Ramazan ayında oruç nedeniyle gün içinde su içememek, baş ağrısı, baş dönmesi veya halsizlik gibi sıkıntılara yol açabiliyor.

Gözden kaçırmayın

Diyete Uygun Dondurma Tarifi! Diyete Uygun Dondurma Tarifi!

İnsan vücut ağırlığının büyük bir çoğunluğunu oluşturan ve yaşam için vazgeçilmez bir beslenme ögesi olan suyun idrar yapma, dışkılama, terleme gibi yollar ile atık maddelerin vücuttan uzaklaştırılması, vücut ısısının korunması, eklem kayganlığının sağlanması ve cildin kurumasının önlenmesi gibi birçok işleve sahip olduğunu vurgulayan Anadolu Sağlık Merkezi İç Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Enes Murat Atasoyu, “Hafif etkili susuzluk durumlarında bile kişide halsizlik, yorgunluk ve böbrek sorunları belirtileri görülebiliyor. Dolasıyla Ramazan ayını sağlıklı bir şekilde geçirmek için iftardan sahura kadar en az 2 litre su içilmeli” açıklamasında bulundu. 

Susuzlukla baş edebilmek, hatta çok fazla susamamak için oruçluyken enerjiyi tasarruflu harcamanın önemli olduğunu hatırlatan Anadolu Sağlık Merkezi İç Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Enes Murat Atasoyu, “Ramazan’da oruç nedeniyle gün içerisinde tüketilemeyen sıvı, iftar ile sahur arasında kalan süreçte mutlaka yerine koyulmalı. İftardan sonra vücudun ihtiyacı olan sıvıyı karşılamak biraz güç olsa da ortalama 2 litre sıvı tüketmeye özen gösterilmeli. Aşırı miktarlarda çay-kahve tüketmekten de uzak durulmalı. Bu içecekler suyun yerini tutmadıkları gibi vücudun su kaybetmesine de yol açıyor” dedi.

Oruç tutarken ağır egzersizlerden kaçınılmalı

Yapılacak egzersizler sırasında da sıvı kaybı gerçekleşeceğini hatırlatan İç Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Enes Murat Atasoyu, “Ramazan ayında hafif yürüyüşler, yoga, meditasyon gibi egzersizler yapılabilir ancak vücudu gereksiz yere yormamak, ağır egzersiz yapmamak; terlemeye, yani vücudun ekstradan sıvı kaybetmesine yol açabilecek davranışlarda bulunmamak sağlık açısından önem taşıyor” şeklinde konuştu. 

Anadolu Sağlık Merkezi Hakkında

Yaşam kalitesini artırmak için dünya standartlarında sağlık hizmeti sunmak hedefiyle kurulan Anadolu Sağlık Merkezi, modern tıbbın gereklerini yeni ve kapsamlı bir sağlık anlayışıyla hastalarına aktarıyor. Hizmet kalitesine önemli katkı sağlayan Johns Hopkins Medicine (JHM) ile devam eden iş birliği Anadolu Sağlık Merkezi'nin sağlığın merkezi olma vizyonunu da destekliyor. Kurulduğu günden buyana gerçekleştirdiği çalışmalarla ‘Sağlığın Merkezi’ konumuna ulaşan Anadolu Sağlık Merkezi; onkoloji, kalp damar sağlığı, kadın hastalıkları ve tüp bebek, nöroloji, cerrahi bilimler ve iç hastalıkları dahil olmak üzere tüm branşlarda sunduğu hizmetlerde hasta odaklı yaklaşımla hareket ediyor. Hizmetlerinde hasta hakları ve güvenliğini temel önceliği olarak belirleyen Anadolu Sağlık Merkezi, kaliteli sağlık hizmeti ile dünyanın farklı bölgelerinden gelen hastalara tedavi olanağı sunuyor.