Kadınlara oranla erkeklerde daha fazla görülen kasık fıtığına yol açan sebepler hakkında bilgi veren Op. Dr. Yasin Uçar, kasık fıtığı tedavi yöntemleri hakkında da açıklamalarda bulundu.

Kadınlara oranla erkeklerde daha fazla görülen kasık fıtığına yol açan sebepler hakkında bilgi veren Op. Dr. Yasin Uçar, kasık fıtığı tedavi yöntemleri hakkında da açıklamalarda bulundu.  Uzun süreli öksürük ve kronik kabızlığın kasık fıtığı riskini artırdığını belirten Memorial Ankara Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü’nden Op. Dr. Yasin Uçar, fiziki muayyenin önemli bir tanı aracı olduğunu anlattı.  

Her yaşta görülebilen kasık fıtığı erkeklerde kadınlardan daha sık izleniyor. Çevresel faktörlerin de etkili olduğu kasık fıtığı; astım, kronik kabızlık, ağır iş yapmak ve ağır yük kaldırmak gibi karın içi basıncını artıran sebeplerden kaynaklanabiliyor. Kasık fıtığının, boğulmuş fıtığa dönüşmesi durumunda hemen cerrahi müdahalede bulunulması gerekiyor. Tedavisi geciktirilen kasık fıtıkları, erkeklerde cinsel fonksiyon bozukluklarına, idrar kesesinde yapısal bozulmalara hatta boğulmuş fıtık riskini artırarak hayati tehlikeye neden olabiliyor. Memorial Ankara Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü’nden Op. Dr. Yasin Uçar, kasık fıtığı ve tedavisi ile ilgili bilgi verdi. 

Kasık fıtığı, kasık bölgesindeki fasya denilen karın duvarının sertliğini sağlayan dokunun üstündeki yırtıklardan kaynaklanan bir rahatsızlıktır. Kasık fıtığı erkeklerde kadınlara göre daha fazla izlenmektedir. Her yaşta görülebilmekle beraber fasya tabakasının yaşa bağlı esnekliğinin yitirildiği orta –ileri yaş grubunda kasık fıtığına daha sık rastlanmaktadır. Kasık fıtığında genetik zeminden ziyade çevresel faktörler daha fazla etkili olmaktadır. 

Karın içi basıncını artıran her durum kasık fıtığına neden olabilir. Uzun süreli öksürük, astım, kronik kabızlık hali, erkeklerde prostat büyümesine bağlı zorlanarak idrar yapma, ağır iş yapmak, ağır yük kaldırmak ve ağır spor yapmak nedenler arasında yer alır.  Kasık fıtığının belirtilerini ise kasık bölgesinde karın içi basıncı artıran her manevrada yanma, sızı, yine o bölgede dışarıya doğru olan bombeleşme, bazen de dışarıya çıkan iç organ kısmı eğer bağırsaklar ise boğulmuş fıtık durumuna bağlı bulantı ve kusma gibi durumlar oluşturur. 

Fiziki muayene önemli bir tanı aracıdır 

Kasık fıtığının tanısı fizik muayene ve ona yardımcı ultrasonografik inceleme, bazen tomografi ve MR gibi ileri radyolojik tanı yöntemleri ile konulur. Ama en etkin ve uygun tanı aracını, iyi bir anamnez ve fizik muayene oluşturmaktadır.  

Ameliyat ile yırtılan doku onarılır 

Fıtık tedavisi cerrahi olarak sağlanan mekanik bir durumdur. Yırtılan fasya dokusu fiziki olarak onarılmadıkça vücudun orada kendi başına bir iyileşme dokusu oluşturup, hastalığı gidermesi mümkün değildir.  Kasık fıtığı operasyonları genellikle spinal anestezi ve sedasyon (sakinleştirme) yöntemi ile yapılır. Fakat laparoskopik yöntem tercih edilecek ise genel anestezi uygulanır. Laparoskopik yöntem çift taraflı kasık fıtıklarında hem cerrahın hem de hastanın konforunu artıran bir seçenektir. Genelde üç giriş deliğinden operasyon gerçekleştirilir ve yama kullanılır. Seçilmiş bazı vakalarda lokal anestezi ile (sadece kasık bölgesinin uyuşturulması ile ) operasyon gerçekleştirilebilmektedir. Operasyonda yırtık ya da zayıf olan fasya dokusu onarılır. Çoğunlukla bu onarımın bir yama aracılığı ile yapılması tercih edilir. Konulan yama vücudun reddetmeyeceği uygun malzeme kullanılarak yapılır ve o bölgede sert bir tabaka oluşması için adeta bir kılavuz görevi üstlenir.  

