<br />
Tam donanımlı bir mutfakta uzmanlardan eğitim almanın mutluluğunu yaşayan kursiyer kadınlar, günün sonunda ortaya çıkardıkları lezzetlerin gururunu yaşadı. Etkinliğin kendileri için çok verimli geçtiğini vurgulayan katılımcılar, duygularını şu sözlerle ifade etti: "Burada hem çok eğlendik hem de mutfağa dair bilmediğimiz pek çok yeni şey öğrendik. Bize bu imkanı sunanlara teşekkür ediyor, böyle güzel etkinliklerin devamını diliyoruz."</p>
]]></description>
<pubDate>Sun, 10 May 2026 01:00:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.haberxr.com/yasam/duzce-de-tatli-proje-dezavantajli-kadinlar-mutfakta-89729]]></link>
<atom:link href="https://www.haberxr.com/yasam/duzce-de-tatli-proje-dezavantajli-kadinlar-mutfakta-89729"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">89723-5e5d533b28e080f6285d09d19aa4e373</guid>
<category><![CDATA[Çevre]]></category>
<title><![CDATA[Limanlarda Tarihi Zirve: Nisan Ayında Yük ve Konteyner Rekoru]]></title>
<media:content url="https://www.haberxr.com/static/2026/05/10/limanlarda-nisan-rekoru-bir-ayda-48-2-milyon-ton-yuk-ve-1-2-milyon-teu-konteyner-elleclendi-1778360982-503_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>Bakan Uraloğlu, nisanda limanlarda 48,2 milyon ton yük ve 1,1 milyon TEU konteyner elleçlenerek tüm zamanların rekorunun kırıldığını duyurdu.</p><p>Türkiye’nin deniz yolu ticaretindeki büyüme ivmesi, 2026 yılının nisan ayında elde edilen tarihi verilerle tescillendi. Denizcilik Genel Müdürlüğü tarafından derlenen istatistik raporlarını değerlendiren Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, ülkenin küresel denizcilik pastasındaki payını her geçen gün artırdığını vurguladı. Açıklanan rakamlara göre, nisan ayında ülke genelindeki limanlarda toplam 48 milyon 230 bin 930 ton yük ile 1 milyon 179 bin 454 TEU konteyner işlendi. Bu olağanüstü performansın "nisan ayları içerisindeki tüm zamanların rekoru" olduğunu ilan eden Uraloğlu, ayrıca konteyner operasyonlarında bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 7,6 oranında net bir büyüme sağlandığını ifade etti.</p>

<p>Yılın İlk Dört Ayında İbre Yukarıyı Gösteriyor<br />
Nisan ayındaki bu güçlü ivme, ocak ve nisan aylarını kapsayan 4 aylık genel tabloya da doğrudan etki etti. 2025 yılının ilk çeyreğiyle kıyaslandığında; elleçlenen toplam yük miktarı yüzde 2,1 oranında artarak 185 milyon 600 bin 883 tona ulaştı. Aynı periyotta işlem gören konteyner hacmi de yüzde 2,4'lük yükselişle 4 milyon 550 bin 209 TEU seviyesine oturdu.</p>

<p>Dış ticaret ağındaki trafiğin detaylarına bakıldığında ise limanlarımızdan yurt dışı rotalarına sevk edilen yük 11 milyon 636 bin 276 ton olurken; yabancı limanlardan Türkiye’ye gelen yük yüzde 11,1’lik büyük bir sıçramayla 24 milyon 186 bin 253 tonu buldu. Böylece nisan ayındaki toplam dış hat kargo trafiği, geçen yıla göre yüzde 8,3 büyüyerek 35 milyon 822 bin 529 ton kapasitesine erişti. Tüm bunlara ek olarak, iç sulardaki hareketliliği ifade eden kabotaj taşımacılığında 6 milyon 683 bin 807 ton, kıtalararası transit taşımacılıkta ise 5 milyon 724 bin 594 ton yük işleme alındı.</p>

<p>Limanların Şampiyonu İskenderun Oldu<br />
Bölge Liman Başkanlıkları bazında kıyasıya bir rekabete sahne olan listede, en ağır yükü İskenderun sırtladı. İskenderun idari sınırları içindeki tesisler, nisan ayında 7 milyon 64 bin 571 tonluk operasyonla zirvenin sahibi oldu. Bu devasa kapasiteyi nefes nefese takip eden Kocaeli Bölge Liman Başkanlığı 6 milyon 930 bin 244 ton, Aliağa Bölge Liman Başkanlığı ise 6 milyon 920 bin 524 ton ile Türkiye'nin ticaretine omuz verdi.</p>

<p>Demir Cevherinde Şok Artış, İhracatın Yıldızı Çimento<br />
Ürün gruplarındaki hareketlilik incelendiğinde, önceki aya göre miktarında en radikal artış yaşanan kalem "demir cevheri ve konsantreleri" oldu. Bu üründe 498 bin 957 tonluk ani bir yükseliş grafiği çizilerek nisan ayında toplam 1 milyon 469 bin 277 tona ulaşıldı.</p>

<p>Yurt dışına gönderilmek üzere (ihracat) gemilere en çok yüklenen ürün ise 1 milyon 176 bin 648 tonluk dev hacmiyle "portland çimento" olarak kayıtlara geçti. Çimentoyu, klinker ve feldispat ürünleri izledi. Türkiye limanlarına dışarıdan gelen (ithalat) yüklerde ise "ham petrol", 2 milyon 295 bin 648 ton ile listenin tartışmasız lideriydi. Petrol taşımacılığını sırasıyla briketlenmemiş taşkömürü ve hurda demir yükleri takip etti.</p>

<p>Ülkeler bazındaki seyir haritasına göre, Türkiye'den giden kargoların en yoğun ulaştığı adres İtalya olurken, ikinci sırayı ABD, üçüncü sırayı ise Mısır aldı. Türkiye'ye giriş yapan gemilerin en çok çıkış yaptığı ülke ise açık ara farkla Rusya oldu.</p>
]]></description>
<pubDate>Sun, 10 May 2026 00:00:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.haberxr.com/cevre/limanlarda-tarihi-zirve-nisan-ayinda-yuk-ve-konteyner-rekoru-89723]]></link>
<atom:link href="https://www.haberxr.com/cevre/limanlarda-tarihi-zirve-nisan-ayinda-yuk-ve-konteyner-rekoru-89723"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">89720-f6195a1ed5260dade69df33c13ff9590</guid>
<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
<title><![CDATA[Pazarda Soğuk Hava Vurgunu: Domatesin Kilosu 150 TL'ye Kadar Çıktı]]></title>
<media:content url="https://www.haberxr.com/static/2026/05/10/domates-fiyatlarinin-yuksek-olmasinin-sebebi-soguk-hava-1778360887-490_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>Afyonkarahisar Şuhut'ta kurulan semt pazarında domates fiyatları sert kış şartları ve tedarik sorunları nedeniyle 150 TL'ye kadar fırladı.</p><p>Afyonkarahisar'ın Şuhut ilçesinde her cumartesi düzenli olarak kurulan semt pazarında bu hafta en çok konuşulan konu, mutfakların temel taşı olan domatesin yanına yaklaşılmayan etiketleri oldu. Olumsuz mevsim koşullarının doğrudan yansıdığı tezgahlarda, tencere yemeklerinin ve salataların vazgeçilmezi olan domatesin fiyatı adeta cep yakarak rekor seviyelere ulaştı.</p>

<p>Vatandaş Etiketlere Bakakaldı<br />
Kalitesine ve cinsine göre değişmekle birlikte domatesin kilogram fiyatı 80 Türk Lirası ile 150 Türk Lirası arasında alıcı bekliyor. Hem esnafı hem de tüketiciyi kara kara düşündüren bu fahiş artış, pazar alışverişine çıkan vatandaşların ana gündem maddesi haline gelmiş durumda. Temel gıda maddesindeki bu ani tırmanış alışveriş sepetlerini küçültürken, satıcılar da istedikleri düzeyde müşteri bulamamaktan ve satışların düşmesinden dert yanıyor.</p>

<p>Esnafa Göre Sebep Açık: "Arz Düştü, Fiyat Fırladı"<br />
Tezgah sahipleri ise bu astronomik rakamların arkasındaki temel failin sert geçen iklim koşulları olduğunu vurguluyor. Düşük hava sıcaklıklarının üretim ve hasat süreçlerinde büyük aksaklıklar yarattığına dikkat çeken pazarcı esnafı, piyasadaki taze ürün dengesinin tamamen bozulduğunu belirtiyor. Tarladan pazara ulaşan ürün miktarındaki belirgin azalmanın (arz eksikliğinin), maliyetleri katladığı ve fiyatların böylesine kısa bir süre içinde tepe noktasına ulaşmasına yol açtığı ifade ediliyor.</p>
]]></description>
<pubDate>Sat, 09 May 2026 23:00:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.haberxr.com/ekonomi/pazarda-soguk-hava-vurgunu-domatesin-kilosu-150-tl-ye-kadar-cikti-89720]]></link>
<atom:link href="https://www.haberxr.com/ekonomi/pazarda-soguk-hava-vurgunu-domatesin-kilosu-150-tl-ye-kadar-cikti-89720"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">89717-9ab17bbae2ea2f88e3d400d94dd0f319</guid>
<category><![CDATA[Spor]]></category>
<title><![CDATA[Tarihin Gölgesinde Dev Maraton: Kilikya'da 882 Sporcu Yarıştı]]></title>
<media:content url="https://www.haberxr.com/static/2026/05/10/mersin-de-ultra-maraton-heyecani-sporcular-antik-kentler-arasinda-yaristi-1778360783-18_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>Mersin'de 5'incisi düzenlenen Kilikya Ultra Maratonu'nda 28'i yabancı 882 sporcu, tarihi antik kentler ve doğanın eşliğinde kıyasıya yarıştı.</p><p>Mersin, spor tutkusu ile binlerce yıllık tarihi mirasın muazzam uyumuna sahne olan uluslararası bir organizasyona başarıyla ev sahipliği yaptı. Mersin Valiliği'nin himayelerinde ve Türkiye Atletizm Federasyonu’nun resmi takviminde yer alan, Mersin Büyükşehir Belediyesi (Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı - Gençlik ve Spor Hizmetleri Şube Müdürlüğü) tarafından bu yıl 5'incisi hayata geçirilen "Uluslararası Kilikya Ultra Maratonu", nefes kesen bir mücadeleye sahne oldu. Dünyanın dört bir yanından ve Türkiye'nin farklı şehirlerinden kente akın eden toplam 882 atlet, madalya için ter döktü.</p>

