İsrail’in Gazze’de işlemekte olduğu savaş suçlarını araştırmak üzere bağımsız bir girişim olarak kurulan Gazze Mahkemesi’nin İstanbul’da düzenlenen Nihai Oturumunda soykırım birçok farklı açıdan ele alınıyor. Gazze’de görev alan doktorlar, anestezisiz ameliyatlar, ilaçsızlıktan ölen çocuklar ve daha birçok insanlık dışı olayı anlattılar.
Haber Giriş Tarihi: 29.10.2025 16:41
Haber Güncellenme Tarihi: 29.10.2025 16:43
Kaynak:
Faselis
İstanbul Üniversitesi’nde düzenlenen Gazze Mahkemesi’nde jüri farklı alanlarda yaşanan soykırımın tanıklarını devam ediyor. Mahkemenin en çarpıcı bölümünü ise bölgedeki sağlık çalışanlarının anlattıkları oluşturdu.
Gazze’de görev alan İngiliz acil tıp uzmanı ve Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) Uluslararası Başkanı Dr. Javid Abdelmoneim, hastanelerin kasıtlı olarak vurulduğunu belirterek, “Malzemeler kesildi. Sağlık çalışanları öldürüldü veya gözaltına alındı. Su ve sanitasyon sistemimiz de mahvoldu. Ekim 2023'ten bu yana 1.700'den fazla sağlık çalışanı öldürüldü. MSF'de 15 meslektaşımız Gazze'de İsrail güçleri tarafından öldürüldü" dedi.
Gazze'de görev yapmış Türk doktor Taner Kamacı da konuşmasında sağlık hizmetlerinde malzeme eksikliği yaşanan trajedilere dikkat çekti. Anestezisiz ameliyatlar ve doğumlar gerçekleştirildiğini, çocukların eşek arabalarıyla hastanelere taşındığını ve cerrahi kapasitenin yetersizliği nedeniyle hastaların koridorlarda öldürüldüğünü anlatan Kamacı, Gazze’de savaş süresince hayatta kalmanın mucize olduğunu söyledi.
“Ameliyat olacak iki çocuktan birini seçmek zorunda kaldım”
Kamacı, iki yıl içinde en az 4 bin çocuk, yaklaşık 15 bin kişinin en az bir uzvunu kaybettiğine dikkat çekerek, “İsrail orada sadece Hamas ile savaşmıyor. Aslında İsrail orada çocuklarla, kadınlarla savaşıyor. İsrail sadece insanları öldürmüyor, ambulansları vurarak bombaladığı, yıktığı evlerdeki yaralı insanların hastaneye gitmesini de engelliyor. Hastanelerde ameliyathane bırakmadı. Anestezi, antibiyotik ve ilaç gönderilmesini engelleyerek ameliyat olan insanların yine ölmesine neden oluyor.” diye konuştu. Katılımcıların gözyaşlarıyla dinlediği Kamacı şunları anlattı:
“Bizim burada ekranlarda gördüklerimiz orada olanın aslında yüzde biri bile değil. Çünkü biz burada ekranlarda yaralanmış kadınları, kolları bacakları kopmuş çocukları görüyoruz, ağrısını, feryadını, acısını duyuyoruz, etkileniyoruz ama 30 saniye sürüyor. O video bittiğinde biz normal hayatımıza dönüyoruz, ister istemez unutuyoruz ama orada bu acılar yaşanmaya devam ediyor. Bacağı kopan çocuk o ağrıyı aylarca çekmeye devam ediyor. Bizim burada gördüğümüz o sıkıntıların zorlukların, acıların belki 100 katı orada yaşanıyor. Bir hastaneye gittik, koridorlarda insanlar yaşıyor. Bir battaniye, çarşaf ile çevirmişler, masa büyüklüğünde bir alanda aile yaşıyor, dışarda bezden, çaputtan yapılmış çadırlarda aileler yaşıyor. Ekmek bulamayan insanlar var. Hastaneye aynı anda iki çocuk geliyor, ikisinin de ameliyat olması lazım. Biri karaciğerinden yaralanmış, diğerinin bağırsağı delinmiş ama sadece bir ameliyathane var. Şimdi biz ne yapmalıyız, birini seçmek zorunda kalıyoruz. Bu birini ameliyata alıp öbürünü ölüme terk etmek anlamına geliyor. Bu benim için alabileceğim en zorlu karardı, hayatımda böyle zor bir karar almadım. Gidip geldiğimizde belki de kanamadan kaybedecektik bu hastayı. Böyle bir ortam, böyle bir kaos ortamı. Yaralılar, acil ameliyata gelen hastalar yatacak sedye bile bulamıyordu. Yerlerde damar yolu açılıyor, serum takılıyor, dikiş atılıyor. Hastaneler bombalanıyor.”
Öldürülen her 4 kişiden 3’ü kadın ve çocuk
Gazze'de onlarca yıldır çalışan Norveçli acil servis doktoru Dr. Mads Gilbert de Gazze’de öldürülenlerin sayısının 100 bini aştığına dikkat çekerek, “Ve unutmayın ki, her dört kişiden üçü kadın ve çocuk, %80 ila %90'ı ise sivil." dedi.