Boğulmuş fıtık acil cerrahi gerektirir 

Kasık fıtığı ameliyatı, teşhis doğru bir şekilde konulduktan sonra uygun hasta ve sağlık hizmet sunucusunun uygunluk durumuna göre herhangi bir zamanda yapılabilir. Acil bir ameliyat değildir. Fakat boğulmuş fıtık denilen riskli klinik durumun oluşmaması ve yırtılan alanın geçen süre zarfında büyüyüp, operasyon sürecini zorlaştırmaması için çok geç kalınmadan fıtığın tedavisi gerçekleştirilmelidir.  

Fıtık tedavisinin gecikmesi cinsel fonksiyon bozukluğuna sebep olabilir 

Tedavisi zamanında yapılmamış küçük fıtıklarda büyüme gerçekleşmektedir. Dışarıya doğru bombeleşip kayan dokuların zaman içerisinde orada sıkışıp kalması ise aciliyet arz eden boğulmuş fıtık durumuna sebep olmaktadır. Ayrıca dokuların zamanla fıtık kesesi içerisine yapışması, bu dokuların karın duvarına iadesini zorlaştıracak, sürekli dışarıda kalacak ve boğulma riskini artıracaktır. Erkek hastalarda skrotuma (torbalara ) inen bağırsak kısmının testis dokusu üzerinde baskı ve basınç uygulamasına bağlı doku harabiyeti (atrofi ), dokunun küçülmesi ve cinsel fonksiyon bozukluklarına neden olabilir. Bununla birlikte fıtıklaşan kısım eğer mesane dokusu ise idrar boşalımı ile ilgili vücut dengesi bozulacak ve idrar kesesinde uzun vadede önü alınamayacak yapısal bozulmalar ortaya çıkabilecektir.  Kasık fıtığının tedavisinin geciktirilmesinin boğulmuş fıtık riskini artırarak hayati risk yaratabileceği de unutulmamalıdır.   

Kasık fıtığı ameliyatı kısırlığa neden olmaz 

"Türkiye’de yaklaşık 150 bin omurilik felci vakası var" "Türkiye’de yaklaşık 150 bin omurilik felci vakası var"

Kasık fıtığı ameliyatı bilinenin aksine kısırlığa neden olmaz. Aksine usulünce yapılmış iyi bir cerrahi, testis dokusu üzerindeki baskıyı azaltarak, kanlanma bozukluğuna bağlı üreme sistem sorunlarını çözüme ulaştırmaktadır.  Fıtık ameliyatlarından sonra ortaya çıkabilecek en önemli risk nükslerdir. Kişinin yaşam şekli ile ilgili düzenlemeleri, disiplinli bir şekilde ameliyat sonrası en az iki haftalık bir süre dikkat etmemesi yapılan onarımın bozulmasına, dikişlerin atmasına, yırtığın nüks etmesine ve dolayısıyla hastalığın tekrarlamasına sebep olabilmektedir.  

Karın içi basıncı etkileyen hastalıklar ameliyattan önce tedavi edilmeli 

Kasık fıtığı ameliyatında yapılan onarımı riske edebilecek karın içi basınç artış sebepleri, ameliyattan önce mutlaka giderilmelidir. Örneğin astım, bronşit, alerjik rinit gibi hastalığı olan kişilerin ameliyattan önce tedavi olmaları iyileşme sürecini birebir etkilemektedir. Bununla birlikte kabızlık, erkek hastalarda prostat büyümesi gibi karın içi basıncını kronik artıran durumların ameliyattan önce tedavi edilmeleri gereklidir. Bu şartlar ameliyat sonrası için de dikkat edilmesi gerekenler arasında yer almaktadır.