<p>Açık Hava Müzesinde Koşu Deneyimi<br />
Yarışmacılar Kızkalesi'nden start alarak Lamos Kanyonu'nun eşsiz doğal güzelliklerine uzanan güzergahta kıyasıya yarıştı. 10K, 33K ve 53K olmak üzere üç farklı zorluk derecesinde koşulan etaplar, adeta bir açık hava müzesini andırdı. Sporcular güzergah boyunca Korikos Antik Kenti, Cennet-Cehennem Obruğu, Sebaste Antik Kenti ve Kanlı Divane gibi paha biçilemez tarihi alanların arasından geçerek doğayla ve tarihle bütünleşti. Kapanış ve görkemli ödül töreni ise tüm rotaların bitiş noktası olan Kızkalesi Müze Beach'te gerçekleştirildi.</p>

<p>Zorlu Rotaların Şampiyonları ve Dereceleri<br />
Büyük bir dayanıklılık testine sahne olan parkurları birincilikle göğüsleyen isimler ve elde ettikleri resmi dereceler şu şekilde sıralandı:</p>

<p>53K Erkekler Genel Klasman: Mustafa Dağdelen (5 saat 3 dakika 22 saniye)</p>

<p>33K Kadınlar: Fransa'dan Eugine Rooke (3 saat 56 dakika 49 saniye)</p>

<p>33K Erkekler: Şahap Dede (3 saat 4 dakika 5 saniye)</p>

<p>10K Kadınlar: Anna Kirdan (52 dakika 47 saniye)</p>

<p>10K Erkekler: Rıdvan Aykul (45 dakika 8 saniye)</p>

<p>"Sporcular Parkurlardan Büyülendi"<br />
Etkinliğin kupa ve madalya töreninde değerlendirmelerde bulunan Mersin Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Olcay Tok, şehrin spor turizmi açısından taşıdığı potansiyelin altını çizdi. Tok, "Adeta açık hava müzesi niteliğindeki alanlarda gerçekleştirdiğimiz bu özel maratona 28'i yabancı uyruklu olmak üzere 882 sporcumuz katıldı. Tüm yarışmacıların bu benzersiz doğa ve tarih rotasından büyük bir memnuniyetle ayrıldığını düşünüyoruz" dedi.</p>

<p>Şampiyonlardan Unutulmaz Sözler<br />
Zorlu yarışın galipleri de parkurla ilgili unutulmaz anılarını paylaştı:</p>

<p>Mustafa Dağdelen (53K): Teknik açıdan oldukça zorlayıcı ama bir o kadar da keyifli bir yarış çıkardığını belirterek, "Tarihin içinde koşmak harika ve çok özel bir deneyimdi. Mersin'i ve Kilikya'yı çok seviyoruz" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Eugine Rooke (33K): Zorlu etapların, tarihi kalıntılar ve taze limon bahçeleri arasından geçerek kendisine ömür boyu unutamayacağı bir deneyim sunduğunu vurguladı.</p>

<p>Şahap Dede (33K): Organizasyonun başladığı ilk yıldan beri bu heyecana ortak olduğunu söyleyerek, "Denizi, tarihi ve coğrafyasıyla burası benim evim gibi. Her yıl büyük bir sevgiyle koşuyorum" dedi.</p>

<p>Rıdvan Aykul (10K): Geçtiğimiz yıl talihsiz bir sakatlık yüzünden parkurlardan uzak kaldığını hatırlatarak, "Deniz kenarında başlayıp yine deniz kenarında biten bu muazzam parkurda geri dönüp zirvede yer almak beni çok mutlu etti" şeklinde konuştu.</p>
]]></description>
<pubDate>Sat, 09 May 2026 22:00:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.haberxr.com/spor/tarihin-golgesinde-dev-maraton-kilikya-da-882-sporcu-yaristi-89717]]></link>
<atom:link href="https://www.haberxr.com/spor/tarihin-golgesinde-dev-maraton-kilikya-da-882-sporcu-yaristi-89717"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">89630-ab0cdfa60dcd8dd35a3f398b9d0dbc79</guid>
<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
<title><![CDATA['Hodri Meydan' Dedi: Yörük Naciye Şahin Sosyal Medya Fenomeni Oldu]]></title>
<media:content url="https://www.haberxr.com/static/2026/05/09/57-yasinda-sosyal-medya-fenomeni-oldu-yoruk-kadininin-kamera-hayali-gercege-donustu-1778347744-99_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>Mersin'de yaşayan 57 yaşındaki ilkokul mezunu Naciye Şahin, çocukluk hayali olan kamerayla sosyal medyada Yörük kültürünü dünyaya tanıtıyor.</p><p>Mersin’in Mezitli ilçesine bağlı Pelitkoyağı Mahallesi’nde yaşamını sürdüren 57 yaşındaki Naciye Şahin, yıllardır içinde ukde kalan kamera hayalini sosyal medyanın gücüyle birleştirerek büyük bir başarı hikayesine imza attı. İlkokul mezunu olan ve çiftçilik yaparak aile ekonomisine katkı sağlayan Şahin, doğallığıyla köy hayatını, üretimi ve köklü Yörük kültürünü dijital platformlara taşıyarak kısa sürede geniş bir izleyici kitlesine ulaştı.</p>

<p>"Okusaydım Radyo-Televizyonculuk Okumak İsterdim"<br />
Çocukluk yıllarından bu yana mikrofona ve kameraya büyük bir ilgi duyduğunu belirten Naciye Şahin, içindeki yayıncılık aşkını şu sözlerle ifade etti: "Okusaydım radyo-televizyonculuk okumak isterdim. Köyümüze milletvekilleri, televizyoncular geldiğinde büyük bir heyecanla onları takip eder, hep ön plana çıkmaya çalışırdım. Pazarda ya da kalabalık ortamlarda 'Beni de bir görürler mi, bana da mikrofon uzatırlar mı?' diye beklerdim. Beni de görsünler istiyordum."</p>

<p>Sadece Sesle Başlayan Serüven ve Dönüm Noktası<br />
O dönemlerde imkansız gibi görünen bu hayalini kendi cep telefonuyla gerçeğe dönüştürmeye karar veren Şahin, ilk 4-5 ay boyunca sadece sesinin duyulduğu videolar hazırladı. Ardından iki oğlundan destek isteyen azimli kadın, çocuklarının başlarda bu fikre sıcak bakmamasına rağmen pes etmedi. Yaklaşık 11 ay önce tarlada fasulye toplarken yaşanan bir diyalog ise Şahin'in hayatında adeta dönüm noktası oldu. Şahin o anları, "Dedim ki; oğlum ne olursun beni bir çek. Dünya beni bir görsün. O da ’Anne açayım mı telefonu, dünyaya göstereyim mi seni?’ dedi. Ben de ’Göster, hodri meydan’ dedim" sözleriyle anlattı.</p>

<p>Büyük Oğlu Kamerasını Aldı, Doğallık Milyonlara Ulaştı<br />
Fasulye tarlasındaki o ilk cesur adımın ardından büyük oğlunun kamera arkasına geçmesiyle aile boyu bir başarı yakalandı. Bağda, bahçede, üretim yaparken veya yemek pişirirken günlük köy hayatını hiçbir kurguya yer vermeden kaydeden Şahin, "Ben ne yapıyorsam onu çektik" diyerek doğallığının izleyiciler tarafından çok sevildiğini belirtti. Takipçilerinden gelen olumlu yorumların kendisine büyük bir motivasyon kaynağı olduğunu vurguladı.</p>

<p>"Tekeli Yörükleri"nden Kadınlara Dijital Çağrı<br />
Aslen Tekeli Yörüklerinden olduğunu belirten Şahin, kültürel mirasını dijital dünyaya taşımaktan ve Mersin'deki Yörük etkinliklerine katılmaktan büyük gurur duyduğunu ifade etti. Kendi başarısından ilham alarak içerik üretmeye başlayan kadınların olduğunu belirten Şahin, hemcinslerine şu önemli çağrıyı yaptı: "Bağınızı, bahçenizi, emeğinizi gösterin. Sosyal medyanın güzel tarafını kullanın."</p>

<p>Yeni Hedef: Televizyon Ekranları<br />
Üretmenin insana hem ekonomik hem de manevi bir güç kattığını belirten ve "İyi ki Mersin’de doğmuşum, iyi ki köyümdeyim" diyen Naciye Şahin, yoğun iş temposuna rağmen içerik üretmeyi sürdürüyor. 57 yaşındaki fenomenin şimdiki en büyük hayali ise televizyon programlarına katılarak yaşadığı şehri ve Yörük kültürünü ekranlar aracılığıyla çok daha geniş kitlelere tanıtabilmek.</p>
]]></description>
<pubDate>Sat, 09 May 2026 20:59:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.haberxr.com/yasam/hodri-meydan-dedi-yoruk-naciye-sahin-sosyal-medya-fenomeni-oldu-89630]]></link>
<atom:link href="https://www.haberxr.com/yasam/hodri-meydan-dedi-yoruk-naciye-sahin-sosyal-medya-fenomeni-oldu-89630"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">89627-09b32d4543fc2ee24d95a7a08b215d1d</guid>
<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
<title><![CDATA['Yapamazsın' Diyenleri Utandırdı: 10 Çocuk Annesinin Gözleme Zaferi]]></title>
<media:content url="https://www.haberxr.com/static/2026/05/09/kadinsin-yapamazsin-dediler-gozleme-satarak-10-cocuk-buyuttu-1778347470-489_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>Sivas'ta 10 çocuğuna bakmak için balkonunda gözleme satmaya başlayan Gülhan Şimşek, 'kadınsın yapamazsın' diyenlere inat kendi iş yerini açtı.</p><p>Sivas'ta yaşayan 53 yaşındaki Gülhan Şimşek, çocukları için verdiği eşsiz yaşam mücadelesiyle tüm Türkiye'ye ilham oluyor. İlk eşini kaybettikten sonra iki çocuğuyla hayatta kalma savaşı veren, ikinci evliliğinden üç çocuğu olan ve eşinin önceki evliliğinden olan 5 çocuğa da öz annelik yapan Şimşek, toplam 10 çocuk ve 16 torunuyla kocaman bir ailenin en güçlü direği konumunda.</p>

