DSÖ Uyardı: Okul Çağında Obezite İlk Kez Açlığı Geçti
DSÖ Uyardı: Okul Çağında Obezite İlk Kez Açlığı Geçti
Dünya Sağlık Örgütü, 2025 itibarıyla dünya genelinde okul çağındaki her 10 çocuk ve ergenden 1’inin obeziteyle yaşadığını açıkladı.
Haber Giriş Tarihi: 28.01.2026 21:30
Haber Güncellenme Tarihi: 28.01.2026 21:30
Muhabir:
Saliha Kara
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), çocuk ve ergen sağlığına ilişkin yayımladığı yazılı açıklamada, okul çağındaki bireyler arasında obezitenin küresel ölçekte ciddi bir halk sağlığı sorununa dönüştüğünü bildirdi. Açıklamada, dünya genelinde okul çağındaki çocuk ve ergenlerin yaklaşık yüzde 10’unun obezite ile yaşadığı belirtilirken, bu oranın ilk kez yetersiz kilolu çocuk sayısını geçtiğine dikkat çekildi.
DSÖ’nün açıklamasında, çocukluk çağında aşırı kiloluluk ve obezitenin son yıllarda hızla arttığı vurgulandı. Buna karşın, yetersiz beslenmenin de birçok ülkede hâlâ önemli bir sorun olmaya devam ettiği ifade edildi. 2025 yılı verilerine göre, küresel ölçekte obeziteyle yaşayan okul çağındaki çocuk ve ergen sayısının, yetersiz kilolu çocuk sayısını aşmasının, beslenme alışkanlıklarındaki dönüşümün çarpıcı bir göstergesi olduğu kaydedildi.
Açıklamada okulların, çocukların beslenme alışkanlıklarının şekillendiği en kritik ortamlardan biri olduğuna işaret edildi. Okul yemek ortamlarında sunulan yiyecek ve içeceklerin niteliğinin, çocukların hem fiziksel hem de zihinsel gelişimi üzerinde doğrudan etkili olduğu vurgulandı. DSÖ, okullarda sağlıklı, dengeli ve besleyici gıdaların teşvik edilmesi gerektiğini belirterek, hükümetlere ve eğitim kurumlarına bu konuda sorumluluk çağrısında bulundu.
DSÖ’ye göre, okul çağında kazanılan sağlıklı beslenme alışkanlıkları, yalnızca çocukluk dönemini değil, yetişkinlikteki sağlık durumunu da belirliyor. Erken yaşlarda yüksek kalorili, düşük besin değerine sahip gıdalarla beslenen çocukların ilerleyen yıllarda diyabet, kalp-damar hastalıkları ve metabolik rahatsızlıklarla karşılaşma riskinin arttığı ifade edildi.
Açıklamada ayrıca, okul yemek programlarının sadece doyurucu değil, aynı zamanda eğitici bir rol üstlenmesi gerektiği belirtildi. Çocukların gıdayla olan ilişkisini doğru temeller üzerine kurmanın, uzun vadede toplum sağlığını güçlendireceği kaydedildi. DSÖ, sağlıklı beslenmenin teşvik edilmesinin yanı sıra, fiziksel aktivitenin artırılmasının da obeziteyle mücadelede kritik bir unsur olduğuna dikkat çekti.
Uzmanlar, obezitenin artık yalnızca yüksek gelirli ülkelerin değil, düşük ve orta gelirli ülkelerin de temel sağlık sorunlarından biri haline geldiğini vurguluyor. DSÖ’nün bu uyarısının, eğitim ve sağlık politikalarının birlikte ele alınması gerektiğini bir kez daha ortaya koyduğu değerlendiriliyor.