Her 6 saatte bir sağlık çalışanı öldürülüyor
En az 1.700 Filistinli sağlık çalışanının öldürüldüğünü ve 301'inin gözaltına alındığını, bunların çoğunun işkence gördüğünü ifade eden Gilbert, “Dünya Sağlık Örgütü’nün bir kontrol paneline göre, yalnızca son iki yılda Gazze'de 2.853 sağlık çalışanı ve hasta öldürüldü veya yaralandı; "her altı saatte bir. Saldırılar son derece sistematik ve stratejik amaçlı. 1.000-2.000 çocuk amputenin tekrar yürüyebilmesi için 10-20 ameliyat geçirmesi gerekiyor. Mümkün olabildiğince çok sakat bırakmak ve zarar verme kampanyası yürütülüyor. Bu, açlık programı: susuzluk, susuzluk ve tedavi edilmeyen hastalıklar. Nüfusun yarısı 18 yaşın altında. Sağlığı yaratan bilimsel bilgiyi kullanarak sağlığı yok eden bir soykırım sisteminiz var. Tarafsızmış gibi görünerek sessiz kalmak bir tür baskıdır. Asla unutmayacağız ve asla affetmeyeceğiz."
Gazze Mahkemesi oturumları devam ederken eş zamanlı olarak bir dizi yan etkinlik de düzenlendi. Burada düzenlenen bir oturumda Gazze’de görev alan Türk doktorlar deneyimlerini anlattılar. Dr. Ömer Faruk Aydoğan, Dr. Yılmaz Mertsoy, Dr. Taner Kamacı, Prof. Dr. İbrahim Uygun, Filistinli ameliyathane hemşiresi İman Uygun ve Dr. Fadya Malhis, bombalanmış hastanelerde üstü açık ameliyathanelerde çalışmak zorunda kaldıklarını söylediler. Yaşananların insanlıkla bağdaşmasını vurgulayan sağlık çalışanları, doğumhanelerde büyük trajediler yaşandığını söylediler. Yaralı hamile kadınların büyük zorluklarla doğum yaptığını, doğan bebeklerin de iç kanamadan vefat ettiğini anlattılar. Filistin’de hayatta kalmanın bir mucize olduğunu ifade eden doktorlar, her aileden en az bir çocuğun öldürüldüğünü söyleyince dinleyiciler gözyaşlarına hakim olamadı.
Kaynak: Faselis
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Gazze'de Her Ailenin En Az 1 Çocuğu Öldürüldü
İsrail’in Gazze’de işlemekte olduğu savaş suçlarını araştırmak üzere bağımsız bir girişim olarak kurulan Gazze Mahkemesi’nin İstanbul’da düzenlenen Nihai Oturumunda soykırım birçok farklı açıdan ele alınıyor. Gazze’de görev alan doktorlar, anestezisiz ameliyatlar, ilaçsızlıktan ölen çocuklar ve daha birçok insanlık dışı olayı anlattılar.
İstanbul Üniversitesi’nde düzenlenen Gazze Mahkemesi’nde jüri farklı alanlarda yaşanan soykırımın tanıklarını devam ediyor. Mahkemenin en çarpıcı bölümünü ise bölgedeki sağlık çalışanlarının anlattıkları oluşturdu.
Gazze’de görev alan İngiliz acil tıp uzmanı ve Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) Uluslararası Başkanı Dr. Javid Abdelmoneim, hastanelerin kasıtlı olarak vurulduğunu belirterek, “Malzemeler kesildi. Sağlık çalışanları öldürüldü veya gözaltına alındı. Su ve sanitasyon sistemimiz de mahvoldu. Ekim 2023'ten bu yana 1.700'den fazla sağlık çalışanı öldürüldü. MSF'de 15 meslektaşımız Gazze'de İsrail güçleri tarafından öldürüldü" dedi.
Gazze'de görev yapmış Türk doktor Taner Kamacı da konuşmasında sağlık hizmetlerinde malzeme eksikliği yaşanan trajedilere dikkat çekti. Anestezisiz ameliyatlar ve doğumlar gerçekleştirildiğini, çocukların eşek arabalarıyla hastanelere taşındığını ve cerrahi kapasitenin yetersizliği nedeniyle hastaların koridorlarda öldürüldüğünü anlatan Kamacı, Gazze’de savaş süresince hayatta kalmanın mucize olduğunu söyledi.