<p>Merdiven Temizliğinden Kendi İşinin Patronluğuna<br />
Çocuklarının sağlık sorunları ve geçim sıkıntısı nedeniyle ilk olarak merdiven ve ev temizliği yaparak iş hayatına atılan fedakar anne, hasta kızlarının yanında daha fazla kalabilmek için alternatif bir yol aradı. Çözümü evinin balkonunda bulan Şimşek, komşularının desteğiyle aldığı malzemelerle gözleme pişirip satmaya başladı. Lezzetli hamur işlerine olan talebin artması ve çevresinin teşvikiyle cesaretini toplayan Şimşek, 12 yıl önce kendi dükkanını kurmayı başardı.</p>

<p>"Kadınsın Yapamazsın Dediler, Kendime İnandım"<br />
Çevresinden gelen olumsuz eleştirilere ve önyargılara asla kulak asmadığını belirten Gülhan Şimşek, başarı sırrını şu sözlerle anlattı: "İlk zamanlarda bana 'sen kadınsın, tek başına iş yeri açma' dediler. Ama ben her zaman 'yaparım' dedim. Ailemden destek görmesem de çocuklarımdan aldığım güçle bugünlere geldim." Her sabah saat 4'te uyanıp dükkanını açan ve hazırlıklara başlayan Şimşek, 12 yıldır alın teriyle yoğurduğu hamurlar sayesinde tüm çocuklarını okutup büyüttüğünü gururla dile getirdi. Yorulduğunda evlatlarını düşünerek motive olduğunu vurgulayan azimli kadın, tüm kadınlara da "İş beklemeyin, kendinize güvenin ve kimseye muhtaç olmayın" diyerek altın değerinde bir tavsiyede bulundu.</p>
]]></description>
<pubDate>Sat, 09 May 2026 20:30:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.haberxr.com/yasam/yapamazsin-diyenleri-utandirdi-10-cocuk-annesinin-gozleme-zaferi-89627]]></link>
<atom:link href="https://www.haberxr.com/yasam/yapamazsin-diyenleri-utandirdi-10-cocuk-annesinin-gozleme-zaferi-89627"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">89624-6b72ac19a165fec243b1064e56f3167f</guid>
<category><![CDATA[Çevre]]></category>
<title><![CDATA[Başkentte 1200 Endemik Bitki Arasında Kraliçe Arı Üretimi]]></title>
<media:content url="https://www.haberxr.com/static/2026/05/09/balin-kraliceleri-bin-200-endemik-bitkinin-ortasinda-yetistiriliyor-350-kolonilik-mesai-1778347372-683_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>Ankara'da 3. kuşak arıcı Resul Gürleyik, 1200 endemik bitkinin bulunduğu kanyonda 350 koloniyle kraliçe arı yetiştirip 2,5 ton bal hedefliyor.</p><p>Ankara'nın Mamak ilçesine bağlı Kıbrıs Köyü Kanyonu, arıcılıkta örnek bir başarı hikayesine ev sahipliği yapıyor. 1200 farklı endemik bitki türünün bulunduğu bu eşsiz doğada, dedesinden miras kalan mesleği üçüncü kuşak olarak sürdüren Resul Gürleyik, yerli arıcılığın gelişimine büyük katkı sunuyor. Hem bal üretimi yapan hem de kraliçe ana arı yetiştiren genç arıcı, 350 koloni ile aralıksız bir mesai yürütüyor.</p>

<p>Kontrollü ve Bilimsel Ana Arı Üretimi<br />
Eskiden dedelerinin arıları oğul yöntemiyle çoğalttığını, günümüzde ise bunu çok daha kontrollü ve bilimsel yöntemlerle yaptıklarını belirten Gürleyik, "Islah edilmiş arılardan transfer yaparak kovanlarımızı çoğaltıyoruz. En kaliteli ana arılar polen akışının yoğun olduğu bahar mevsiminde yetişiyor. İlk günden itibaren bir ana arının doğma süresi 16 gündür. Biz 3-4 günlük larvalardan transfer yapıp 10-12 günde çıkım sağlıyoruz" diyerek üretimin püf noktalarını anlattı. Larvaların gençliğinin ve arı sütüyle beslenme miktarının kaliteyi doğrudan etkilediğinin altını çizen üretici, en verimli neslin "F1" olarak adlandırılan ilk nesil olduğunu vurguladı.</p>

<p>Sakin Irklarla 350 Kolonilik Üretim Ordusu<br />
Geçen yıl Belfast ırkıyla çalışan genç arıcı, önümüzdeki sezon daha sakin yapısı ve bölgeye uyumuyla öne çıkan Karniyol ırkına geçiş yapacaklarını duyurdu. Oğul verme eğilimi düşük verimli arılarla çalışmanın koloniyi kontrol altında tutmak için şart olduğunu belirten Gürleyik, "Geçen yıl 150 olan koloni sayımızı bu sene 350'ye çıkardık. Şu an 150 aktif ana arımız bal için çalışırken, 200 ana arımız da kuluçkada üretiliyor" dedi.</p>

<p>Arıcıların Yüzünü Güldüren Beklenti: 2,5 Ton Bal<br />
Paket arı satışlarında 6-7 çıtalı sistemle çalıştıklarını ve çıta başı fiyatların geçen sene 1000 TL bandında olduğunu hatırlatan Gürleyik, bu yılki fiyatların birlik açıklamasına göre şekilleneceğini belirtti. Yağışların doğaya ve dolayısıyla arılara olan olumlu etkisinden umutlu olduklarını söyleyen genç üretici, 2026 sezonunda 2,5 tonun üzerinde yüksek bir bal rekoltesi beklediklerini sözlerine ekledi.</p>
]]></description>
<pubDate>Sat, 09 May 2026 20:00:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.haberxr.com/cevre/baskentte-1200-endemik-bitki-arasinda-kralice-ari-uretimi-89624]]></link>
<atom:link href="https://www.haberxr.com/cevre/baskentte-1200-endemik-bitki-arasinda-kralice-ari-uretimi-89624"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">89621-dd5c5c850deb6d0024fb20443927ad04</guid>
<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
<title><![CDATA[4 Kızı İçin Direniyor: Görme Engelli Kanser Hastasının İlaç Feryadı]]></title>
<media:content url="https://www.haberxr.com/static/2026/05/09/anneler-gunu-nde-cilt-kanseri-annenin-sessiz-cigligi-1778347204-117_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>Şiddet gören eşinden ayrılan görme engelli kanser hastası anne, 4 kızıyla hayatta kalabilmek için 170 bin TL'lik ilaç desteği bekliyor.</p><p>Anneler Günü yaklaşırken, tüm Türkiye'ye fedakarlığın ve direnişin en sarsıcı örneğini Remziye Akgün gösteriyor. Yaklaşık 10 yıl önce dördüncü evre cilt kanserine (Xeroderma pigmentosum) yakalanarak görme yetisini tamamen kaybeden Akgün, madde bağımlısı ve şiddet uygulayan eşinden 8 yıl önce ayrılarak 4 kızıyla birlikte hayata tutundu. Kadın sığınma evlerinde başlayan ve karanlıkta devam eden bu yaşam mücadelesinde, yalnız ve fedakar anne şimdi fahiş tedavi maliyetleriyle savaşıyor.</p>

<p>Çocuklarını Yuvaya Vermemek İçin Direndi<br />
Hastalığının ileri evreye ulaşması ve görme engeli nedeniyle Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, dört kızını devlet korumasına almak istedi. Ancak evlatlarından kopmayı reddeden anne, ablasını yasal vasi olarak göstererek yuvasının dağılmasını engelledi. "Sürüne sürüne de olsa çocuklarıma bakacağıma yemin ettim" diyen Akgün, sadece sosyal yardımlarla geçinirken kızlarına hastalığının acılarını hissettirmemek için insanüstü bir çaba harcıyor.</p>