Editör Notu
DSÖ’nün paylaştığı bu veriler, çocuk sağlığında sessiz ama derin bir dönüşüm yaşandığını açıkça gösteriyor. Obezitenin, yetersiz beslenmeyi sayısal olarak geride bırakması; sorunun yalnızca “fazla yemek” değil, yanlış beslenme olduğunu ortaya koyuyor. Okulların bu noktada üstleneceği rol, yalnızca bugünün çocuklarını değil, geleceğin toplum sağlığını da doğrudan etkileyecek kadar kritik.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
DSÖ Uyardı: Okul Çağında Obezite İlk Kez Açlığı Geçti
Dünya Sağlık Örgütü, 2025 itibarıyla dünya genelinde okul çağındaki her 10 çocuk ve ergenden 1’inin obeziteyle yaşadığını açıkladı.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), çocuk ve ergen sağlığına ilişkin yayımladığı yazılı açıklamada, okul çağındaki bireyler arasında obezitenin küresel ölçekte ciddi bir halk sağlığı sorununa dönüştüğünü bildirdi. Açıklamada, dünya genelinde okul çağındaki çocuk ve ergenlerin yaklaşık yüzde 10’unun obezite ile yaşadığı belirtilirken, bu oranın ilk kez yetersiz kilolu çocuk sayısını geçtiğine dikkat çekildi.
DSÖ’nün açıklamasında, çocukluk çağında aşırı kiloluluk ve obezitenin son yıllarda hızla arttığı vurgulandı. Buna karşın, yetersiz beslenmenin de birçok ülkede hâlâ önemli bir sorun olmaya devam ettiği ifade edildi. 2025 yılı verilerine göre, küresel ölçekte obeziteyle yaşayan okul çağındaki çocuk ve ergen sayısının, yetersiz kilolu çocuk sayısını aşmasının, beslenme alışkanlıklarındaki dönüşümün çarpıcı bir göstergesi olduğu kaydedildi.
Açıklamada okulların, çocukların beslenme alışkanlıklarının şekillendiği en kritik ortamlardan biri olduğuna işaret edildi. Okul yemek ortamlarında sunulan yiyecek ve içeceklerin niteliğinin, çocukların hem fiziksel hem de zihinsel gelişimi üzerinde doğrudan etkili olduğu vurgulandı. DSÖ, okullarda sağlıklı, dengeli ve besleyici gıdaların teşvik edilmesi gerektiğini belirterek, hükümetlere ve eğitim kurumlarına bu konuda sorumluluk çağrısında bulundu.
DSÖ’ye göre, okul çağında kazanılan sağlıklı beslenme alışkanlıkları, yalnızca çocukluk dönemini değil, yetişkinlikteki sağlık durumunu da belirliyor. Erken yaşlarda yüksek kalorili, düşük besin değerine sahip gıdalarla beslenen çocukların ilerleyen yıllarda diyabet, kalp-damar hastalıkları ve metabolik rahatsızlıklarla karşılaşma riskinin arttığı ifade edildi.
Açıklamada ayrıca, okul yemek programlarının sadece doyurucu değil, aynı zamanda eğitici bir rol üstlenmesi gerektiği belirtildi. Çocukların gıdayla olan ilişkisini doğru temeller üzerine kurmanın, uzun vadede toplum sağlığını güçlendireceği kaydedildi. DSÖ, sağlıklı beslenmenin teşvik edilmesinin yanı sıra, fiziksel aktivitenin artırılmasının da obeziteyle mücadelede kritik bir unsur olduğuna dikkat çekti.
Uzmanlar, obezitenin artık yalnızca yüksek gelirli ülkelerin değil, düşük ve orta gelirli ülkelerin de temel sağlık sorunlarından biri haline geldiğini vurguluyor. DSÖ’nün bu uyarısının, eğitim ve sağlık politikalarının birlikte ele alınması gerektiğini bir kez daha ortaya koyduğu değerlendiriliyor.
Editör Notu
DSÖ’nün paylaştığı bu veriler, çocuk sağlığında sessiz ama derin bir dönüşüm yaşandığını açıkça gösteriyor. Obezitenin, yetersiz beslenmeyi sayısal olarak geride bırakması; sorunun yalnızca “fazla yemek” değil, yanlış beslenme olduğunu ortaya koyuyor. Okulların bu noktada üstleneceği rol, yalnızca bugünün çocuklarını değil, geleceğin toplum sağlığını da doğrudan etkileyecek kadar kritik.
Haber Önerisi: Minik Serçe’den 'Eşref Rüya'ya Altın Dokunuş: Sözler Sezen, Yorum Nazlı!
Kaynak: DHA