“Ameliyat olacak iki çocuktan birini seçmek zorunda kaldım”
Kamacı, iki yıl içinde en az 4 bin çocuk, yaklaşık 15 bin kişinin en az bir uzvunu kaybettiğine dikkat çekerek, “İsrail orada sadece Hamas ile savaşmıyor. Aslında İsrail orada çocuklarla, kadınlarla savaşıyor. İsrail sadece insanları öldürmüyor, ambulansları vurarak bombaladığı, yıktığı evlerdeki yaralı insanların hastaneye gitmesini de engelliyor. Hastanelerde ameliyathane bırakmadı. Anestezi, antibiyotik ve ilaç gönderilmesini engelleyerek ameliyat olan insanların yine ölmesine neden oluyor.” diye konuştu. Katılımcıların gözyaşlarıyla dinlediği Kamacı şunları anlattı:
“Bizim burada ekranlarda gördüklerimiz orada olanın aslında yüzde biri bile değil. Çünkü biz burada ekranlarda yaralanmış kadınları, kolları bacakları kopmuş çocukları görüyoruz, ağrısını, feryadını, acısını duyuyoruz, etkileniyoruz ama 30 saniye sürüyor. O video bittiğinde biz normal hayatımıza dönüyoruz, ister istemez unutuyoruz ama orada bu acılar yaşanmaya devam ediyor. Bacağı kopan çocuk o ağrıyı aylarca çekmeye devam ediyor. Bizim burada gördüğümüz o sıkıntıların zorlukların, acıların belki 100 katı orada yaşanıyor. Bir hastaneye gittik, koridorlarda insanlar yaşıyor. Bir battaniye, çarşaf ile çevirmişler, masa büyüklüğünde bir alanda aile yaşıyor, dışarda bezden, çaputtan yapılmış çadırlarda aileler yaşıyor. Ekmek bulamayan insanlar var. Hastaneye aynı anda iki çocuk geliyor, ikisinin de ameliyat olması lazım. Biri karaciğerinden yaralanmış, diğerinin bağırsağı delinmiş ama sadece bir ameliyathane var. Şimdi biz ne yapmalıyız, birini seçmek zorunda kalıyoruz. Bu birini ameliyata alıp öbürünü ölüme terk etmek anlamına geliyor. Bu benim için alabileceğim en zorlu karardı, hayatımda böyle zor bir karar almadım. Gidip geldiğimizde belki de kanamadan kaybedecektik bu hastayı. Böyle bir ortam, böyle bir kaos ortamı. Yaralılar, acil ameliyata gelen hastalar yatacak sedye bile bulamıyordu. Yerlerde damar yolu açılıyor, serum takılıyor, dikiş atılıyor. Hastaneler bombalanıyor.”
Öldürülen her 4 kişiden 3’ü kadın ve çocuk
Gazze'de onlarca yıldır çalışan Norveçli acil servis doktoru Dr. Mads Gilbert de Gazze’de öldürülenlerin sayısının 100 bini aştığına dikkat çekerek, “Ve unutmayın ki, her dört kişiden üçü kadın ve çocuk, %80 ila %90'ı ise sivil." dedi.
Her 6 saatte bir sağlık çalışanı öldürülüyor
En az 1.700 Filistinli sağlık çalışanının öldürüldüğünü ve 301'inin gözaltına alındığını, bunların çoğunun işkence gördüğünü ifade eden Gilbert, “Dünya Sağlık Örgütü’nün bir kontrol paneline göre, yalnızca son iki yılda Gazze'de 2.853 sağlık çalışanı ve hasta öldürüldü veya yaralandı; "her altı saatte bir. Saldırılar son derece sistematik ve stratejik amaçlı. 1.000-2.000 çocuk amputenin tekrar yürüyebilmesi için 10-20 ameliyat geçirmesi gerekiyor. Mümkün olabildiğince çok sakat bırakmak ve zarar verme kampanyası yürütülüyor. Bu, açlık programı: susuzluk, susuzluk ve tedavi edilmeyen hastalıklar. Nüfusun yarısı 18 yaşın altında. Sağlığı yaratan bilimsel bilgiyi kullanarak sağlığı yok eden bir soykırım sisteminiz var. Tarafsızmış gibi görünerek sessiz kalmak bir tür baskıdır. Asla unutmayacağız ve asla affetmeyeceğiz."
Gazze Mahkemesi oturumları devam ederken eş zamanlı olarak bir dizi yan etkinlik de düzenlendi. Burada düzenlenen bir oturumda Gazze’de görev alan Türk doktorlar deneyimlerini anlattılar. Dr. Ömer Faruk Aydoğan, Dr. Yılmaz Mertsoy, Dr. Taner Kamacı, Prof. Dr. İbrahim Uygun, Filistinli ameliyathane hemşiresi İman Uygun ve Dr. Fadya Malhis, bombalanmış hastanelerde üstü açık ameliyathanelerde çalışmak zorunda kaldıklarını söylediler. Yaşananların insanlıkla bağdaşmasını vurgulayan sağlık çalışanları, doğumhanelerde büyük trajediler yaşandığını söylediler. Yaralı hamile kadınların büyük zorluklarla doğum yaptığını, doğan bebeklerin de iç kanamadan vefat ettiğini anlattılar. Filistin’de hayatta kalmanın bir mucize olduğunu ifade eden doktorlar, her aileden en az bir çocuğun öldürüldüğünü söyleyince dinleyiciler gözyaşlarına hakim olamadı.
Kaynak: Faselis