<p>Doz Başına 170 Bin Lira Gerekiyor<br />
Tedavisi için hayati önem taşıyan ve her bir dozu 170 bin TL olan iğnelerden 5 ila 7 doz kullanması gereken Akgün, bu maliyeti karşılayamadığı için sağlığını günbegün kaybediyor. Çaresizlik içinde hayırseverlere seslenen gözü yaşlı anne, "Tek umudum çocuklarıma sağlıklı bir şekilde bakabilmek. Yüreği güzel insanlardan destek bekliyorum" diyerek yardım çağrısında bulundu. Annesinin yanından ayrılmayan kızı Ömür Delal Varol ise, "Annem bize çok iyi bakıyor, tek dileğimiz o iğnelerin alınması ve annemizin iyileşmesi" sözleriyle uzatılacak bir yardım elini beklediklerini dile getirdi.</p>
]]></description>
<pubDate>Sat, 09 May 2026 19:30:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.haberxr.com/yasam/4-kizi-icin-direniyor-gorme-engelli-kanser-hastasinin-ilac-feryadi-89621]]></link>
<atom:link href="https://www.haberxr.com/yasam/4-kizi-icin-direniyor-gorme-engelli-kanser-hastasinin-ilac-feryadi-89621"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">89618-b808f0a1150069f8ab4947f2d536ab0a</guid>
<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
<title><![CDATA[79 Yıllık Koku Mirası: El Arabasında Başladı, 3. Kuşağa Ulaştı]]></title>
<media:content url="https://www.haberxr.com/static/2026/05/09/el-arabasindan-kokuya-uzanan-79-yillik-kusaklar-arasi-gelenek-1778347098-366_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>Kocaeli'de 1947'de el arabasında temelleri atılan 79 yıllık kolonyacı, bayram öncesi merdiven altı sahte ürünlere karşı vatandaşları uyardı.</p><p>Kocaeli'de 1947 yılında "Kolonyacı Hikmet"in el arabasında mendil ve çorap satarak temellerini attığı ticaret serüveni, bugün kokuya adanmış 79 yıllık tarihi bir çınara dönüştü. Aile mirasını devralan üçüncü kuşak temsilcisi Nejat Olguntürk, yaklaşan bayram öncesi hem sektörel hareketliliği değerlendirdi hem de tüketici sağlığını tehdit eden kalitesiz ürünlere karşı kritik uyarılarda bulundu.</p>

<p>El Arabasından Asırlık Hayale<br />
Dedesinin ticari amaçlı gittiği İstanbul'da kokuya duyduğu merakla kendi formüllerini üretmeye başladığını anlatan Olguntürk, "Üç kuşaktır bu dükkanı ailece yaşatıyoruz. Dedemizin miras bıraktığı 'gizli çiçek' gibi özel formülleri ve en çok tercih edilen geleneksel limon kolonyasını ilk günkü kalitesiyle sunmaya devam ediyoruz. En büyük hayalimiz bu dükkanın 100. yılını görebilmek" diyerek tarihi mirasa sahip çıktıklarını vurguladı.</p>

<p>"Salgın Kolonya Bilincini Geri Getirdi"<br />
Yaklaşan bayram öncesi satışların ivme kazandığını ancak eski dönemlerdeki yoğunluğun yaşanmadığını belirten Olguntürk, "Dünyadaki siyasi ve ekonomik faktörler tüketimi etkilese de salgın dönemi insanlara kolonyanın hem güzel hem de sağlıklı olduğunu yeniden hatırlattı. Kalıcı alışkanlığı olan müşterilerimiz sayesinde bu gelenek aksamadan devam ediyor" dedi.</p>

<p>Alerji Yapan Sahte Ürünlere Dikkat<br />
Merdiven altı üretime karşı vatandaşları bilinçli olmaya çağıran usta kolonyacı, piyasadaki tehlikelere şu sözlerle dikkat çekti: "Maliyeti düşürmek uğruna kaliteden ödün veren, ciddi alerjilere yol açan ve içeriği bilinmeyen ürünler satılıyor. Vatandaşlarımız, bizden alsın ya da almasın, mutlaka bilindik ve güvenilir markaları tercih etmeli. Biz piyasa koşulları ne olursa olsun, dedemizden öğrendiğimiz değişmez kalite ve malzemeyle üretim yapmaktan asla taviz vermiyoruz."</p>
]]></description>
<pubDate>Sat, 09 May 2026 19:00:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.haberxr.com/yasam/79-yillik-koku-mirasi-el-arabasinda-basladi-3-kusaga-ulasti-89618]]></link>
<atom:link href="https://www.haberxr.com/yasam/79-yillik-koku-mirasi-el-arabasinda-basladi-3-kusaga-ulasti-89618"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">89615-9686ce66aed95baf29603afcdc20ab03</guid>
<category><![CDATA[Güncel]]></category>
<title><![CDATA[SAHA 2026'da Jandarma Şov: Robot Köpek ve Yerli Teknoloji Sahnede]]></title>
<media:content url="https://www.haberxr.com/static/2026/05/09/jandarma-genel-komutanligi-saha-expo-da-sergiledigi-teknolojik-urunleriyle-dikkat-cekti-1778346966-948_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>Jandarma Genel Komutanlığı, SAHA EXPO'da robot köpek platformu ve yerli üretim kriminal teknolojileriyle ziyaretçilerden büyük ilgi gördü.</p><p>Avrupa'nın en büyük savunma ve havacılık fuarı SAHA 2026'da yerini alan Jandarma Genel Komutanlığı, sergilediği son teknoloji ürünleriyle adeta gövde gösterisi yaptı. Vatandaşların akınına uğrayan jandarma standında en çok dikkat çeken teknoloji ise 4 bacaklı robot köpek platformu oldu. Kritik bölgelerde insani maksatlı mayın arama, temizleme ve operasyonel faaliyetlerde kullanılmak üzere tasarlanan robot köpeğin yetenekleri izleyenleri hayrete düşürürken, Jandarma Özel Asayiş Komutanlığı (JÖAK) personeline de sevgi seli yaşandı.</p>

<p>Suçun 'Bilimsel Karargahı'ndan Yerli Üretim Hamlesi<br />
Jandarmanın gücünün sadece sahada değil, laboratuvarda da uluslararası standartlarda olduğu vurgulandı. Jandarma Kriminal Başkanlığı'nın faaliyetleri hakkında bilgi veren Yüzbaşı Hüseyin Halistoprak, kurumun Avrupa Adli Bilimler Enstitüleri Ağı'na (ENFSI) Türkiye’den üye olan ilk resmi bilirkişi kuruluşu olduğunu hatırlattı. Kurumun dışa bağımlılığı bitiren milli teknoloji hamlelerine dikkat çeken Halistoprak, "Techsign firmasıyla ortak geliştirdiğimiz 'Adli Biyometrik İmza İnceleme Yazılımı' sayesinde 2022'den bu yana 2 binden fazla dosyayı aydınlattık. Ayrıca eskiden ithal ettiğimiz uyuşturucu ve patlayıcı madde (TNT, PETN, RDX, metamfetamin, kokain) standart referanslarını artık yüzde 99'dan yüksek saflıkta kendimiz üretiyoruz" diyerek jandarmanın bilimsel kapasitesini gözler önüne serdi.</p>

<p>"Kadınlar Asla Yalnız Değil" Vurgusu<br />
Stantta teknolojik donanımların yanı sıra toplumsal duyarlılık ve güvenlik uygulamaları da ön plana çıkarıldı. Şiddet gören veya tehlike altındaki kadınlar için hayat kurtaran Kadın Acil Destek Uygulaması (KADES) hakkında bilgilendirme yapan Jandarma Teğmen Gülnur Mert, sistemin işleyişini anlattı. Teğmen Mert, akıllı telefonlara indirilen uygulama sayesinde tek tuşla 112 Acil Çağrı Merkezi'ne konum iletildiğini ve en yakın devriye ekibinin saniyeler içinde olay yerine intikal ettiğini belirterek kadınların asla yalnız olmadığını vurguladı.</p>
]]></description>
<pubDate>Sat, 09 May 2026 18:30:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.haberxr.com/guncel/saha-2026-da-jandarma-sov-robot-kopek-ve-yerli-teknoloji-sahnede-89615]]></link>
<atom:link href="https://www.haberxr.com/guncel/saha-2026-da-jandarma-sov-robot-kopek-ve-yerli-teknoloji-sahnede-89615"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">89612-3f5ba85b515bd4929fb7182bbaa71904</guid>
<category><![CDATA[Güncel]]></category>
<title><![CDATA[SGK'dan Çalışan Annelere Müjde: Analık Ödeneği 24 Haftaya Çıktı]]></title>
<media:content url="https://www.haberxr.com/static/2026/05/09/sgk-analik-odenegi-suresini-tekil-gebeliklerde-24-haftaya-cogul-gebeliklerde-ise-26-haftaya-cikarttik-1778346852-553_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>SGK, çalışan anneleri sevindiren kararla analık ödeneği süresini tekil gebeliklerde 24, çoğul gebeliklerde ise 26 haftaya çıkardı.</p><p>Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), çalışan annelerin yüzünü güldürecek tarihi bir düzenlemeye imza attı. Aile yapısını güçlendirmek ve anneleri çalışma hayatında daha fazla desteklemek amacıyla analık ödeneği (doğum izni) sürelerinde kapsamlı bir uzatmaya gidildi. Yeni karara göre; tekil gebeliklerde 16 hafta olan ödenek süresi 24 haftaya, çoğul gebeliklerde ise 18 haftadan 26 haftaya yükseltildi.</p>

<p>Başvuruya Gerek Yok, Uzatma İşlemi Otomatik<br />
Milyonlarca anneyi yakından ilgilendiren bu önemli adımın uygulama detayları da netleşti. SGK'dan yapılan açıklamaya göre, 1 Mayıs 2026 tarihi itibarıyla raporu devam eden anneler için ekstra 8 haftalık ödeme, hiçbir başvuruya gerek kalmaksızın otomatik olarak gerçekleştirilecek. Annelerin rapor sürelerini uzatmak için hastanelere veya SGK müdürlüklerine gitmelerine gerek bulunmuyor.</p>

<p>Geçmişe Dönük Haklar da Güvence Altında<br />
Düzenleme, raporu yakın zamanda biten anneleri de mağdur etmiyor. 16 Ekim 2025 tarihinden itibaren doğum yapan ve rapor süresi 1 Mayıs 2026'dan önce sona eren anneler de bu ek haktan faydalanabilecek. Bu durumdaki çalışanlar için işverenlerin SGK'ya yapacağı bildirimin ardından 8 haftalık fark ödemesi hesaplara yatırılacak. Kurum, uygulamanın sorunsuz işlemesi için sistemsel güncellemelerin hızla devam ettiğini bildirdi.</p>
]]></description>
<pubDate>Sat, 09 May 2026 18:00:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.haberxr.com/guncel/sgk-dan-calisan-annelere-mujde-analik-odenegi-24-haftaya-cikti-89612]]></link>
<atom:link href="https://www.haberxr.com/guncel/sgk-dan-calisan-annelere-mujde-analik-odenegi-24-haftaya-cikti-89612"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">89609-cc23301d29ab16eab705b35856f3c415</guid>
<category><![CDATA[Spor]]></category>
<title><![CDATA[Uzuvları Yok Ama 95 Madalyası Var: Yeni Hedef Olimpiyat ve Meclis]]></title>
<media:content url="https://www.haberxr.com/static/2026/05/09/dogustan-elleri-ve-ayaklari-olmayan-yuzucu-azmiyle-95-madalya-kazandi-1778345362-47_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>Doğuştan uzuvları olmayan milli yüzücü Hamit Demir, kazandığı 95 madalyanın ardından gözünü 2028 Los Angeles'a ve milletvekilliğine dikti.</p><p>Doğuştan elleri ve ayakları olmadan dünyaya gelen milli yüzücü Hamit Demir, fiziksel dezavantajları çelik gibi bir iradeyle nasıl yendiğini tüm Türkiye'ye kanıtlıyor. Sadece protezlerini daha rahat kullanabilmek amacıyla başladığı yüzme serüveninde dünya ve Avrupa şampiyonluklarına ulaşarak ulusal ve uluslararası arenada tam 95 madalya kazanan Demir, engellerin yalnızca zihinlerde olduğunu gösteren eşsiz bir hikaye yazdı. Şampiyon sporcu şu sıralar, 14 Eylül'de Kocaeli'de düzenlenecek Para Yüzme Avrupa Şampiyonası için havuzda yoğun bir mesai harcıyor.</p>

<p>Yüzmeyi 6 Ayda Öğrendi, İlk Altınını Brezilya'da Taktı<br />
Sportif başarılarının ardında büyük bir sabır ve inanç yattığını belirten 34 yaşındaki Hamit Demir, "Yüzmeyi öğrenmem tam 6 ay sürdü ve bu süreçte çok zorlandım. Ancak irademle ilk şampiyonluğumu Brezilya'da elde ettim. Başarabileceğimi en başından beri biliyordum" dedi. Başarı yolculuğunda ailesinin koşulsuz desteğine dikkat çeken Demir, madalyaların sadece birer sembol olduğunu, asıl önemli olanın o "başarma azmini ve iradeyi" ortaya koymak olduğunu vurguladı. Yetenekleri sadece havuzla sınırlı olmayan milli sporcu; aynı zamanda Türkiye karate şampiyonu, oturarak voleybol branşının Ankara'daki öncüsü ve aktif bir tiyatro oyuncusu olarak sanat ve sporun her dalında boy gösteriyor.</p>

<p>Eğitim, Bürokrasi ve 2028 Los Angeles Hedefi<br />
Eğitim hayatını engelli olmayan arkadaşlarıyla aynı hedefler için mücadele ederek tamamladığını belirten Demir, Gazi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nden mezun oldu. Aynı üniversitede Siyaset ve Sosyal Bilimler alanında, engellilerin anayasal hakları üzerine yazdığı tezle yüksek lisansını tamamlayan başarılı isim, şu an bir devlet kurumunda şef olarak görev yapıyor.</p>

<p>Demir'in bundan sonraki rotasında ise iki büyük hedef var. Avrupa ve dünya şampiyonluklarına rağmen henüz olimpiyat tecrübesi yaşamadığını belirten Demir, 2028 Los Angeles Paralimpik Oyunları'nda ay-yıldızlı formayı terletmek için hazırlıklarını sürdürüyor. Hayatlara dokunmayı en büyük misyonu edinen Demir'in diğer büyük hayali ise siyasete atılmak. Başarılı sporcu, "Birçok hayata dokunuyorum. Bunu daha üst seviyelere taşıyıp etkili bir şekilde yapabilmek için milletvekili kimliğiyle çalışmak en büyük temennim" diyerek kimsenin ötekileştirilmediği bir Türkiye hayalini paylaştı.</p>
]]></description>
<pubDate>Sat, 09 May 2026 17:30:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.haberxr.com/spor/uzuvlari-yok-ama-95-madalyasi-var-yeni-hedef-olimpiyat-ve-meclis-89609]]></link>
<atom:link href="https://www.haberxr.com/spor/uzuvlari-yok-ama-95-madalyasi-var-yeni-hedef-olimpiyat-ve-meclis-89609"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">89591-30944a0207ed8eed35eba030fb6b9123</guid>
<category><![CDATA[Güncel]]></category>
<title><![CDATA[162 Yıllık Sürgün Hafızası: Türkiye'nin İlk Çerkes Müzesi Açıldı]]></title>
<media:content url="https://www.haberxr.com/static/2026/05/09/turkiye-nin-ilk-cerkes-muzesi-nde-162-yillik-kulturel-hafiza-sergileniyor-1778344493-281_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>Kocaeli'de kapılarını açan Türkiye'nin ilk Özel Çerkes Müzesi, 1864 büyük sürgününden günümüze ulaşan asırlık objelerle tarihe ışık tutuyor.</p><p>Türkiye'nin kültürel mozaiğine ve tarihi hafızasına eşsiz bir katkı sunacak olan Türkiye'nin ilk Özel Çerkes Müzesi, Kocaeli'nin Kartepe ilçesinde ziyaretçilere kapılarını açtı. Çerkes toplumunun 1864 yılındaki büyük sürgünde yanlarında getirdikleri eşyaların ve köklü mirasın bir araya getirildiği bu özel merkez, tamamen gönüllülerin bağışları ve büyük bir dayanışma örneğiyle hayata geçirildi. 162 yıllık acı tatlı tüm hatıraları tek bir çatı altında toplayan müze, sadece yerel değil ulusal çapta da kültürel mirasın korunması adına dev bir adım olarak nitelendiriliyor.</p>

<p>Asırlık Objeler Genç Kuşaklara Rehber Olacak<br />
Geleneksel motiflerle bezenmiş Çerkes mimarisine uygun olarak inşa edilen müze, tarihe adeta ayna tutuyor. Sergilenen eserler arasında asırlık yöresel kıyafetler, el emeği göz nuru işlemeler, tarihi fotoğraflar, dönemin ruhunu yansıtan silah ve kamalar ile günlük yaşama ait mutfak eşyaları ve arşiv belgeleri bulunuyor. Ziyaretçilerini geçmişe doğru benzersiz bir yolculuğa çıkaran bu alanın, yalnızca bir sergi salonu olarak kalmayıp düzenlenecek eğitim çalışmalarıyla özellikle genç kuşakların kendi öz kültürlerini tanımalarına olanak sağlayan dinamik bir merkeze dönüşmesi hedefleniyor.</p>

<p>"Bu Eser Büyük Bir Mücadelenin Yansımasıdır"<br />
Müzenin kuruluşuna büyük destek veren Kartepe Belediye Başkanı Mustafa Kocaman, açılışta yaptığı konuşmada projenin manevi boyutuna dikkat çekti. Kocaman, "Metrekareyle ölçülemeyecek, ancak duygularla ifade edilebilecek eserler vardır. İçini Çerkes kültürüne gönül vermiş insanların doldurduğu bu eser, büyük sürgünden bugüne uzanan köklü bir mücadelenin ve birlikteliğin yansımasıdır. Bu miras, Türk milletinin kültürel zenginliğini oluşturan en güzel renklerden biridir" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Uzuntarla Adige Kültür Derneği Başkanı Sedat Yenişen ise tüm Çerkeslere tarihi bir çağrıda bulunarak birlik mesajı verdi: "Bu müze var olduğumuzun ve gelecekte de var olacağımızın en büyük kanıtıdır. Tüm kırgınlıkları bir kenara bırakarak, amasız ve fakatsız bir şekilde kültürümüze sahip çıkmalıyız. Gelecek nesillere aktarılmak üzere herkesi ellerindeki tarihi obje ve materyalleri bu müzeye bağışlamaya davet ediyorum."</p>
]]></description>
<pubDate>Sat, 09 May 2026 17:00:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.haberxr.com/guncel/162-yillik-surgun-hafizasi-turkiye-nin-ilk-cerkes-muzesi-acildi-89591]]></link>
<atom:link href="https://www.haberxr.com/guncel/162-yillik-surgun-hafizasi-turkiye-nin-ilk-cerkes-muzesi-acildi-89591"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">89588-9ce08f4789d775aaeeac87805dd89284</guid>
<category><![CDATA[Asayiş]]></category>
<title><![CDATA[Otomobil takla atıp, şarampole devrildi: 1 ölü, 5 yaralı]]></title>
<media:content url="https://www.haberxr.com/static/2026/05/09/otomobil-takla-atip-sarampole-devrildi-1-olu-5-yarali-1778344395-352_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>Afyonkarahisar'da kontrolden çıkıp şarampole yuvarlanan otomobilde aynı aileden 14 yaşındaki genç hayatını kaybetti, 5 kişi yaralandı.</p><p>Afyonkarahisar'ın Bolvadin ilçesinde meydana gelen trafik kazası, aynı aileden altı kişinin bulunduğu otomobili adeta hurdaya çevirdi. Öğle saatlerinde Bolvadin-Çobanlar kara yolu üzerinde yaşanan feci olay, Göçmen ailesini parçaladı.</p>

<p>Otomobil Taklalar Atarak Şarampole Uçtu<br />
Edinilen bilgilere göre, saat 12.00 sularında seyir halinde olan 44 yaşındaki Metin Göçmen idaresindeki 03 AHJ 008 plakalı otomobil, henüz bilinmeyen bir nedenle sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kontrolden çıktı. Savrulan araç, peş peşe taklalar atarak yol kenarındaki şarampole devrildi. Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine hızla çok sayıda ambulans ve polis ekibi sevk edildi.</p>

<p>Hastanede Acı Haber: 14 Yaşındaki Ahmet Kurtarılamadı<br />
Can pazarının yaşandığı kaza mahallinde ilk müdahaleleri yapılan sürücü Metin Göçmen ile aynı aileden Muhammed (42), Gülcihan (33), Ahmet (14), Fatma (11) ve Mustafa Göçmen (7) ambulanslarla acil olarak Afyon Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Ancak hastanede yoğun bakıma alınan yaralılardan durumu ağır olan 14 yaşındaki Ahmet Göçmen, doktorların tüm müdahalelerine rağmen hayata tutunamadı. Gencin vefatı aileyi ve yakınlarını yasa boğarken, hastanede tedavileri süren diğer beş kişinin durumlarının yakından takip edildiği öğrenildi. Emniyet güçleri, kazanın kesin nedenini belirlemek amacıyla kapsamlı bir soruşturma başlattı.</p>
]]></description>
<pubDate>Sat, 09 May 2026 16:32:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.haberxr.com/asayis/otomobil-takla-atip-sarampole-devrildi-1-olu-5-yarali-89588]]></link>
<atom:link href="https://www.haberxr.com/asayis/otomobil-takla-atip-sarampole-devrildi-1-olu-5-yarali-89588"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">89582-5365be69036835be9408762eea7f6710</guid>
<category><![CDATA[Kültür Sanat]]></category>
<title><![CDATA[Doğanın Milyonluk Minyatürleri: Bonsai Şaheserleri Görücüye Çıktı]]></title>
<media:content url="https://www.haberxr.com/static/2026/05/09/sabrini-da-omrunu-de-bu-sanata-verdiler-degeri-1-milyona-kadar-cikiyor-1778332463-943_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>Değeri 1 milyon liraya ulaşan minyatür bonsai şaheserleri, Kocaeli'deki ulusal sergide sanat ve doğa tutkunlarının beğenisine sunuldu.</p><p>Kökleri binlerce yıl öncesine dayanan ve doğanın muazzam estetiğini minyatür ölçeklerde yeniden yorumlayan bonsai sanatı, Türkiye'nin dört bir yanından gelen ustaları bir araya getirdi. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi'nin ev sahipliğinde kapılarını açan VI. Ulusal Bonsai Sergisi ve Sempozyumu, doğa ile sanatın kusursuz uyumunu gözler önüne seriyor. İki gün boyunca devam edecek olan dev organizasyonda, kökeni 2 bin yıl öncesine, Çin’in Penjing geleneğine uzanan ve Japonya'da felsefi bir derinlik kazanan bu köklü yaşam sanatının en nadide örnekleri sergileniyor. Sadece estetik bir süsleme değil; sabrın, disiplinin ve doğayla bütünleşmenin bir sembolü olan bonsailer, dudak uçuklatan değerleriyle de dikkat çekiyor.</p>

<p>"Karate Kid" Filmiyle Başlayan Milyonluk Tutku<br />
Etkinliğe İzmir'den katılan ve yaklaşık 35 yıldır bu sanata gönül veren Arsen Uzun, bonsai yetiştirmenin sıradan bir uğraş olmadığını vurguladı. 1990'lı yıllarda izlediği unutulmaz "Karate Kid" filminden etkilenerek bu yola girdiğini belirten Uzun, "Bu ağaçları en küçük dalından alıp sanat eserine dönüştürmek onlarca yıl süren bir sabır gerektiriyor. Bonsai yetiştirmek ile ona gönül vermek arasında dağlar kadar fark var" dedi. Eserlerin maddi değerine de değinen usta sanatçı, her bütçeye uygun eserlerin yanı sıra ultra lüks tasarımların da bulunduğunu belirterek, "Özel koleksiyon ağaçlarımızın değeri 500 bin liradan başlayıp 1 milyon liraya kadar çıkabiliyor" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Zeytin Ağaçları Daha Hızlı Şekil Alıyor<br />
Bonsai sanatına 2007 yılında adım atan usta Recep Çelimli ise bu uzun soluklu serüvenin teknik detaylarını paylaştı. Bir ağacın form kazanmasının ortalama 3 ile 5 yıl arasında sürdüğünü belirten Çelimli, "Özellikle zeytin ağaçları yapıları gereği daha hızlı form alıyor. Doğadan alınan ve 'yamadori' olarak adlandırılan ağaçlar daha kısa sürede bonsaiye dönüşebilirken, tohumdan yetiştirilen ağaçlarda bu süreç çok daha uzun ve meşakkatli oluyor" şeklinde konuştu.</p>

<p>Küçük Dokunuşlar, Büyük Eserler<br />
Etkinliğin açılışında değerlendirmelerde bulunan Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Berna Abiş de kültürel vizyonlarına dikkat çekti. Büyük hedeflerin ve devasa yapıların her zaman küçük, incelikli dokunuşlarla şekillendiğini vurgulayan Abiş, şehirlerin ve toplumların da bu vizyonla geliştiğini belirterek böylesine anlamlı bir sanata ev sahipliği yapmaktan büyük memnuniyet duyduklarını ifade etti.</p>
]]></description>
<pubDate>Sat, 09 May 2026 15:00:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.haberxr.com/kultur-sanat/doganin-milyonluk-minyaturleri-bonsai-saheserleri-gorucuye-cikti-89582]]></link>
<atom:link href="https://www.haberxr.com/kultur-sanat/doganin-milyonluk-minyaturleri-bonsai-saheserleri-gorucuye-cikti-89582"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">89579-676bb4e366188619b98ffeaf629cbed9</guid>
<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
<title><![CDATA[Fahiş Fiyata Esnaf Tokadı: "Yüzde 10 Kar Marjı Bile Yetiyor"]]></title>
<media:content url="https://www.haberxr.com/static/2026/05/09/kar-marjini-dusurdu-vatandasa-ucuz-urun-sundu-1778332364-29_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>Fahiş fiyatlara savaş açan esnaf, kar marjını yüzde 10'a düşürdü. Ucuz satışla da zarar edilmediğini kanıtlayarak fırsatçılara ders verdi.</p><p>Türkiye genelinde tüketicinin en büyük şikayetlerinden biri olan fahiş fiyat uygulamalarına, Kırşehir'den tüm ülkeye örnek olacak çarpıcı bir hamle geldi. İki yıllık aranın ardından Terme Caddesi'ndeki işletmesini yeniden faaliyete geçiren bakkal Cihan Özdemir, piyasadaki aşırı yüksek kar beklentilerine adeta savaş açarak enflasyon fırsatçılarına tarihi bir ders verdi.</p>

<p>"200 Liraya Satan da Kazanıyor, 100 Liraya Satan da"<br />
Temel amacının halkın ucuz ve hesaplı alışveriş yapmasını sağlamak olduğunu belirten Özdemir, raflarındaki tüm ürünlerin kar marjını sadece yüzde 10 seviyesine çektiğini açıkladı. Bu radikal indirime rağmen işletmesinin zarar etmediğini ve çarkların döndüğünü vurgulayan Özdemir, "Vatandaşın pahalı ürün almasını istemiyorum. Şu an ekmeği 6 TL'den veriyoruz. Piyasada 200 TL'ye yumurta satan da kazanıyor, bizim gibi 100 TL'ye satan da... Kar marjını dibe çektim ve vatandaşımız bu dürüst ticaretten son derece memnun" diyerek perakende sektöründeki yüksek kazanç hırsını gözler önüne serdi.</p>

<p>Vatandaştan "Gerçekçi Denetim" Çağrısı<br />
Özdemir'in bu dürüst ticaret modeli, artan etiket fiyatları karşısında bunalan vatandaşlar tarafından büyük bir takdirle karşılandı. Fiyatların aslında düşürülebileceğinin en somut kanıtını gören tüketiciler ise yetkililere seslendi. Marketten alışveriş yapan Deniz Gönen isimli vatandaş, "Demek ki piyasanın çok altında ürün satan bir esnaf da rahatça kar sağlayabiliyor. Bu gerçek ışığında, piyasadaki diğer etiketler için çok daha ciddi ve caydırıcı denetimler yapılması gerekiyor" ifadelerini kullanarak ülke genelindeki fiyat politikalarına tepki gösterdi.</p>
]]></description>
<pubDate>Sat, 09 May 2026 14:30:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.haberxr.com/ekonomi/fahis-fiyata-esnaf-tokadi-yuzde-10-kar-marji-bile-yetiyor-89579]]></link>
<atom:link href="https://www.haberxr.com/ekonomi/fahis-fiyata-esnaf-tokadi-yuzde-10-kar-marji-bile-yetiyor-89579"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">89573-fbf0721fd3fed15037e66c9b4d8c091e</guid>
<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
<title><![CDATA[Kayıp Annelere Gözyaşı: Karadeniz'e Vefa Karanfilleri Bırakıldı]]></title>
<media:content url="https://www.haberxr.com/static/2026/05/09/minikler-anneler-icin-hem-caldi-hem-soyledi-1778331895-698_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>Anneler Günü'nde ukulele eşliğinde şarkılar söyleyen öğrenciler, hayatını kaybeden annelerin anısına Karadeniz'in sularına karanfil bıraktı.</p><p>Sakarya'nın Karasu ilçesi sahili, Anneler Günü kapsamında yüreklere dokunan, duygu yüklü bir etkinliğe sahne oldu. Ortaokul öğrencilerinden oluşan ve müziğin evrensel diliyle duygularını ifade eden gençler, anneleriyle birlikte sahil şeridinde bir araya geldi. Müzik Öğretmeni Özge Yaya öncülüğünde kurulan "Ukulele Çiçeklerim" grubu, ellerindeki enstrümanlarla annelerine duydukları sevgiyi notalara döktü. Hem renkli hem de hüzünlü anların yaşandığı programın en sarsıcı bölümü ise aralarından ayrılan annelerin unutulmadığı o an oldu. Gençler ve etkinlikteki diğer anneler, ebediyete intikal eden annelerin aziz hatırasını yâd etmek için Karadeniz'in serin sularına kırmızı karanfiller bıraktı.</p>

<p>"Şarkıdaki 'Aşk'ı Annelerimize Uyarladık"<br />
Etkinliğin mimarı Müzik Öğretmeni Özge Yaya, Şebnem Ferah'ın ünlü 'Aşk' şarkısını seslendirdiklerini belirterek bu seçimin ardındaki derin anlama dikkat çekti. Yaya, "Şarkıda geçen 'toprağın altında ve üstünde' sözleri bizim için çok anlamlıydı. Biz buradaki aşkı, anneye duyulan sonsuz sevgi olarak işledik. Hayatta olmayan annelerimizi yâd etmek için bu eseri seçtik ve onları temsilen denize karanfillerimizi bıraktık" ifadeleriyle etkinliğin manevi boyutunu vurguladı.</p>

<p>"Dünyaları Versem Az Kalır"<br />
Bu anlamlı günde duygularına hakim olamayan katılımcılar da hislerini paylaştı. Etkinliğe katılan velilerden Hülya Yen, unutulmaz bir hediye aldığını belirterek, "Bu videoyu kendi anneme de izleteceğim, benim de ona hediyem olacak" dedi. Annesine duyduğu büyük sevgiyi dile getiren öğrenci Nazı Giulmamedova ise, "Anneme verebileceğim en büyük hediye sanırım buydu. Onun için tüm dünyayı verebilirim, elimden daha fazlası gelse onu da hiç düşünmeden yaparım" sözleriyle dinleyenlerin yüreklerini ısıttı.</p>
]]></description>
<pubDate>Sat, 09 May 2026 14:00:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.haberxr.com/yasam/kayip-annelere-gozyasi-karadeniz-e-vefa-karanfilleri-birakildi-89573]]></link>
<atom:link href="https://www.haberxr.com/yasam/kayip-annelere-gozyasi-karadeniz-e-vefa-karanfilleri-birakildi-89573"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">89570-b0ad6a995657842ed75a162396b652e3</guid>
<category><![CDATA[Erzincan]]></category>
<title><![CDATA[Deprem Bile Birleştiremedi: 5 Farklı Su Birbirine Karışmadan Akıyor]]></title>
<media:content url="https://www.haberxr.com/static/2026/05/09/aw699875-05-1778331698-492_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>Erzincan'da aynı alandan çıkan 5 farklı su kaynağı, büyük depremlere rağmen birbirine karışmayarak dünya çapında eşsiz bir doğa olayı sunuyor.</p><p>Dünya üzerinde eşine az rastlanan muazzam bir jeolojik mucize, Türkiye'nin kalbinde kendini gösteriyor. Erzincan'da bulunan Ekşisu Mesire Alanı, birbirinden tamamen farklı kimyasal özelliklere sahip beş ayrı su kaynağının tek bir noktadan yeryüzüne çıkıp asla birbirine karışmadığı eşsiz bir doğa olayına ev sahipliği yapıyor. Dar bir alanda yüzeye çıkan ekşisu, kükürtlü su (Horhor), tatlı su, sıcak su ve mineralli maden suyu, kendi doğal kimyalarını milimetrik bir hassasiyetle korumayı başarıyor.</p>

<p>1992 Depremi Bile Bu Düzeni Bozamadı<br />
Bu olağanüstü doğa olayı hakkında değerlendirmelerde bulunan Jeoloji Yüksek Mühendisi Selahattin Ayan, alanın dünya ölçeğinde eşsiz bir laboratuvar niteliği taşıdığına dikkat çekti. Çinko oranı yüksek suların ve kükürtlü kaynakların yan yana akıp karışmamasının mucizevi olduğunu belirten Ayan, "1992 yılında yaşanan o büyük depremde bile bu suların yeraltı yolları ve yüzeye çıkış noktaları birleşmedi. Bu gerçekten olağanüstü ve incelenmesi gereken bir durum" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Küresel Çapta Bir 'Jeopark' Potansiyeli<br />
Bölge, sadece jeolojik dinamikleriyle değil, sunduğu biyolojik çeşitlilikle de dikkat çekiyor. Sazlık alanlarıyla göçmen kuşlara hayati bir konaklama imkanı sunan Ekşisu, aynı zamanda yalnızca bu bölgede yetişen "Erzincan Sütotu" isimli endemik türe de ev sahipliği yapıyor. Uzmanlar, hem yerel ekosistemin korunması hem de Türkiye'nin uluslararası tanıtımına katkı sağlaması amacıyla bu eşsiz alanın acilen "Jeopark" statüsüne alınarak küresel turizme ve bilime kazandırılması gerektiğinin altını çiziyor.</p>
]]></description>
<pubDate>Sat, 09 May 2026 13:01:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.haberxr.com/erzincan/deprem-bile-birlestiremedi-5-farkli-su-birbirine-karismadan-akiyor-89570]]></link>
<atom:link href="https://www.haberxr.com/erzincan/deprem-bile-birlestiremedi-5-farkli-su-birbirine-karismadan-akiyor-89570"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">89567-39d4ded40737f69bf5f2dd94eff9cea1</guid>
<category><![CDATA[Güncel]]></category>
<title><![CDATA[Asırlık Miras: 208 Yıldır Aynı Zirvede Bereket Duası]]></title>
<media:content url="https://www.haberxr.com/static/2026/05/09/208-yillik-olcak-dede-gelenegi-dualar-edildi-kurbanlar-kesildi-1778331490-376_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>Manisa'da çiftçiler, 208 yıllık 'Olcak Dede' geleneği kapsamında dağ zirvesinde buluşarak kurbanlar kesti ve bereket duası etti.</p><p>Manisa'nın Sarıgöl ilçesinde, Anadolu'nun köklü dayanışma ve şükür kültürünün en güzel örneklerinden biri olan "Olcak Dede" geleneği bu yıl da geniş bir katılımla yaşatıldı. Dindarlı Mahallesi sakinleri ve çevre bölgelerden gelen yüzlerce çiftçi, tam 208 yıldır kesintisiz olarak sürdürülen bu tarihi miras için Gözlübaba Dağı'nın zirvesinde bir araya geldi.</p>

<p>Zirvede Kurulan Kardeşlik Sofrası<br />
Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte dağın zirvesine çıkan bölge halkı, imece usulünün en güzel örneğini sergiledi. Çiftçiler tarafından getirilen 37 küçükbaş hayvan kurban edilirken, kadınlar dev kazanların başına geçerek odun ateşinde geleneksel yemekler hazırladı. Kılınan öğle namazının ardından eller semaya açılarak hep bir ağızdan bereket ve şükür duaları edildi. Ardından kurulan büyük sofralarda yemekler paylaşıldı ve katılımcılar gelecek yıl aynı zirvede yeniden buluşmak üzere birbirlerine söz verdi.</p>

<p>"Kuraklıkta Yağmur, Bollukta Şükür"<br />
Etkinliğin iki asrı aşan tarihi kökenlerine dikkat çeken eski Dindarlı Mahallesi Muhtarı Yahya Birgili, bu anlamlı buluşmanın her yıl mayıs ayının ilk cumartesi günü aksatılmadan gerçekleştirildiğini vurguladı. Geleneğin kuşaktan kuşağa aktarıldığını belirten Birgili, "Bu miras bize dedelerimizden kaldı. Yağmurun az olduğu kurak yıllarda burada toplanıp yağmur duası ederiz. Yağışın bol olduğu bereketli yıllarda ise şükrümüzü sunmak için bir araya geliriz. Buraya gelen herkes bütçesi elverdiğince katkı sunar ve kurulan bu ortak sofrada her şey kardeşçe paylaşılır" ifadelerini kullandı.</p>
]]></description>
<pubDate>Sat, 09 May 2026 13:30:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.haberxr.com/guncel/asirlik-miras-208-yildir-ayni-zirvede-bereket-duasi-89567]]></link>
<atom:link href="https://www.haberxr.com/guncel/asirlik-miras-208-yildir-ayni-zirvede-bereket-duasi-89567"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">89564-2031a97047be7afe29f2939fbf7adf71</guid>
<category><![CDATA[Güncel]]></category>
<title><![CDATA[Doğanın Büyüleyici Zıtlığı: Yüksekova'da Kar ve Çiçek Şöleni]]></title>
<media:content url="https://www.haberxr.com/static/2026/05/09/yuksekova-baharla-sari-renge-burundu-1778331370-54_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>Yüksekova'da baharın müjdecisi sarı çiçekler, karlı Cilo Dağları ile birleşerek doğaseverlere eşsiz ve büyüleyici bir görsel şölen sundu.</p><p>Hakkari'nin Yüksekova ilçesi, zorlu ve çetin geçen kış aylarının ardından baharın sıcak yüzüyle yeniden hayat buldu. Dört bir yanı heybetli dağlarla çevrili olan geniş ova, havaların ısınmasıyla birlikte adeta yeşile ve sapsarı renklere boyandı.</p>

<p>İki Mevsim Aynı Karede<br />
Bölgenin en çarpıcı doğa harikalarından biri olan 4 bin 200 rakımlı Cilo Dağları, zirvesindeki ihtişamlı beyaz kar örtüsünü korurken, hemen eteklerindeki ovada milyonlarca sarı çiçeğin açması muazzam bir görsel zıtlık yarattı. Doğanın uyanışıyla yeşilin ve sarının en canlı tonlarının karlı zirvelerle buluşması, hem bölge halkına hem de ziyaretçilere büyük bir moral kaynağı oldu.</p>

<p>Hem Seyirlik Hem Lezzetli Bir Rota<br />
Doğanın sunduğu bu eşsiz tablo, yurdun dört bir yanından gelen doğaseverlerin ve fotoğraf tutkunlarının da yeni rotası haline geldi. Bölgeye akın eden ziyaretçiler, bir yandan karlı dağlar ile rengarenk ovanın kusursuz uyumunu fotoğraf makineleriyle ölümsüzleştirirken, diğer yandan da yöre mutfağının vazgeçilmezi olan ve peynir yapımında kullanılan şifalı "peynir otunu" kendi elleriyle toplama fırsatı buluyor.</p>
]]></description>
<pubDate>Sat, 09 May 2026 12:55:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.haberxr.com/guncel/doganin-buyuleyici-zitligi-yuksekova-da-kar-ve-cicek-soleni-89564]]></link>
<atom:link href="https://www.haberxr.com/guncel/doganin-buyuleyici-zitligi-yuksekova-da-kar-ve-cicek-soleni-89564"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">89561-f72aedadea24c0e52a334c2d88acbbe2</guid>
<category><![CDATA[Asayiş]]></category>
<title><![CDATA[Milyarlık Sosyal Medya Vurgununa Büyük Darbe: 9 Tutuklama]]></title>
<media:content url="https://www.haberxr.com/static/2026/05/09/bolu-merkezli-998-milyonluk-dev-siber-vurgunda-tutuklu-sayisi-9-a-yukseldi-1778331254-986_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>Sosyal medyadan 998 milyon lira haksız kazanç sağlayan siber şebekeye yönelik 5 ilde düzenlenen dev operasyonda tutuklu sayısı 9'a yükseldi.</p><p>Sosyal medya platformları üzerinden vatandaşları ağına düşürerek yaklaşık 1 milyar liralık (998 milyon TL) haksız kazanç elde eden uluslararası bağlantılı siber dolandırıcılık şebekesine yönelik operasyonlar tüm hızıyla sürüyor. Bolu Cumhuriyet Başsavcılığının koordinesinde, başlangıçta sadece iki mağdurun şikayeti üzerine başlatılan soruşturma, kısa sürede genişleyerek dev bir siber ağın çökertilmesini sağladı. İstanbul, Ankara, Hakkari, Mardin ve Rize'yi kapsayan eş zamanlı baskınlarda gözaltına alınan 15 şüphelinin adli süreçlerinde yeni bir aşamaya geçildi.</p>

<p>Adliyeye Sevk Edilen 6 Kişi Daha Cezaevinde<br />
Jandarma Siber Suçlarla Mücadele ekiplerince "bilişim sistemlerini araç olarak kullanmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık" suçlamasıyla sorgulanan şüphelilerden 9'unun daha işlemleri tamamlandı. Geniş güvenlik önlemleri altında adliyeye sevk edilen zanlılardan 6'sı çıkarıldıkları hakimlikçe tutuklanarak cezaevine gönderilirken, 3 şüpheli hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Daha önce tutuklanan 3 kişiyle birlikte, bu dev siber operasyonda demir parmaklıklar ardına gönderilenlerin toplam sayısı 9'a ulaştı.</p>

<p>Yabancı Uyruklu Firariler Aranıyor<br />
Şebekenin karanlık bağlantılarına uzanan titiz soruşturmada, kimlikleri tespit edilerek haklarında yakalama kararı çıkarılan 3 yabancı uyruklu şüphelinin ise operasyon öncesinde yurt dışına kaçtıkları tespit edildi. Sınır aşan bu dev vurgunun firari isimlerine yönelik uluslararası çapta hukuki sürecin ve yakalama çalışmalarının devam ettiği bildirildi. Emniyetteki diğer şüphelilerin sorgu işlemleri ise aralıksız sürüyor.</p>
]]></description>
<pubDate>Sat, 09 May 2026 12:53:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.haberxr.com/asayis/milyarlik-sosyal-medya-vurgununa-buyuk-darbe-9-tutuklama-89561]]></link>
<atom:link href="https://www.haberxr.com/asayis/milyarlik-sosyal-medya-vurgununa-buyuk-darbe-9-tutuklama-89561"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">89546-dbc6c17187c477fd469d54482dd7001a</guid>
<category><![CDATA[Güncel]]></category>
<title><![CDATA[Kıtalararası Gurur: YILDIRIMHAN Füzesi SAHA 2026'ya Damga Vurdu]]></title>
<media:content url="https://www.haberxr.com/static/2026/05/09/vatandaslar-yerli-ve-milli-urunlere-yogun-ilgi-gosterdi-1778330864-840_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>Avrupa'nın en büyük savunma sanayi fuarı SAHA 2026 halka açıldı. Vatandaşlar kıtalararası balistik füze YILDIRIMHAN'a yoğun ilgi gösterdi.</p><p data-path-to-node="2">Türkiye'nin ve Avrupa'nın en büyük savunma, havacılık ve uzay sanayi kümelenmesi olan SAHA İstanbul'un organize ettiği "SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı", İstanbul Fuar Merkezi'nde kapılarını halkın ziyaretine açtı. Beşinci gününde ziyaretçi akınına uğrayan dev organizasyon, Türkiye'nin savunma sanayisinde ulaştığı son noktayı gözler önüne serdi. Sergilenen yüzlerce yerli ve milli teknoloji harikası, 7'den 70'e her yaştan vatandaşın yoğun ilgisiyle karşılaştı.</p>

<p data-path-to-node="3"><b data-index-in-node="0" data-path-to-node="3">Fuarın Yıldızı: Kıtalararası Balistik Füze YILDIRIMHAN</b> Geliştirilen yüksek teknoloji ürünlerinin ve birebir maketlerinin sergilendiği etkinlikte, en çok dikkat çeken teknolojik hamle ise kıtalararası balistik füze "YILDIRIMHAN" oldu. Ziyaretçiler, ülkenin savunma kapasitesini stratejik bir seviyeye taşıyan bu devasa füzenin önünde fotoğraf çektirebilmek için adeta birbirleriyle yarıştı.</p>

<p data-path-to-node="4"><b data-index-in-node="0" data-path-to-node="4">"Tüylerim Diken Diken Oldu"</b> Milli teknolojileri yakından görme fırsatı bulan vatandaşlar, mühendislere ve projede emeği geçenlere övgüler yağdırdı. Fuara katılan vatandaşlardan Tayfun Fakı, "Ülkemizle gurur duyuyoruz. Allah bu başarıların devamını nasip etsin. YILDIRIMHAN’ı da yakından göreceğiz inşallah" diyerek heyecanını paylaştı.</p>

<p data-path-to-node="5">YILDIRIMHAN füzesinin heybeti karşısında duygusal anlar yaşayan Huriye Kaba ise hislerini şu sözlerle dile getirdi: "Füzeyi gerçekten çok görkemli buldum, muazzam büyüklükte bir yapı. Ülkem adına inanılmaz gurur verici bir tablo. İçeri girip bu manzarayı gördüğümde çok heyecanlandım, inanın tüylerim diken diken oldu. Bu teknolojiyi var eden bütün mühendislerimizin ellerine, yüreklerine, emeklerine sağlık."</p>
]]></description>
<pubDate>Sat, 09 May 2026 12:47:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.haberxr.com/guncel/kitalararasi-gurur-yildirimhan-fuzesi-saha-2026-ya-damga-vurdu-89546]]></link>
<atom:link href="https://www.haberxr.com/guncel/kitalararasi-gurur-yildirimhan-fuzesi-saha-2026-ya-damga-vurdu-89546"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">89543-828dbe8e3c48ee41b01ed86d86965022</guid>
<category><![CDATA[Asayiş]]></category>
<title><![CDATA['Ailene Musallat Olacağız' Diyerek 257 Bin Liralık Fal Vurgunu]]></title>
<media:content url="https://www.haberxr.com/static/2026/05/09/edirne-de-fal-bahanesiyle-257-bin-tl-lik-dolandiricilik-iddiasi-1778309879-366_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>Çevrimiçi fal baktırmak isteyen kişi, ailesine musallat olunacağı tehdidi ve sözde korunma işlemi yalanıyla 257 bin 300 TL dolandırıldı.</p><p>İnternet üzerinden sunulan sözde falcılık hizmetleri, akılalmaz bir dolandırıcılık yöntemine daha sahne oldu. Edirne'de yaşayan G.G. isimli vatandaş, çevrimiçi fal baktırmak isterken siber dolandırıcıların acımasız tuzağına düştü. İletişim ağı WhatsApp üzerinden kurulan kumpasta, mağdurdan ilk etapta masumane bir şekilde elinin fotoğrafı ve kimlik bilgileri talep edildi.</p>

<p>Korku Taktikleriyle Psikolojik Baskı Kurdular<br />
Kişisel verileri ele geçiren dolandırıcılar, çok geçmeden psikolojik baskı ve korkutma taktiklerini devreye soktu. G.G.'ye, kardeşi ve ailesine doğaüstü varlıkların "musallat olacağı" ve yakınlarının başına büyük felaketler geleceği yönünde dehşete düşüren senaryolar anlatıldı. Paniğe kapılan mağdurun bu duygusal zaafını sonuna kadar kullanan sahtekarlar, bu tehlikeli durumdan kurtulmanın tek yolunun sözde "korunma işlemi" yaptırmak olduğunu belirterek dudak uçuklatan bir meblağ talep etti.</p>

<p>Çeyrek Milyon Lira Gittikten Sonra Gerçeği Anladı<br />
Ailesini koruma içgüdüsüyle mantıklı düşünme yetisini kaybeden mağdur, dolandırıcıların verdiği banka hesaplarına tam 257 bin 300 TL gönderdi. Parayı transfer ettikten kısa bir süre sonra uğradığı manipülasyonun etkisinden çıkan ve korkunç gerçeğin farkına varan G.G., soluğu Edirne Cumhuriyet Polis Karakolu'nda aldı. Siber gaspçıların yakalanması için emniyet güçleri tarafından geniş çaplı tahkikat başlatıldı.</p>
]]></description>
<pubDate>Sat, 09 May 2026 09:00:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.haberxr.com/asayis/ailene-musallat-olacagiz-diyerek-257-bin-liralik-fal-vurgunu-89543]]></link>
<atom:link href="https://www.haberxr.com/asayis/ailene-musallat-olacagiz-diyerek-257-bin-liralik-fal-vurgunu-89543"/>
</item>
</channel></rss>